Yapay zekâ destekli deepfake teknolojilerinin yaygınlaşması, kişilerin fotoğraflarından rıza dışı sahte müstehcen görüntüler oluşturulmasını da kolaylaştırıyor. Siber güvenlik şirketi ESET, “nudify” olarak adlandırılan ve giyinik kişilerin fotoğraflarını çıplakmış gibi gösteren uygulamalara karşı alınabilecek önlemleri paylaştı.
Bu uygulamalar, yapay zekâ kullanarak yüklenen bir fotoğraftaki kişinin anatomik özelliklerini simüle ediyor ve gerçekte var olmayan müstehcen görüntüler oluşturabiliyor. ESET, görüntünün teknik olarak gerçek olmamasının dolandırıcılık, şantaj, zorbalık veya diğer kötüye kullanım biçimlerinin yaratabileceği riski ortadan kaldırmadığına dikkat çekiyor.
Fotoğraflara Erişimi Sınırlamak İlk Adım
ESET’e göre riskin azaltılmasında atılabilecek ilk adımlardan biri, kişisel fotoğrafların internette kimler tarafından görüntülenebildiğini kontrol etmek.
Sosyal medya hesaplarındaki gizlilik ayarlarının gözden geçirilmesi, fotoğraflara ve iletişim bilgilerine erişimin sınırlandırılması öneriliyor. Bunun yanı sıra kişilerin kendileri ve aileleriyle ilgili internette herkese açık olarak bulunan fotoğrafları da kontrol etmeleri tavsiye ediliyor.
Kötü niyetli kişilerin erişebildiği fotoğraf sayısının artması, bu görüntülerin yapay zekâ tabanlı uygulamalarda kullanılmasını kolaylaştırabiliyor.
Hesap Güvenliği ve Uygulama İzinlerine Dikkat
Sosyal medya ve diğer çevrimiçi hesapların ele geçirilmesi de kişisel fotoğraflara erişim açısından risk oluşturuyor. ESET bu nedenle her hesap için benzersiz parolalar kullanılmasını ve iki faktörlü kimlik doğrulamanın (2FA) etkinleştirilmesini öneriyor.
Uygulamaların ve cihaz işletim sistemlerinin güncel tutulması da öneriler arasında bulunuyor. Ayrıca gerekli olmadığı sürece kişisel fotoğrafların yapay zekâ servislerine veya diğer uygulamalara yüklenmemesi gerektiği belirtiliyor.
ESET, resmi uygulama mağazalarında yer alan uygulamaların da yalnızca mağazada bulunmaları nedeniyle otomatik olarak güvenli kabul edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Çocuklarla Dijital Mahremiyet Riskleri Konuşulmalı
Yapay zekâ tarafından oluşturulan sahte görüntüler özellikle çocuklar ve gençler açısından önemli bir dijital güvenlik ve mahremiyet riski oluşturabiliyor.
ESET, ebeveynlerin çocuklarıyla “nudify” uygulamaları, hesap güvenliği, gizlilik ayarları ve sosyal medyada fazla sayıda kişisel fotoğraf paylaşmanın oluşturabileceği riskler hakkında konuşmasını öneriyor.
Çocukların olası bir mağduriyet durumunda yaşadıklarını aileleriyle paylaşabilecekleri güvenli bir iletişim ortamının oluşturulmasının da önemli olduğu belirtiliyor.
Sahte Görüntülerle Tehdit Edilirseniz Ne Yapmalısınız?
ESET, alınan önlemlere rağmen yapay zekâ ile oluşturulmuş rıza dışı görüntülerin kullanıldığı bir tehdit veya şantaj girişimiyle karşılaşılması durumunda şu adımların izlenmesini öneriyor:
- Tehdit veya şantajda bulunan kişiyle iletişimi sürdürmeyin.
- Mesajları, kullanıcı adlarını, internet adreslerini, ekran görüntülerini ve tarih bilgilerini kanıt olarak saklayın.
- İçeriğin yayımlandığı platform veya internet sitesiyle iletişime geçerek kaldırılmasını talep edin.
- Görüntünün arama sonuçlarından kaldırılması için Google üzerinden kaldırma talebinde bulunun.
- Ciddi tehditleri, şantaj girişimlerini veya çocukların mağdur olduğu olayları ilgili yetkili birimlere bildirin.
StopNCII ve Take It Down Gibi Hizmetlerden Yararlanılabiliyor
Rıza dışı görüntülerin yayılmasını sınırlandırmaya yönelik üçüncü taraf hizmetlerden de yararlanılabiliyor. StopNCII.org, görüntüler için benzersiz bir dijital hash oluşturarak sisteme katılan platformların eşleşen içerikleri tespit etmesine yardımcı oluyor.
NCMEC tarafından sunulan Take It Down hizmeti ise çocuklara ait görüntüler için benzer bir sistem sağlıyor.
Şantaj ve Tehdit Durumunda Kanıtların Korunması Önemli
Yapay zekâ ile oluşturulan görüntülerin gerçek olmaması, bunların tehdit, şantaj veya taciz amacıyla kullanılmasının yaratabileceği sonuçları ortadan kaldırmıyor. Bu nedenle olası bir olayda içeriğin kaldırılmasına yönelik adımların yanı sıra mesajların ve diğer dijital kanıtların korunması önem taşıyor.
Türkiye’de de bu tür olayların niteliğine ve somut koşullarına bağlı olarak farklı hukuki süreçler ve yaptırımlar gündeme gelebiliyor.

















