Stevenson’dan Gazze Üzerine Çarpıcı Değerlendirmeler
Ünlü oyuncu ve tiyatrocu Stevenson, İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü saldırılar ve protesto hakkı bağlamında İngiltere’de yaşanan ifade özgürlüğü tartışmalarına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Stevenson, Gazze’deki mevcut durumu “felaket” olarak nitelendirerek, bu bölgedeki insanlık dramının boyutlarının, kendisinin şimdiye dek tanık olduğu her şeyin ötesinde olduğunu ifade etti.
Stevenson, “Küresel bir sadizm yaşanıyor. İnsanlar bu bombardımanı, yangınları, patlamaları, açlığı, hastalıkları, hastanelerin bombalanmasını ve tüm altyapının yok edilmesini izliyor. Yardımlar engelleniyor ve dünya genelinde birkaç onurlu istisna dışında birçok ülke, özellikle bizim ülkemiz (İngiltere), Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa’nın büyük kısmı sadece bunu izliyor ve gözlerini çeviriyor.” dedi.
İngiltere’nin hala İsrail’in Gazze’yi bombalamak için kullandığı F-35 savaş uçaklarının parçalarının satışını devam ettirdiğini vurgulayan Stevenson, “Hiçbir şey Başbakanımızı bunu durdurmaya ikna edemiyor gibi görünüyor.” şeklinde konuştu. Bu durum, uluslararası toplulukta derin bir endişe yaratırken, insanlık adına kaygı verici bir tablo da çizmektedir.
Stevenson, Gazze’de soykırımın yaklaşık 2 yıldır sürdüğüne dikkat çekerek, bu süreçte 20 binden fazla çocuğun hayatını kaybettiğini, enkaz altında kalan çocukların ise bu sayıya dahil edilmediğini belirtti. “İnsanlığın bu dramı, bir insanlık felaketi olarak görmesi ve bunun durması için sesini yükseltmesi gerektiğini” vurguladı.
“Gazze ya da Filistin Üzerine Sesimi Kısamayacağım”
Stevenson, İngiliz polisinin, 18 Ocak’ta çok sayıda gözaltı yaptığı Filistin’e destek yürüyüşü de dahil olmak üzere Londra’da düzenlenen birçok gösteriye katıldığını ifade etti. 18 Ocak’taki yürüyüşte polisin müdahalesinin hükümetten gelen talimatlarla gerçekleştirildiğini değerlendirdi.
İngiltere’de protesto hakkının tarihi önemine işaret eden Stevenson, son dönemde özellikle Filistin yürüyüşlerine yönelik müdahalelerin, protesto hakkı ve ifade özgürlüğünün Avrupa’da giderek zayıfladığını gösterdiğini kaydetti. Protesto hakkının son derece değerli olduğunu ve bu hak için mücadele etmeye devam edeceğini vurgulayan Stevenson, baskılara rağmen Filistin yürüyüşlerine katılmaya devam edeceğini söyledi.
Stevenson, “Durmayacağım. Gösterilere gitmeye devam edeceğim. Gazze ya da Filistin hakkında konuşmaktan vazgeçmeyeceğim çünkü bu ülkede hala ifade özgürlüğümüz olduğuna inanmam gerekiyor. Buna devam etmek zorundayım.” şeklinde sözlerini noktaladı. Bu kararlılığı, hem bireysel bir direniş hem de toplumsal bir çağrının ifadesi olarak değerlendirilebilir.

















