1. Haberler
  2. Kültür Sanat
  3. Kötülüğün Döngüsü: 7 Yıl Sonra Sahnede Yeniden Hayat Buldu, İzleyicileri Şaşkına Çeviren Detaylar!

Kötülüğün Döngüsü: 7 Yıl Sonra Sahnede Yeniden Hayat Buldu, İzleyicileri Şaşkına Çeviren Detaylar!

Kötülüğün Döngüsü, 7 yıl aradan sonra sahnede yeniden hayat buldu. Bu gösterim, izleyicileri şaşkına çeviren detayları ve derin temaları ile dikkat çekiyor. Sanatın karanlık yüzünü keşfetmek için bu benzersiz deneyimi kaçırmayın.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Henry James’in Eserinden Uyarlanan Oda Operası, Kadıköy’de Sahnelenecek

Henry James’in aynı adlı hikayesinden esinlenerek hayata geçirilen ve Myfanwy Piper tarafından kaleme alınan librettosuyla dikkat çeken eser, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi’nde izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Bu etkileyici opera, iki çocuğa bakmak üzere görevlendirilen genç bir mürebbiyenin, geçmişte yaşamış olan uşak ve mürebbiyenin hayaletlerini gördüğüne dair inançlarını sorgulamasını konu alıyor.

Rejisörlüğünü Aytaç Manizade’nin üstlendiği bu operada, uluslararası üne sahip orkestra şefi Richard Hetherington da sahnedeki yerini alacak.

“Her Eseri Dünyanın En Önemli Ustalarıyla Ortaya Çıkartıyoruz”

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, gösteriye ilişkin Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, eseri yeniden repertuvara eklemenin sevincini yaşadıklarını belirterek, “Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda bizi takip eden önemli bir seyirci kitlesi mevcut. Tüm temsilcilerimiz dolup taşıyor. İzleyicilerimize farklı operalar, konserler ve dans gösterileri sunma misyonundayız. Bu açıdan bu eser, oldukça anlamlı.” dedi.

Akgün, eserin 1954’te Venedik Bienali için sipariş edilen bir oda operası olduğunu aktararak, “Bu eser, çağdaş zamanın dinamiklerine uygun bir yapıdadır. Büyük sahnelerin yanı sıra, günümüz insanına daha erişilebilir olabilmek için minimal ölçekte tasarlanmış eserler de bulunmaktadır. Bu eserleri sanatseverlerle paylaşmak, bizim sorumluluğumuzdur. Bu nedenle, 20. yüzyıl müziğinden bir örneği repertuvarımıza dahil ettik. Çok yetkin solist kadromuzla birlikte Londra’dan gelen şefimiz, bu eseri bizimle birlikte yeniden çalıştı.” şeklinde konuştu.

“Sanat Kurulumuz Burada En İyi Verimi Alacağımız Eserleri Tek Tek Seçiyor”

Caner Akgün, İDOB’un, önemli sanatçılarla iş birliği yaparak seyirciye en nitelikli eserleri sunan bir kurum olarak varlığını sürdürdüğünü vurguladı. “Biz, 1960’tan bu yana, İstanbul Şehir Tiyatrosu’ndan itibaren gerçekleştirdiğimiz her eseri, dünyanın en önemli ustalarıyla fikir alışverişi yaparak sahneye koyuyoruz. Aytaç Manizade’nin rejisi ve yaratıcı kadromuzun eserleriyle çok heyecanlı bir şekilde, yeniden prömiyere hazırlanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Süreyya Operası Sahnesi’nin, mekana özgü eserleri seçme konusunda bir avantaj sağladığını dile getiren Akgün, şunları kaydetti: “Sanat kurulumuz burada en iyi verimi alacağımız eserleri özenle seçiyor. Esas olan, bu eserleri yeniden sahneye koymak değil, aynı zamanda yeni gelen eserlere de yer vermek istiyoruz. Burayı, Türkçe eserlerin, operetlerin, Türk eserlerinin yeni prömiyerlerinin yapıldığı, aynı zamanda evrensel boyutta oda operalarının, barok operaların ve bazı klasik dönem eserlerinin sahnelendiği bir merkez haline dönüştürmeyi planlıyoruz.”

Akgün, 1 Mart’a kadar sürecek olan 6 temsilin, sanatseverlerin beğenisine sunulacağını belirterek, “Sanırım birkaç bilet kaldı. Sanatseverleri, bir an önce bilet almak için harekete geçmeleri konusunda uyarmak istiyorum.” şeklinde sözlerini tamamladı.

“Gerilimi Fazla, Duygusu Yoğun Bir Eser”

Aytaç Manizade, eserin 2011 yılında sahnelendiğini hatırlatarak, “Şimdi tekrar gündeme geldi ve repertuvara alındı. 12 kişilik ekibimizin sekizi yeni katıldı. Kısa sürede yoğun bir çalışma gerçekleştirdik. James’in önemli bir eseri. Britten bu eseri besteliyor ve 20. yüzyılın en başarılı oda operalarından biri olarak kabul ediliyor. Son derece az kadrolu olmasına rağmen içeriği oldukça derin bir eser.” ifadelerini kullandı.

Psikolojik bir gerilim barındırdığını vurgulayan Manizade, “Çocukların da yer aldığı bir gerilim eseri. Bu nedenle, derin bir anlatıma sahip. Seyrettiğinizde sürekli yorum yapma gereği hissediyorsunuz. Ben çalışırken bu şekilde düşündüm; ‘Bu da olur, şu da olabilir.’ Her cümlesinde bir şeyler bulup üretebiliyorsunuz. Gerilimi oldukça yüksek, duygusu da yoğun bir eser.” şeklinde konuştu. Manizade, eserde yer alan herkesin büyük bir heyecan içinde olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti: “Son derece zorlu bir müzik. Çocuk solistler, beklediğimden çok daha yetenekli. Başlangıçta asistanlar çalışmaya başladı, sonrasında ben devraldım. Çok güzel bir iş çıkaracaklarını görünce oldukça mutlu oldum. Bir tanesi, operamızda genç bir soprano. Yoğun bir program içinde bu çalışmayı gerçekleştirdik. Hepimiz eseri çok sevdiğimiz için en iyi şekilde sunmak adına azimle çalıştık.”

Eserin dekor tasarımını Efter Tunç, kostüm tasarımını Ayşegül Alev, ışık tasarımını Cem Yılmazer üstleniyor. İngilizce olarak sahnelenecek eser, Türkçe üst yazı ile de izleyiciye sunulacak.

Opera, 2013 yılında Macaristan’da gerçekleştirilen “Armel Opera Competition” festivalinde “En İyi Prodüksiyon” da dahil olmak üzere dört farklı ödüle layık görüldü. Eser, en son 2018’de sanatseverlerle buluşmuştu. Bugün, yarın, 21, 24, 25 ve 28 Şubat’ta Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi’nde izlenebilecek.

0
be_enmi_
Beğenmiş
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Kötülüğün Döngüsü: 7 Yıl Sonra Sahnede Yeniden Hayat Buldu, İzleyicileri Şaşkına Çeviren Detaylar!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Patronlar Kulübü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!