Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), sanayi sektörüne ilişkin fiyat göstergelerinde yeni bir döneme geçiyor. Kurumun internet sitesinde yayımlanan kamuoyu duyurusuna göre, 2010 temel yıllı Toplam Sanayi Üretici Fiyat Endeksi yarından itibaren TÜİK Veri Portalı üzerinden erişime açılacak.
Yeni endeks, Avrupa Birliği iş istatistikleri mevzuatıyla uyumlu biçimde hazırlandı.
İki Endeks Tek Çatı Altında Toplandı
Toplam Sanayi Üretici Fiyat Endeksi;
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE)
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE)
verilerinin belirli ağırlıklarla birleştirilmesiyle hesaplanıyor.
Yİ-ÜFE, ülke içinde üretimi yapılıp iç piyasaya satılan sanayi ürünlerinin fiyat değişimlerini ölçerken; YD-ÜFE ise Türkiye’de üretilip yurt dışına satılan ürünlerin üretici fiyat hareketlerini takip ediyor.
Bu iki gösterge artık tek bir bileşik endekste toplanarak sanayi sektörünün toplam çıktı fiyat değişimini daha bütüncül biçimde ortaya koyacak.
Ekonomik Analizlerde Kritik Rol Üstlenecek
TÜİK’in açıklamasına göre söz konusu endeks:
Sanayi üretim endeksinin hesaplanmasında
Sanayi sektörü için Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) hacim endekslerinin oluşturulmasında
deflatör olarak kullanılacak.
Bu durum, endeksin yalnızca fiyat takibi için değil; büyüme hesaplamaları ve reel sektör analizleri açısından da kritik bir veri seti haline geleceğini gösteriyor.
Araştırmacılar ve politika yapıcılar için daha sağlıklı ekonomik projeksiyonların oluşturulması hedefleniyor.
Yayım Takvimi Belli Oldu
Endeks verileri her ayın referans dönemine ilişkin olarak:
Takip eden ayın 20’nci günü saat 16.00’da
Eğer 20’si resmi tatile denk gelirse ilk iş günü saat 16.00’da
kamuoyuyla paylaşılacak.
Verilere, TÜİK Veri Portalı’nda “Fiyat İstatistikleri” teması altında yer alan “Sanayi Üretici Fiyat Endeksleri” kategorisinden erişilebilecek.
Sanayi Cephesinde Ne Anlama Geliyor?
Toplam endeksin yayımlanması, özellikle ihracat ve iç piyasa fiyat dinamiklerinin birlikte izlenmesini sağlayacak. Kur dalgalanmalarının üretici fiyatlarına etkisi, maliyet geçişkenliği ve sanayi kârlılığı gibi başlıklar daha net analiz edilebilecek.
Bu adım, Türkiye’nin istatistik üretiminde AB standartlarına uyum sürecinin devam ettiğini de gösteriyor.
Sanayi üretiminde fiyat baskısının yönü ve yoğunluğu artık tek bir göstergede daha şeffaf biçimde izlenebilecek.

















