Türkiye’deki 120’nci yılını kutlayan Nestlé, sürdürülebilir gıda üretimi ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında geliştirdiği projeleri COP31’de uluslararası paydaşlarla buluşturmaya hazırlanıyor. YASED iş birliğiyle gerçekleştirilecek etkinliklerde onarıcı tarım uygulamalarını ve genç girişimcilere yönelik çalışmalarını paylaşacak şirket, 2030 yılına kadar 400 çiftçiye ulaşmayı, beş yıl içinde ise 20 binden fazla genci tarım ve girişimcilik ekosistemiyle buluşturmayı hedefliyor.
İklim değişikliğinin tarımsal üretim, su kaynakları ve gıda tedarik zincirleri üzerindeki etkileri, küresel sürdürülebilirlik gündeminin önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Türkiye’de 1906 yılından bu yana faaliyet gösteren Nestlé Türkiye, bu dönüşüme yönelik çalışmalarını Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 kapsamında uluslararası platforma taşımayı planlıyor.
Şirket, Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında gıda sistemlerinin dönüşümünde kamu, özel sektör, çiftçiler ve girişimcilerin ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekecek.
Nestlé Türkiye, COP31’de Scope 3 Emisyonlarını ve Onarıcı Tarımı Ele Alacak
Nestlé Türkiye, 9 Kasım’da COP31 Mavi Bölge’deki Birleşmiş Milletler Pavilyonu’nda düzenlenmesi planlanan Scope 3 temalı panelde yer alacak.
Şirket, panel kapsamında Türkiye’de yürüttüğü onarıcı tarım çalışmalarından edindiği deneyimleri paylaşacak.
Scope 3, bir şirketin doğrudan faaliyetleri ve satın aldığı enerjinin dışındaki değer zinciri kaynaklı dolaylı sera gazı emisyonlarını ifade ediyor. Gıda sektöründe tarımsal ham madde üretimi ve tedarik zinciri faaliyetleri bu başlık açısından önem taşıyor.
Nestlé Türkiye ayrıca aynı akşam düzenlenecek YASED COP31 Global Forum Akşam Yemeği’ne ev sahipliği yapacak.
Etkinlikte uluslararası yatırımcı şirketlerin yöneticileri ve üst düzey paydaşların bir araya gelmesi hedefleniyor.
Bernie Stefan Gıdanın Geleceği İçin Birlikte Hareket Etmeliyiz
Nestlé Türkiye CEO’su Bernie Stefan, iklim değişikliğinin gıda sistemleri üzerindeki etkilerine dikkat çekerek sürdürülebilir dönüşümün ancak geniş kapsamlı iş birlikleriyle gerçekleştirilebileceğini belirtti.
“İklim değişikliği gıdanın geleceğini doğrudan etkiliyor; gıda sistemleri ise aynı zamanda çözümün vazgeçilmez bir parçası. Gıda sistemlerinin dönüşümü ancak çiftçilerden iş dünyasına, kamudan sivil topluma uzanan bir iş birliğiyle mümkün.”
Türkiye’deki 120 yıllık geçmişlerinin uzun vadeli bir sorumluluğu beraberinde getirdiğini ifade eden Stefan, şirketin “Burası Yuvamız” yaklaşımının yalnızca geçmişe değil, gelecek nesillere yönelik taahhütlere de işaret ettiğini söyledi.
“Nestlé Türkiye olarak daha dayanıklı ve sürdürülebilir gıda sistemleri inşa etmek için küresel uzmanlığımızı, yerel deneyimimizi ve iş birliklerimizi bir araya getiriyoruz.”
Nestlé’nin 2030 Hedefi Sera Gazı Emisyonlarını Yüzde 50 Azaltmak
Nestlé’nin küresel sürdürülebilirlik yol haritasında sera gazı emisyonlarının azaltılması önemli bir yer tutuyor.
Şirket, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını yüzde 50 azaltmayı ve 2050 yılında net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyor.
Tarım alanındaki dönüşüm de bu stratejinin temel bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Nestlé’nin açıkladığı verilere göre 2025 itibarıyla temel tarımsal ham maddelerinin yüzde 27,6’sı onarıcı tarım uygulayan çiftçilerden tedarik ediliyor.
Şirket, bu oranı 2030 yılına kadar yüzde 50 seviyesine yükseltmeyi amaçlıyor.
Onarıcı Tarım Projesinde 400 Çiftçi ve 2 Bin Hektar Hedefi
Nestlé Türkiye, küresel sürdürülebilirlik hedeflerini yerel ölçekte hayata geçirmek amacıyla Onarıcı Tarım Projesi’ni yürütüyor.
Buğday ve mısır üretimiyle başlayan uygulamaların ilerleyen dönemde farklı tarımsal ham maddelere genişletilmesi planlanıyor.
Bugün 100’den fazla çiftçinin katılımıyla sürdürülen projede toprak sağlığının iyileştirilmesi, su kaynaklarının korunması ve biyoçeşitliliğin desteklenmesi amaçlanıyor.
Şirket, 2030 yılına kadar proje kapsamındaki çiftçi sayısını 400’e, uygulama alanını ise 2 bin hektara çıkarmayı hedefliyor.
Onarıcı tarım yaklaşımı, tarımsal üretimde toprağın uzun vadeli verimliliğini ve ekosistem dayanıklılığını destekleyen uygulamaları kapsıyor.
