Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, 400 bin ton olarak belirlenen hamsi av kotasına ilişkin endişelerini dile getirdi. Kota uygulamasının sektördeki sorunları çözmeyeceğini savunan Mutlu, hamsi avcılığında yaşanan zorluklara dikkat çekti.
Kota Uygulaması Balıkçılar İçin Uygun Değil mi?
Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, hamsi av kotasının belirlenmesinin ardından yaptığı açıklamada, kota uygulamasını eleştirerek, bu sistemin balıkçılar üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını savundu. Mutlu, “Kota uygulaması ile hamsi fiyatlarının düşmesi bekleniyor olabilir, ancak arz-talep dengesi nedeniyle bu durumun tam tersi etkiler yaratabileceğini düşünüyoruz. Az avlanma, fiyatların yükselmesine neden olabilir,” dedi.
Hamsinin Göçü ve Yabancı Ülkelerdeki Avlanma Sorunu
Mutlu, hamsi avlanmasının sadece Türkiye’de değil, diğer Karadeniz ülkelerinde de gerçekleştiğine dikkat çekerek, Türk balıkçıların avlayıp büyüttüğü hamsilerin başka ülkelere gitmesinin yarattığı sorunları vurguladı. “Bizim sularımızda 9 santim olarak büyüttüğümüz hamsileri başka ülkelere kaptırıyoruz. Gürcistan’da 5 santim, 3 santim hamsiler avlanıyor. Bizde büyütüp besleyip niye başkasına avlatıyorsunuz?” diye sordu.
“Kota Uygulaması Ekonomik Krizi Tetikleyebilir”
Mutlu, Karadeniz’deki balıkçılık faaliyetlerinin bölge ekonomisi üzerindeki önemine de değindi. “Her teknede çalışan 35-40 kişi var. Kamyoncudan fabrikada çalışanlara kadar birçok insan bu sektörden ekmek yiyor. Karadeniz’de ekonomik kriz hissedilmiyorsa bunun nedeni balıkçılık sektörü ve teknelerdir. Bunlar bacasız fabrikalarımızdır,” ifadelerini kullandı.
Yeni Ufuklar ve Fırsatlar Arayışı
Kota uygulamasının balıkçılar üzerindeki baskıyı artıracağını belirten Mutlu, devletin balıkçıların arkasında durarak yeni fırsatlar yaratması gerektiğini savundu. “Av baskısını mı düşürmek istiyorsunuz? Devlet balıkçının arkasında olmalı ve yeni ülkeler, yeni avlanma sahaları bulmalı. Moritanya, Senegal, Fas gibi yeni ufuklar açılmalı. Balıkçımız her zaman bir numara olacaktır,” dedi.
Mutlu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılması halinde kota uygulamalarının daha anlamlı olabileceğini belirterek, Türkiye’nin şu anki konumunda bu tür uygulamaların sağlıklı sonuçlar doğurmayacağını dile getirdi.

















