Hayri Ergin: Sinemanın Usta Makinisti

Anadolu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Bölümü’nden mezun olduktan sonra, 1993 yılında üniversite bünyesinde personel olarak çalışmaya başlayan Hayri Ergin, sinema dünyasına adım attığı ilk günlerde kendini makinist olarak buldu. Bu süreç, onun sinemaya olan tutkusunu derinleştirdi ve hayatının büyük bir parçası haline geldi.
Sinema Anadolu’da görev aldığı ilk dönemlerde, kömürlü film makineleriyle çalışarak, sinemanın büyülü dünyasına ilk adımlarını attı. Makinelerin çalışma prensiplerini öğrenmek için gösterdiği çaba, onu sadece bir makinist değil, aynı zamanda bir sinema tutkununa dönüştürdü. Öğrencilerle birlikte pencereden izlediği filmler, onun için sadece bir iş değil, aynı zamanda bir yaşam biçimiydi.
“Film Seyretmeyi, Sinemayı Çok Seviyordum”
Hayri Ergin, yıllardır “sıfır hata” prensibiyle çalıştığını ve sinemaseverlere sunduğu her filmin kendisi için bir deneyim olduğunu vurguladı. Şunları ifade etti:
“Film seyretmeyi, sinemayı çok seviyordum. Tesadüfen buraya düştüm. Burada çok sayıda film izleme fırsatım oldu ve hala izliyorum. Oynattığım filmlerin içinde seyretmediğim çok nadirdir. Hasta veya yorgun değilsem, hemen hemen tüm filmleri izledim. Seyirci salona girdiğinde ve ben filmi başlattığımda, sanki ben de onlarla birlikteyim, aralarındaki duygusal bağı hissediyorum. Eğer seans kalabalık değilse, canım sıkılır; daha fazla seyirci geldiğinde ise içimde büyük bir sevinç duyuyorum.”
Üniversite bünyesindeki festival dönemlerinde, günde beş farklı filmi beyaz perdeye aktaran Ergin, makinist odasını evi gibi benimsemiş durumda. Bu odada geçirdiği yıllar, onun için bir yaşam tarzı haline geldi.
“Eğitimini Almadım, Çalışarak Zamanla Öğrendim”
Eski filmleri düzenleme konusundaki deneyimlerini paylaşan Ergin, şu şekilde devam etti:
“Filmler bazen makinelerden geçerken kopmalar veya yırtılmalar olabiliyor. Ses bandındaki sorunları tespit edip temizlemek gerekiyor. Bu işlemler için özel yöntemler mevcut. Küçük parçalarla kesim yapmalısınız ve eğer dişler kırılmışsa özel bir bantlama sistemi kullanmalısınız. Makineden geçer mi geçmez mi, nerede kopar, bunları iyi analiz etmeniz gerekiyor. Bunun bir eğitimini almadım, çalışarak zamanla öğrendim. Odamdaki tezgahta birleştirme işlemlerini yapıyorum. Her film, gösterimden sonra tekrar sökülüp kutulara yerleştirilmelidir. Tüm makinistler bu işlemleri yapar. Film bittiğinde makarasını tekrar başa almanız gerekiyor. Tezgahımda bu işlemleri titizlikle gerçekleştiriyorum.”
“Sinema Anadolu Benim Dünyam”
Hayri Ergin, emektarı olduğu Sinema Anadolu’nun kendisine kattığı değerlerin altını çizerek, bu mekânın onun için ayrı bir öneme sahip olduğunu belirtti. Makinistliğin zorluklarına da değinerek, “Makinistlik çok özel bir meslek. Herkes bu zorluğu göğüsleyemez. Gürültülü bir ortamda, kışın soğuk, yazın sıcak bir atmosferde çalışmak için gerçekten sinemayı sevmek gerekiyor. Sadece ‘işimi yapayım’ anlayışıyla çalışmak, bu mesleği sıkıcı hale getirir.” dedi.
Ergin, üniversitenin kendisi için bir gelişim alanı olduğunu ve burada pek çok değerli anı biriktirdiğini dile getirerek, “Çocuklarım zaman zaman iş yoğunluğundan dolayı şikayet etse de, bu işi sevdiğimi bildikleri için pek sorun çıkmıyor. Burası benim için ayrı bir dünya, bana çok şey kattı. Ailem ve Sinema Anadolu, hayatımda önemsediğim iki şey. Önemli sinema sanatçılarını görmek, benim için her zaman ilgi çekici ve değerli olmuştur.” şeklinde sözlerini tamamladı.












