1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Nazım Salur, Getirdeki Krizi Bloomberg HT’ye Açıkladı: Gerilim Tırmanıyor!

Nazım Salur, Getirdeki Krizi Bloomberg HT’ye Açıkladı: Gerilim Tırmanıyor!

Nazım Salur, Getirdeki krizle ilgili Bloomberg HT'ye önemli açıklamalarda bulundu. Gerilimin arttığı bu dönemde yaşanan gelişmeleri ve piyasalardaki etkileri keşfedin. Ekonomideki belirsizlikler ve çözüm önerileri hakkında bilgi edinin.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

AÇIL SEZEN

Getir’de hissedarlar arasındaki anlaşmazlık, yeni bir boyut kazandı. İlk olarak Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Fonu Mubadala, Bloomberg ve Reuters ajanslarına açıklama yaparak “Haziran ayında yapılan anlaşmanın gerekliliklerini yerine getirmede görülen eksiklik nedeniyle alternatif bir planın devreye sokulacağını” bildirdi. Bu gelişme üzerine Getir’in kurucusu Nazım Salur, dün gece attığı bir X mesajında, ortaklık anlaşması yaptıkları Mubadala’nın “Getir’i ikiye bölmek için yaptığı anlaşmayı hukuksuzca yok saydığını” ve yönetimi kendilerinde kalması gereken şirketleri kendi bünyesinde tutma çabasında bulunduğunu ifade etti. Salur, mesajında “Mubadala bizim haklarımıza çökmek istiyor” ifadesine de yer verdi. Salur ile şirket bünyesinde yaşananları, sorunların nedenini ve sürecin bundan sonra nasıl işleyeceğini konuştuk.

Salur, Mubadala’nın Hollanda’da kurulu Getir NV adlı çatı şirketin 9 kişilik yönetim kurulunu bildirim yapmadan topladığını, muvazzalı görülen 7 yönetim kurulu üyesini dışarda bırakarak, sadece 2 bağımsız yönetim kurulu üyesi ile bölünme kararını değiştirdiğini anlattı. 19 Ocak Pazar günü yapılacak imtiyazlı hissedarların katılacağı olağanüstü genel kurul toplantısının bu kararın geçerliliğini onama veya reddetmek için belirleyici olacağını vurguladı. Salur ile yaptığımız görüşmeyi paylaşıyoruz.

Geçmişten Bugüne Ne Oldu?

Attığınız tweette Mubadala ile aranızdaki ilişkiye dair önemli ifadeler kullandınız. Geçmişten bugüne ne oldu? Ne değişti? Getir için Haziran’da yapmış olduğunuz anlaşmayla bugünkü durum arasında ne fark var?

Biz, Haziran 2024’te Mubadala ile hem Getir’in yeniden yapılanmasını sağlayacak, belli pazarlardan çekilmeyi içeren hem de Türkiye’ye odaklanacak yeni kaynak yaratacak bir anlaşma yaptık. Bu anlaşma, Türkiye’deki işlerin aramızda bölüşüleceği ancak aynı uygulama üzerinden müşteriye hizmet verileceği bir çerçeve içeriyordu. Bu anlaşma kapsamında belli şirketlerin ya büyük çoğunluk hisseleri ya da tamamen hisseleri veya yönetim hakları bizde olacaktı. Biz azınlık hissedarı olarak Getir’de kalmaya devam edecektik. Getir’in ana işleri; market, yemek, Getir Çarşı ve Getir Su işleri ise Mubadala’nın yönetiminde kalacaktı. Bu anlaşmanın detaylarının Ağustos sonuna kadar finalize edilmesi planlanıyordu.

Size Kalacak Olan Şirketler Hangileriydi?

Size Kalacak Olan Şirketler Hangileriydi?

Sizde kalacak olan şirketler hangileriydi?

  • Gruptaki n11
  • Amerika’daki FreshDirect
  • Getir Finans
  • Getir İş
  • Bitaksi
  • Getir Araç

Bu şirketlerin dışında, Anadolu Grubu ile ortaklığımız olan Getir Araç da bulunmaktaydı. Yüzde 25 Anadolu Grubu’na, yüzde 75’i Getir’e aitti. O yüzde 75’in yaklaşık 90’ı bizde, yüzde 10’u Getir’de kalacaktı. Anlaşma buydu. Ayrıca, iki küçük proje aşamasındaki iş de vardı ama onları paylaşmaya gerek yok. Mubadala, işi kompakt bir hale getirip sadece Türkiye’ye çekmek ve Türkiye’de grubun ana işlerine konsantre olmasını istedi. Biz de bu süreçte bazı şirketlerin yönetim haklarını almak için teklifte bulunduk. Ancak, bu noktada birçok tartışmalı ve gergin zamanlar yaşadık. Sonuçta bir anlaşmaya varıldı.

