Türkiye’de 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi dokuzuncu yılına ulaştı. Bu dönemde yaklaşık 90 milyon ton geri kazanılabilir atığın yeniden ekonomiye kazandırıldığı ve yaklaşık 365 milyar liralık ekonomik katkı sağlandığı belirtildi. Geri kazanım oranı ise 2017’deki yüzde 13 seviyesinden 2025 sonunda yüzde 37,53’e yükseldi.
Kaynakların verimli kullanılması, israfın önlenmesi ve sürdürülebilir üretim ile tüketim alışkanlıklarının yaygınlaştırılması amacıyla başlatılan hareket, geçen dokuz yılda uluslararası alana da taşındı.
Geri Kazanım Oranı Yüzde 37,53’e Yükseldi
Sıfır Atık Hareketi kapsamında paylaşılan verilere göre Türkiye’de 2017 yılında yüzde 13 seviyesinde bulunan geri kazanım oranı, 2025 yılı sonunda yüzde 37,53’e çıktı.
Dokuz yıllık dönemde yaklaşık 90 milyon ton geri kazanılabilir atık yeniden ekonomiye kazandırılırken, bunun yaklaşık 365 milyar liralık ekonomik katkı oluşturduğu belirtildi.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, ortaya çıkan ekonomik büyüklüğün sıfır atık yaklaşımının geri dönüşümün ötesindeki etkisini gösterdiğini söyledi.
“Dokuz yıllık süreçte elde edilen yaklaşık 365 milyar liralık ekonomik katkı, Sıfır Atık yaklaşımının çevre politikalarının çok ötesinde bir ekonomik dönüşüm modeli olduğunu da ortaya koyuyor.”
270 Milyar Kilovatsaat Enerji Tasarrufu Sağlandığı Belirtildi
Sıfır Atık uygulamalarının dokuz yıllık dönemine ilişkin açıklanan çevresel verilere göre yaklaşık 270 milyar kilovatsaat enerji, 2 trilyon litre su ve 60 milyar litre petrol tasarrufu sağlandı.
Geri kazanım faaliyetleriyle yaklaşık 613 milyon ağacın kesilmesinin ve 180 milyon ton sera gazı salımının önüne geçildiği, yaklaşık 55 bin futbol sahası büyüklüğünde atık depolama alanına duyulacak ihtiyacın da engellendiği belirtildi.
Sıfır Atık Hareketi Uluslararası Gündeme Taşındı
Türkiye’de başlayan girişimin uluslararası görünürlüğündeki önemli adımlardan biri 2022 yılında atıldı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun aldığı kararla 30 Mart, Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edildi.
Emine Erdoğan, BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanlığını yürütürken, Sıfır Atık girişimi de Birleşmiş Milletler düzeyindeki çalışmalarda yer alıyor.
Samed Ağırbaş, Türkiye’de başlayan sürecin zaman içerisinde uluslararası bir yapıya dönüştüğünü belirtti.
“Sıfır Atık Hareketi’nin dokuzuncu yılı, Türkiye’nin dokuz yıl önce ortaya koyduğu vizyonun bugün küresel ölçekte nasıl bir karşılık bulduğunu gösteren önemli bir dönüm noktasıdır.”
Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi COP31 Gündeminde
Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sürecinde sıfır atık, döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliği başlıklarının iklim politikalarıyla birlikte ele alınması hedefleniyor. İklim Değişikliği Başkanlığı da COP31 hazırlıkları kapsamında sıfır atık, döngüsel ekonomi ve metan azaltımını gündem başlıkları arasında değerlendiriyor.
Ağırbaş, COP31 sürecinde Sıfır Atık yaklaşımının küresel iklim gündemiyle daha güçlü biçimde buluşturulmasının hedeflendiğini ifade etti.
Yeni Dönemde Hedef Döngüsel Ekonomiyi Güçlendirmek
Sıfır Atık Hareketi’nin yeni döneminde geri dönüşüm oranlarının artırılmasının yanı sıra kaynak kullanımının azaltılması, ürün ve malzemelerin kullanım ömrünün uzatılması, yeniden kullanımın yaygınlaştırılması ve israfın kaynağında önlenmesi üzerinde duruluyor.
Bu yaklaşım doğrultusunda üretim ve tüketim modellerinin daha döngüsel hale getirilmesi, doğal kaynaklar üzerindeki baskının ve çevresel etkilerin azaltılması hedefleniyor.
“Artık sıfır atığı yalnızca atığın yönetimi olarak değerlendiremeyiz. Kaynakların korunması, üretim ve tüketim modellerinin dönüşümü, döngüsel ekonominin güçlendirilmesi ve iklim hedeflerine ulaşılması aynı bütünün parçalarıdır.”
Sıfır Atık Forumu’nun da farklı ülkelerden paydaşların deneyimlerini paylaşabileceği ve ortak çözüm önerileri geliştirebileceği uluslararası bir platform olarak konumlandırılması amaçlanıyor.

















