Yapay zeka kullanımı iş dünyasında hızla yaygınlaşırken, teknolojiyi şirket genelinde kalıcı değere dönüştürmek hâlâ önemli bir zorluk oluşturuyor. McKinsey’nin 105 ülkede gerçekleştirdiği araştırmaya göre kurumların yüzde 88’i yapay zekayı en az bir işlevde düzenli olarak kullanmasına rağmen, teknolojiyi şirket genelinde ölçeklendirmeye başlayanların oranı yaklaşık üçte bir seviyesinde kalıyor. IAS CTO’su Bahtiyar Tan, yapay zekadan gerçek verim elde etmek isteyen şirketlerin öncelikle veri altyapılarını, dijital süreçlerini ve kurumsal yönetim anlayışlarını geliştirmesi gerektiğini vurguluyor.
İş dünyasında üretken yapay zeka araçlarının yaygınlaşması, şirketlerin dijital dönüşüm stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Ancak çalışanların bireysel olarak yapay zeka araçlarından yararlanması ile bu teknolojilerin kurumsal süreçlere entegre edilmesi arasında önemli farklar bulunuyor.
Uzmanlara göre yapay zekanın şirketler için sürdürülebilir değer yaratabilmesi, yalnızca gelişmiş modellere erişimle değil, bu modellerin beslendiği verilerin kalitesi ve iş süreçlerinin dijital olgunluğuyla doğrudan ilişkili.
McKinsey Araştırması Yapay Zeka Kullanımı ile Değer Üretimi Arasındaki Farkı Ortaya Koydu
McKinsey tarafından 105 ülkeden 1.993 katılımcıyla gerçekleştirilen State of AI araştırması, yapay zekanın iş dünyasındaki yaygınlığına ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
Araştırmaya göre şirketlerin yüzde 88’i yapay zekayı en az bir iş fonksiyonunda düzenli olarak kullanıyor.
Buna karşın yapay zeka uygulamalarını kurum genelinde ölçeklendirmeye başlayan şirketlerin oranı yaklaşık üçte bir düzeyinde bulunuyor.
Araştırmada öne çıkan bir diğer bulgu ise yapay zekadan yüksek değer elde eden kuruluşların iş akışlarını temelden yeniden tasarlama konusunda diğer şirketlere göre yaklaşık üç kat daha önde olması.
Bu veriler, yapay zekanın yalnızca kullanılmasının değil, şirketlerin çalışma biçimlerine entegre edilmesinin de önem taşıdığını gösteriyor.
Kurumsal Yapay Zekada Öne Çıkan Araştırma Verileri
| Gösterge | Araştırma Sonucu |
|---|---|
| Araştırmanın kapsadığı ülke sayısı | 105 |
| Katılımcı sayısı | 1.993 |
| En az bir işlevde düzenli yapay zeka kullanımı | %88 |
| Yapay zekayı kurum genelinde ölçeklendirmeye başlayanlar | Yaklaşık üçte biri |
| Yüksek değer üreten kuruluşların iş akışlarını yeniden tasarlama eğilimi | Diğerlerine göre yaklaşık 3 kat |
Kaynak: Haberde aktarılan McKinsey State of AI araştırması bulguları.
IAS CTO’su Bahtiyar Tan Yapay Zekaya Hazırlık Şirketin Kendi İşleyişini Tanımasıyla Başlıyor
Kurumsal kaynak planlama ve iş teknolojileri alanında faaliyet gösteren IAS, yapay zekanın iş süreçlerinde değer yaratabilmesi için şirketlerin dijital altyapılarını bütüncül biçimde değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
IAS CTO’su Bahtiyar Tan, şirketlerin yapay zeka yatırımlarından önce mevcut iş süreçlerinin ne kadar dijitalleştiğini, izlenebilir olduğunu ve ölçülebildiğini analiz etmesinin önemini vurguladı.
“Şirketlerin görünen sorusu ‘Yapay zekayla ne yapmalıyız?’ Ancak verilecek yanıt, mevcut çalışma biçiminden bağımsız değil. Veriler farklı sistemlere dağılmışsa, süreçler yeterince dijitalleşmemişse ve kararlar ağırlıklı olarak kişisel deneyime dayanıyorsa en gelişmiş modellerin katkısı bile sınırlı kalır.”
Tan, kurumsal yapay zeka hazırlığının şirketin kendi işleyişini görünür, ölçülebilir ve yönetilebilir hâle getirmesiyle başladığını ifade etti.
Yapay Zeka Yatırımlarında Veri Kalitesi ve Dijital Altyapı Belirleyici
Şirketlerin uzun yıllardır yatırım yaptığı kurumsal kaynak planlama, otomasyon, bulut bilişim, veri analitiği ve entegrasyon sistemleri, yapay zeka uygulamalarının verimli çalışabilmesi için temel oluşturuyor.
Bu teknolojiler, kurumsal verilerin ortak bir altyapıda toplanmasını ve farklı iş birimleri arasında kullanılmasını sağlıyor.
Yapay zeka modellerinin üreteceği analizlerin ve önerilerin güvenilirliği de büyük ölçüde bu verilerin doğruluğuna, güncelliğine ve erişilebilirliğine bağlı bulunuyor.
Verilerin birbirinden bağımsız sistemlerde tutulması veya iş süreçlerinin yeterince dijitalleşmemiş olması, yapay zeka uygulamalarının şirket genelinde kullanılmasını zorlaştırabiliyor.
ERP Sistemlerinin Rolü Yapay Zeka ile Değişiyor
Kurumsal kaynak planlama (ERP) sistemleri, şirketlerin finans, üretim, satış, satın alma, stok ve operasyon gibi temel süreçlerini ortak bir yapıda yönetmesini sağlıyor.