Ancak, bu anlaşmanın içindeki şirketlerden bazıları, finansal olarak daha fit olan şirketlerdi. Bazıları ise doğaları gereği hâlâ para yakan masraflı işlerdi. En masraflı olan iki şirket FreshDirect ve n11’di. “Bu şirketleri, anlaşmanın tamamlanması planlanan süre içinde bitiremiyoruz. Öncelikli olarak alın lütfen” dediler. Biz önce pek istemedik bölmeyi, çünkü bu bir paket. İçinde hem iyi hem de sorunlu işler vardı. Bir paket olarak olduğunda manalıydı. Ama sonunda ikna ettiler ve biz önce o iki şirketi aldık. Diğer beş iş ise bir iki ay içinde tamamlanacak şekilde bekledik. Ancak, o bir iki ay üç, dört ay oldu ve yıl bitti. Yıl biterken 30 Aralık’ta bize bir not geldi. “Biz bu anlaşmayı hükümsüz sayıyoruz. Başka bir şey yapacağız. Olağanüstü Genel Kurul toplayacağız” deniliyordu. Çatı şirketi Hollanda’da Getir’in. Yurt dışında da operasyonlar var diye böyle bir yapı oluşturmuştuk. Deniliyor ki, “Genel kurulu toplayacağız. Biz bu şirket için daha önce verdiğimiz paraları hisseye dönüştürmek yerine borç sayıyoruz.” Başka karışık formüller de oluşturmuşlar. Bu durumu bir ‘kurumsal darbe girişimi’ olarak nitelendirebilirim.

Size Sunulan Gerekçe Nedir?

Bu yapıdan vazgeçtik, yeni bir yapıya geçiyoruz. Sunulan gerekçe ile gerçek arasında büyük farklar var. Sunulan gerekçe, şirkete para lazım olduğu yönünde. “Biz vermezsek şirket zora girer.” Dolayısıyla, bağımsız iki yönetim kurulu üyesi var orada. Ancak, bu bağımsızlık tartışılır. Bir tanesi Alix Partners diye bir şirketin temsilcisi ve bu şirket ayda 1.4 milyon pound fatura kesiyor Getir’e. Bu şirketi Mubadala getirdi. Bizim getirdiğimiz bir şirket değil. Garantörlüğünü de Mubadala yapıyor. Dokuz üyeli bir yönetim kurulunda sadece o iki üyenin toplanarak aldığı karar neticesinde bir genel kurul çağrısı yapıldı.

Bizim bunun yöntemiyle ilgili başka bir sürü hukuki itirazımız var. Gerekli girişimleri yaptık. Bu davalar Hollanda hukuku, Türk hukuku ve İngiliz hukukunu ilgilendiriyor. Bu üç ülkede de gerekli hukuki ekiplerimiz var. Daha önceden de vardı. Bu işe özel yeni arkadaşları da ekledik. Burada hakkımızı yedirmemek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.

Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliğini Neden Kabul Ettiniz?

Bağımsız yönetim kurulu üyesinin bir sürü sorumluluğu var. Aslında biz o bağımsız yönetim kurulu üyelerine de şahsen dava açacağız. Yurt dışında, Türk kanununda da öyle. Yani bağımsız yönetim kurulu üyesinin, başka çıkarlar gözetmeden, şirketin iyiliği için karar vermesi gerekiyor. Ancak, biz vermediklerini düşünüyoruz. Yapmaca bazı sorunları bahane ederek tamamen şirkete el koymak amacıyla bir tiyatro oynanıyor. O tiyatronun da oyuncusu olmuşlar. O tiyatroya karşı çıkan bağımsızlar olmak yerine hem sadece Mubadala’ya hem de o kişilere ihtarlarımızı çektik. “Bu kararı almayın” dedik onlara. Sizi de sorumlu tutarız. Ancak, buna rağmen aldılar.

Kaç Kişiyle Alındı Yeni Yapının Kararı?

İki kişi. Yani dokuz kişilik yönetim kurulunda iki kişiyle mi karar alınıyor? İki kişiyle karar alınıyor. Toplantı bize haber verilmedi. Orada hukuki olarak tabi Hollanda hukukuna göre itirazlarımızı yapıyoruz. Bugün size çok detaylı başka bilgi verecek durumda değilim. Yanımda şu anda hukukçu ekibim yok. Sizle görüşürken. Bunlar kayda geçiyor. Yayınlanıyor sonra. Yanlış bir şey vermek istemem. Ama eğer haklarımız verilmezse, yani burada daha evvel yaptığımız, bu kavganın ana nedeni, daha evvel anlaştığımız konudaki haklarımızın yerine getirilmesi. Başka bir şey değil.

