Son haftalarda küresel piyasalarda tansiyon yükselirken, Türkiye’nin kredi risk primi yeniden gerileme eğilimine girdi. 7 Nisan’da 372 baz puana kadar çıkan 5 yıllık CDS (kredi temerrüt takası) değeri, 40 baz puanlık düşüşle 337 seviyesine geriledi. Bu düşüş, hem iç siyasette hem de küresel düzeyde yaşanan gelişmelerin piyasalar üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koydu.
İç Siyasi Gelişmeler CDS’i Yükseltmişti
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik 19 Mart’ta başlatılan yargı süreci, yatırımcıların Türkiye’ye yönelik risk algısını artırmıştı. Bu gelişmenin ardından Türkiye’nin 5 yıllık CDS değeri hızla yükselerek 279 puandan 372 seviyesine çıkmıştı. Bu rakam, Kasım 2023’ten bu yana görülen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti.
Trump’ın Ticaret Hamlesi ve Küresel Etkiler
CDS’teki yükselişin sadece iç politikaya bağlı olmadığını vurgulamak gerekiyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e uyguladığı gümrük vergilerini yüzde 125’e çıkarması, gelişmekte olan ülkelere yönelik risk iştahını azaltmıştı. Ancak Trump’ın daha sonra Avrupa Birliği ve diğer 56 ülke için 90 günlük tarife ertelemesi açıklaması, piyasalarda pozitif fiyatlamaya neden oldu.
Yatırımcı Güveni Kademeli Olarak Geri Dönüyor mu?
Beyaz Saray’dan gelen bu yumuşama sinyali, küresel ticaret gerilimlerinin kısa vadede yatışabileceği beklentisini doğurdu. Bu gelişme, gelişmekte olan ülkelerde risk primlerinin geri çekilmesine neden olurken, Türkiye’nin CDS göstergesi de bu trende uyum sağladı. CDS’in 337 seviyesine gerilemesi, Türkiye’ye yönelik kısa vadeli risk algısında azalma olduğunu gösteriyor.
CDS Neden Önemli?
Kredi risk primi (CDS), bir ülkenin borcunu ödeyememe ihtimaline karşılık yatırımcının ödemeyi kabul ettiği sigorta primini gösterir. Bu değer ne kadar yüksekse, o ülkenin siyasi ve ekonomik riskleri de o kadar yüksek kabul edilir. CDS oranları, uluslararası yatırımcıların ülkeye duyduğu güvenin en somut göstergeleri arasında yer alır.
Peki CDS’teki bu gerileme kalıcı mı?
Önümüzdeki dönemde hem iç siyasette atılacak adımlar hem de küresel ticaretin seyrindeki değişim, CDS’in yönünü belirlemeye devam edecek. Piyasaların beklediği temel soru şu: Bu geri çekilme geçici bir rahatlama mı, yoksa daha uzun vadeli bir normalleşmenin başlangıcı mı?