Yapay zekanın iş süreçlerine dahil olmasıyla birlikte ERP sistemlerinin rolü de yalnızca kayıt tutma ve süreçleri standartlaştırmanın ötesine geçiyor.
IAS CTO’su Bahtiyar Tan, ERP sistemlerinin şirket içindeki farklı süreçler arasında ortak bir veri dili oluşturduğunu belirtti.
“ERP sistemleri veriyi kayda geçirmenin ötesinde süreçler arasında ortak bir dil kuruyor. Otomasyon, bulut, analitik ve entegrasyon çözümleri de bilginin akışını ve kullanılabilirliğini güçlendiriyor.”
Tan’a göre yapay zeka, bu dijital altyapı üzerinde verileri anlamlandırma, öngörü oluşturma ve karar mekanizmalarını destekleme kapasitesini geliştirebilir.
Ancak elde edilecek sonuç, yapay zekayı besleyen verilerin güvenilirliğine ve şirket sistemlerinin birbiriyle uyumlu çalışmasına bağlı.
Yapay Zeka Modellerine Erişim Kolaylaştıkça Rekabetin Kuralları Değişecek
Gelişmiş yapay zeka modellerinin daha erişilebilir hâle gelmesi, şirketler arasındaki rekabet açısından yeni bir döneme işaret ediyor.
Benzer yapay zeka araçlarının farklı işletmeler tarafından kullanılabilmesi, yalnızca teknoloji seçimi üzerinden kalıcı rekabet avantajı elde edilmesini zorlaştırıyor.
Bahtiyar Tan, önümüzdeki yıllarda modellerin maliyetlerinin düşmesini ve belirli yeteneklerin standartlaşmasını beklediklerini belirtti.
“Önümüzdeki birkaç yıl içinde modellerin daha erişilebilir hâle gelmesini, maliyetlerin düşmesini ve belirli yeteneklerin standartlaşmasını bekliyoruz. Bu yakın gelecekte benzer araçlara ulaşabilen şirketleri birbirinden ayıracak unsur ise kimin kendi verisini ne kadar anlamlı kullanabildiği olacak.”
Tan’a göre şirketlerin kendi verilerini, süreç bilgilerini ve kurumsal hafızalarını karar mekanizmalarına ne ölçüde dahil edebildiği, rekabet avantajında giderek daha önemli bir unsur hâline gelecek.
Dijital Olgunluk Şirketlerin Yapay Zekadan Elde Edeceği Değeri Belirleyecek
IAS’ın değerlendirmesine göre yapay zekaya hazırlık yalnızca teknik altyapı yatırımlarıyla sınırlı değil.
Şirketlerin bilgi üretme, bilgiyi paylaşma, süreçleri ölçme ve veriye dayalı karar alma biçimleri de dijital olgunluğun temel unsurları arasında yer alıyor.
Bu nedenle kurumsal yapay zeka dönüşümünde farklı sistemlerin entegre edilmesi kadar, çalışanların ve yöneticilerin teknolojiyi iş süreçlerine nasıl dahil ettiği de önem taşıyor.
Bahtiyar Tan, süreçlerini ölçebilen, kurumsal bilgilerini karar mekanizmalarında değerlendirebilen ve dijital yatırımlarını birlikte çalıştırabilen şirketlerin daha güçlü bir konuma ulaşacağını ifade etti.
Yapay Zeka Şirketlerin Yönetim Anlayışını da Dönüştürecek
Yapay zekanın iş dünyasındaki etkisi, operasyonel süreçlerin otomasyonuyla sınırlı kalmıyor. Teknoloji, şirketlerin karar alma ve yönetim biçimlerini de yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.
IAS CTO’su Bahtiyar Tan, yapay zekanın şirketlerin bugüne kadar gerçekleştirdiği dijital dönüşüm yatırımlarının ne kadar etkili olduğunu da görünür kılacağını belirtti.
“Yapay zeka, bugüne kadar gerçekleştirilen dijital dönüşümün ne kadar derine indiğini gösterecek ve aynı zamanda kurumlara kendi iş yapma biçimlerini yeniden düşünme fırsatı verecek.”
Tan, yapay zekanın gelecekteki etkisinin yalnızca teknolojik yeteneklerle değil, şirketlerin yönetim anlayışlarını ve çalışma biçimlerini ne ölçüde değiştirebildikleriyle belirleneceğini vurguladı.
“Önümüzdeki dönemde yapabileceklerimizi teknolojinin yetenekleri kadar, onun yönetim anlayışımızı ve çalışma biçimlerimizi ne ölçüde dönüştürebildiği belirleyecek. Kalıcı değer de bu karşılıklı dönüşümden doğacak.”
Şirketler İçin Yapay Zekada Kalıcı Başarının Anahtarı Kurumsal Hazırlık
McKinsey’nin araştırma sonuçları ve IAS’ın değerlendirmeleri, şirketlerin yapay zeka kullanımında yeni bir aşamaya geçtiğini ortaya koyuyor.
Yapay zeka araçlarının yaygınlaşması önemli bir gelişme olsa da teknolojinin kurumsal ölçekte değer üretmesi, veri altyapısının güçlendirilmesini ve iş süreçlerinin yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor.
ERP, otomasyon, bulut ve veri analitiği yatırımlarını birbirleriyle uyumlu biçimde kullanan şirketlerin yapay zeka uygulamalarını daha etkili şekilde iş süreçlerine dahil etmesi bekleniyor.
IAS CTO’su Bahtiyar Tan’ın değerlendirmesine göre gelecekte şirketleri birbirinden ayıracak temel unsur, hangi yapay zeka modelini kullandıklarından çok, kendi verilerini ve kurumsal birikimlerini ne kadar etkili değerlendirebildikleri olacak.
