Bu Anlaşma Kapsamında Yükümlülükleriniz Oldu mu?

Bizim açımızdan yok. Böyle bir şey söz konusu değil. Çünkü bu şirketlerle ilgili o karar verdikten sonraki şirketlerin nasıl yönetileceğiyle ilgili aramızda yaptığımız anlaşma gereği. Mesela Getir’in Türkiye’deki işini o zamandan beri Mubadala’nın temsilcileri ve bağımsız yönetim kurulu üyesinin talimatları neticesinde buradaki mevcut yönetici arkadaşlar götürdü. Biz, aile olarak Getir Türkiye’nin yönetim kurulunda kalmaya devam ettik. Sadece onlara destek olduk. Hiçbir işlerine itirazımız olmadı. Yani uyumlu bir şekilde çalışıldı. Bizimle ilgili bu tarz yapabilecekleri bir iddia olmaması gerek. Olursa da gerçeği yansıtmıyordur. Yani bunu ispat edecek durumdayız.

Dokuz kişilik yönetim kurulu, size bilgi vermeden toplandı. Ve 2 kişiyle toplanarak karar aldı. Ve pazar günü de bu kararın geçerliliği için yatırımcılar arasında bir oylama gerçekleştirilecek. İmtiyazlı yatırımcıların bir oylaması var. O oylamada da bu kararın, Mubadala’nın teklifinin bizim açımızdan kabul edilip edilmeyeceği oylanacak. Diğer yatırımcılara da işte bir durum sunuyorlar. Niye bunun şirketin yararına olduğunu anlatıyorlar. Biz de diğer yatırımcılara niye bunun şirketin yararına olmadığını anlatıyoruz. Bakalım ne olacak?

Şirketlerin Durumu ve Geleceği

Burada sizin ifadelerinizle, bu şirketleri, yani size kalacak olan şirketleri daha önce vermeyi kabul edip şimdi vermek istememenizin temel sebebi nedir?

Ben paylaşımımda kabaca yazdım onu. Bizim yönetimimizde olan işler kıymete bindi o altı ayda. İki tanesi özellikle farklı. Bir tanesi, zaten bizim 11 senedir yaptığımız bir iş olan BiTaksi. O iyi bir iş ve daha da iyiye gitti o zamandan bu zamana. Daha önemlisi ise o gün o anlaşmayı yaparken henüz lisansı çıkmamış proje halinde olan Getir Finans işimiz, o arada lisansını aldı ve faaliyete geçti. Yaklaşık 3 aydır hizmet veriyor ve toplumun yoğun ilgisini gördü. Yani müşteri sayımız, ilk 3 ay için beklentilerin üstünde gerçekleşti. Dolayısıyla bu değişen olumlu şartlar oradaki potansiyeli artırdı. O gün henüz doğmamış bir çocuk olduğu için o işin onların gözünde bir değeri yoktu. Ama biz o işin üstünde 3 yıldır çalışıyoruz. Bizim için o iş her zaman değerliydi. Yani izni çıkmasa da değerliydi. O yüzden hisselerin daha çok olan kısmını almak üzere anlaştık. Ancak orada, o işte iki tane de yatırımcımız var. Daha iş aşamasındayken projenin. Bir Amerikalı Crankstart Fonu, bir de İş Bankası. Bu iki fon yüzde 28’ine sahip olacak işin. Yüzde 72’si de Getir’di. Biz bu yüzde 72’yi o gün yaptığımız anlaşmaya göre aramızda 40 kurucularda kalacak, 32’de Getir’de kalacak şekilde anlaştık. Şimdi o 40’ı bize vermek istemiyorlar. BiTaksi’nin yüzde 37 hissesi Getir’da, bize verilmesi gereken o hisseler var. Onları vermek istemiyorlar. Burada bir değer var ve neden çökmek istiyorlar? Bu çökme lafı da belki biraz amiyane bir laf. İş dünyasında kibar kaçmayan bir laf olabilir ama düşündüm daha kibar bir laf söyleyeyim, bulamadım. Öyle güzel de anlatıyor ki çökme lafı, karşı karşıya kaldığımız şey. Henüz çökemediler. İnşallah çöktürmeyeceğiz. Gerekli mücadeleleri yapıyoruz.