Genç İşi Tarım Programı 2 Binden Fazla Gence Ulaştı
Nestlé Türkiye’nin 120’nci yılında hayata geçirdiği Genç İşi Tarım programı, tarım sektöründe gençlerin teknoloji, yenilikçilik ve girişimcilik alanlarında daha aktif rol üstlenmesini amaçlıyor.
Üniversiteleri, sektör uzmanlarını ve girişimcilik ekosistemini gençlerle buluşturan program kapsamında bugüne kadar 2 binden fazla gence ulaşıldı.
Katılımcıların bilgi ve yetkinliklerini geliştirmek amacıyla 60 saati aşan dijital öğrenme içeriği hazırlandı.
Program, gençlerin tarım ve gıda sistemlerindeki sorunlara yönelik yenilikçi iş fikirleri geliştirmesini destekleyen bir yapı sunuyor.
Üç Tarım Girişimine Toplam 1,5 Milyon TL Tohum Yatırımı Planlanıyor
Genç İşi Tarım programı kapsamında düzenlenen Fikir Maratonu ile 12 erken aşama girişim ekosisteme dahil edildi.
Bu girişimlerden sekizi kuluçka programına seçilerek mentorluk ve uzman desteğinden yararlanmaya hak kazandı.
Şirket, program kapsamında en başarılı üç girişime toplam 1,5 milyon TL tohum yatırım desteği sağlamayı planlıyor.
Genç İşi Tarım’ın uzun vadeli hedefi ise beş yıl içerisinde 20 binden fazla gence ulaşmak.
Nestlé Türkiye, program aracılığıyla tarımın gençler açısından teknoloji, sürdürülebilirlik ve girişimcilikle şekillenen bir kariyer ve iş geliştirme alanı haline gelmesini desteklemeyi amaçlıyor.
Başak Ünal Yerel Deneyimlerimizi Küresel Paydaşlarla Paylaşacağız
Nestlé Türkiye Pazarlama, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Başak Ünal, şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımında toprak, su ve insan kaynağının birlikte ele alındığını belirtti.
“Gıdanın geleceğini; toprağı, suyu ve insan kaynağını birlikte güçlendiren bütüncül bir ekosistem olarak ele alıyoruz. Bu dönüşümün tek başına mümkün olmadığına ancak birlikte hareket ederek yapılabileceğine inanıyoruz.”
Ünal, çiftçiler, gençler, tedarikçiler ve iş ortaklarıyla yürütülen projelerin sürdürülebilir gıda sistemlerinin gelişimine katkı sağlamayı amaçladığını ifade etti.
“Onarıcı Tarım ile çiftçilerimizle birlikte yerel ve uygulanabilir çözümler geliştirirken; Genç İşi Tarım ile gençleri bilgi, teknoloji, inovasyon ve saha deneyimiyle buluşturuyoruz. İklim değişikliğiyle mücadelede hedefler kadar somut uygulamaların paylaşılmasını da önemsiyoruz. COP31’de deneyimlerimizi paylaşarak, gıda sistemlerinin dönüşümüne yönelik diyaloğa katkı sunmayı hedefliyoruz.”
Nestlé Türkiye’nin Sürdürülebilirlik Çalışmaları Rakamlarla
| Gösterge | Mevcut Durum veya Hedef |
|---|---|
| Küresel sera gazı azaltım hedefi | 2030’a kadar %50 |
| Küresel net sıfır hedefi | 2050 |
| Onarıcı tarımdan tedarik oranı | 2025 itibarıyla %27,6 |
| Onarıcı tarımdan tedarik hedefi | 2030’da %50 |
| Onarıcı Tarım Projesi’ndeki çiftçi sayısı | 100’den fazla |
| 2030 çiftçi hedefi | 400 çiftçi |
| 2030 uygulama alanı hedefi | 2.000 hektar |
| Genç İşi Tarım ile ulaşılan genç sayısı | 2.000’den fazla |
| Hazırlanan dijital eğitim içeriği | 60 saatin üzerinde |
| Fikir Maratonu’na dahil edilen girişim | 12 |
| Kuluçka programına seçilen girişim | 8 |
| Planlanan tohum yatırım desteği | 3 girişime toplam 1,5 milyon TL |
| Beş yıllık genç erişim hedefi | 20.000’den fazla |
Nestlé Türkiye 120 Yıldır Türkiye’de Faaliyet Gösteriyor
Türkiye’deki faaliyetlerine 1906 yılında başlayan Nestlé, 2026 itibarıyla ülkedeki 120’nci yılını kutluyor.
Şirket, NESCAFÉ, NESTLÉ DAMAK, KITKAT, NESPRESSO ve PURINA’nın da aralarında bulunduğu 50’yi aşkın markasıyla dokuz farklı kategoride faaliyet gösteriyor.
Nestlé Türkiye’nin paylaştığı bilgilere göre şirket, Türkiye’deki her 10 haneden dokuzuna ulaşıyor.
Dört üretim tesisine sahip olan Nestlé Türkiye, doğrudan 2.800 kişiye istihdam sağlıyor. Operasyonları ve değer zinciri aracılığıyla desteklediği toplam istihdamın ise 17.400 kişi olduğu belirtiliyor.
Şirket, Türkiye’de satışa sunduğu ürünlerin yüzde 85’inden fazlasını yerel olarak üretiyor.
120’nci yılında “Burası Yuvamız” yaklaşımını öne çıkaran Nestlé Türkiye, COP31 kapsamında gerçekleştireceği buluşmalarla yerel tarım projelerinden elde ettiği deneyimleri uluslararası iklim ve sürdürülebilirlik gündemine taşımayı hedefliyor.

