Pazar Günü Oylama Süreci

Peki, pazar günkü oylamadan sizin lehinize bir karar çıkarsa ne olur? Aleyhinize bir karar çıkarsa ne olur?

Her iki türlü kararda da iş bitmiyor. Başka aşamalar da var. Onları bugün sizle hukukçum olmadan konuşmayayım. Yani aramızda haklarımızın alınacağı bir sulh olmadığı sürece uzun sürecek bir sürecin başlangıcındayız gibi gözüküyor. Orada ne karar çıkarsa çıksın. Çünkü onların aleyhine de çıksa başka bir şekilde bir daha bir karar alma ihtimali de olabilir. Onların lehine de çıksa bizim açabileceğimiz başka davalar var. Uzun sürecek bir hukuki dönem olacak. Kararın çıkmaması için elimizden geleni yapacağız. Ama çıkarsa da her şey bitmiyor. O şeyi kazanırsak da bence her şey bitmiyor. Karşı tarafın iyi niyetli olmaya karar verene kadar uzayacak bir şey bu.

Geri Dönüşü Var mı Bu İşin?

İfade ağır olsa da neticede orası bir kurum. Belli insanlar bu kararları veriyor. Başka insanlar da başka kararları veriyor. Oradaki bize bakan yöneticiler belki üstlerine gerçeği pek anlatmamış olabilirler. Bilemiyorum onları. Şimdi bu işler hukuki süreçlere başlayınca, toplumda da tartışılınca o kurumlarda da daha akılcı karar verecek birileri çıkabilir. Çıkarsa da biz anlaşırız. Burada neticede bizim bir kan davamız yok. Ticari bir konu bu. Haklarımızda, emek verdiğimiz, 10 sene büyüttüğümüz, oluşturduğumuz sonra anlaşarak bölmeye razı olduğumuz bir şeyde sıfır çıkmak istemiyoruz. Anlaşmamız var. Anlaşmayı başka bir anlaşmayla tek taraflı yok etmek istiyorlar. Biz onun hukuksuz olduğunu düşünüyoruz. İspatlayacak bir sürü şeyimiz var. Her şeyi size anlatamam. Üç ülkenin hukukunu ilgilendiren teknik konular da var. Ama ben size niyetimizi söyleyeyim. Biz burada bu iş nereye kadar gidiyorsa; hakkımızın yenmediği yere kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Geri kalan da mahkemelerin kararı. Sonuçta bakacağız ne olacağına.

Mubadala’nın Getir Evrenine Yatırımı

Mubadala’nın bugüne kadar Getir evrenine toplam ne kadar yatırımı var?

1 milyar dolar civarında.

Getir’in Şu Anki Ortamda Yeni Bir Nakit İhtiyacı Var Mıdır?

Getir gibi şirketlerin nakit ihtiyacı genelde olur. Ancak, eskinin aksine bu çok daha azdır şu anda. Daha kompakt bir iş yapıyor, tek bir ülkede. Örneğin, Amazon galiba 15-16 yıl para kazanmadı, sonra kazanmaya başladı. Uber ilk 12-13 yıl para kazanmadı. Geçen sene para kazanmaya başladı. Şimdi 160-170 milyar dolar. Ama Uber’e de onca yıl boyunca yaklaşık 18-19 milyar dolar çeşitli yatırımcılardan para geldi. Zarar etmeye devam ederken. Bu işlerin doğası gereği. Biraz çiftçilikten örnek verebiliriz. Elma ağacı dikersiniz. Ufak elmalar 5 yaşında çıkıyor. Sonra ağaç 10 yaşında bir olgunluğa ulaşıyor. Gerçek vereceği işte birkaç yüz kilo ise ondan sonra veriyor. Böyle sabır isteyen işler. Bir de tabii salatalık ekip 2 ay sonra almak da var ama bizim işler salatalık işi değil. Bizim gibi işlere yatırım yapanların ağaç içine girdiklerini bilmesi gerekiyor. Ağaç dikip sonra salatalık tarımı sonucu beklemek hiç iyi olmuyor. İyi sonuçlar vermiyor. Batılı, tanınan girişim sermayesi firmalarıyla aslında bu konulara göreceli olarak yeni girmiş, Mubadala tarzı fonların bakış açısı çok farklı. Onlar ağaca yatırım yaptıklarını, meyvenin geç geleceğini, sabır gerektirdiğini, arada o ağaç büyürken çeşitli fırtınalara maruz kalacağını biliyorlar. Bu taraftaki bu işlere yeni girenler çok sabırsızlar. Ve sabırsızlık onları yanlış kararlara itiyor. Ancak, tabii onların bileceği iş burada Mubadala yeri geliyor ortak gibi davranıyor, yeri geliyor kreditör gibi davranıyor. Hangisi o an onun menfaatini maksimize ediyorsa öyle bir pozisyon alarak şirketi zor durumda bırakıyor aslında. Yani doğru bir yatırımcı, aslında şirketin sadece değerini arttıracak şekilde davranır. Burada şirketin neredeyse tamamını kendi lehlerine en uygun şekilde maksimize etmek için davranıyorlar. Bu da tabii beraber kazanmak yerine küçük yatırımcıların haklarını zedeleyen bir durum oluşturuyor.

O Yatırımcılarla da Görüşüyor Musunuz?

Bir kısmıyla tabii arıyoruz, görüşüyoruz. Yani biz bu davada aslında haklarımızı alabilirsek o yatırımcılar için de bazı şeyler olabilir. Bu kapı onların içinde de bir örnek teşkil edebilir diye düşünüyorum. Çünkü şöyle de bir konu var, bu kadar büyük fonların ciddi kaynakları var ve çok ciddi bütçeler ayırabiliyorlar hukuki süreçlere. İnsanlar, küçük şirketlerin kurucuları, sonuçta kızsalar da, haklı da hissetseler kendilerini, uzun süreçlere giremiyorlar. Yıllarca sürecek, çok pahalı olacak, dünyanın değişik yerlerinde devam edecek davaları göze almak zor. Ancak biz bu işlerin takipçisi olacağız, biz o çoğunluktan değiliz.

Getir-Mubadala Ortaklığının Arka Planı

2015 yılında kurulan şirketin değerlemesi pandemi döneminde artan talep sonrasında hızla artmıştı. Bir dönem şirketin değerlemesi 11,8 milyar dolar seviyesine kadar yükselmişti. Yeni yatırım turlarıyla finansman sağlayan Getir, Avrupa ile ABD pazarına açılma kararı vermişti. Ancak, pandeminin ardından tüketici talebinin azalmasıyla birlikte mali zorluklar yaşamaya başladı. 2023 yaz aylarına gelindiğinde Getir, Fransa, İtalya, Portekiz ve İspanya’dan çıkmış, ayda yaklaşık 50 milyon dolarlık nakit kaybı yaşamıştı. Şirketin bilinen son değerlemesi Eylül ayındaki yatırım turunun ardından 2,5 milyar dolar olarak kaydedildi. Şirket, geçen yıl Haziran ayında varılan anlaşma sonucunda, uluslararası faaliyetlerini kapatmaya karar verdi. Bununla birlikte ikiye bölünmesi karşılığında Mubadala’dan 250 milyon dolar kaynak aldı. Mubadala, sağladığı kaynak karşılığında Getir’in Türkiye’deki online market ve yemek teslimatı işinde yönetime ve çoğunluk hissesine sahip olacaktı. Ayrıca Getir’in e-ticaret, finans, mobilite ve ABD’deki FreshDirect’in de bulunduğu diğer iştirakleri Nazım Salur ve Getir’in kurucularının büyük ortak olarak yer alacağı ikinci bir yapı altına taşınacaktı.

Getir’in Yatırım Turları

Şirket, ilk yatırımını 2017 ve 2018 yıllarında toplam 4 milyon dolar olarak aldı. 2020 yılına gelindiğinde Michael Moritz’ten 38 milyon dolarlık bir yatırım aldı. Ocak 2021’de, Base Partners ve Crankstart Foundation liderliğinde 8 yatırımcıdan 128 milyon dolarlık yatırım aldı. Mart 2021’de Sequoia Capital ve Tiger Global Management’tan 300 milyon dolarlık yatırım aldı. Haziran 2021’de ise 6 yatırımcıdan 555 milyon dolarlık başka bir yatırım aldı. Mart 2022’de Mubadala ve Tiger Global Management’tan 768 milyon dolarlık bir yatırım daha aldı. Bu son yatırımla birlikte şirketin değerlemesi 11,8 milyar dolara ulaştı. 2023’ün ikinci çeyreğinde Mubadala, Getir’e 435,5 milyon euro daha yatırım yaptı. Bu süreçte Getir’in toplamda yaklaşık 2,3 milyar dolar yatırım aldığı belirtildi.

0
be_enmi_
Beğenmiş
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Nazım Salur, Getirdeki Krizi Bloomberg HT’ye Açıkladı: Gerilim Tırmanıyor!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Patronlar Kulübü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!