Garanti BBVA tarafından kurulan Salt, Türkiye performans sanatının öncü isimlerinden Salim Özgilik (Moni)’nin üretim pratiğine odaklanan yeni yayını **“Moni”**yi yayımladı. Türkçe ve İngilizce olarak iki ayrı kitap halinde hazırlanan yayın, sanatçının 1985’ten bu yana sürdürdüğü provokatif, katılımcı ve deneysel çalışmaların kapsamlı bir haritasını sunuyor.
Performans sanatının belleği: Moni’nin pratiğine derin bir bakış
Moni Salim Özgilik iş birliğinde hazırlanan proje, sanatçının 1989 tarihli ilk kitabı Moni ’89 ile 2020’de Salt Araştırma’da erişime açılan kişisel arşivini temel alıyor. Yayın, resimden duvar resmine, enstalasyondan performans ve happening’e uzanan üretimleriyle Moni’nin Türkiye sanat tarihindeki özgün yerini yeniden değerlendiriyor.
Salt’tan Sezin Romi, kitabın amacını şöyle özetliyor:
“Bu proje, 2019’dan bu yana süren araştırmayı yeni okuma ve yorumlamalarla zenginleştirmekle kalmıyor; performans sanatının tarihiyle ilgilenen araştırmacılar için de önemli bir referans olmayı hedefliyor.”
Türkiye’de performans sanatına ışık tutan yayın
Ali Cindoruk (KHORA) tarafından tasarlanan kitap, yalnızca Moni’nin üretim pratiğini değil, aynı zamanda Türkiye’de performans sanatının gelişimini ve dönüşümünü de belgeler nitelikte.
Aslıhan Demirtaş, Bora Gürdaş, Catherine Spencer, Sevi Bayraktar ve Suzana Marjanić gibi isimlerin yazılarının yer aldığı yayında, Moni’nin Ankara’dan New York’a uzanan sanatsal yolculuğu, manifestolar ve arşiv belgeleriyle destekleniyor.
Performans sanatına karşılaştırmalı bir okuma
Bora Gürdaş, Moni’nin Türkiye sanat tarihindeki görünmez konumuna odaklanıyor.
Aslıhan Demirtaş, sanatçının Ankara’daki kamusal müdahalelerini kentin dönüşümüyle ilişkilendiriyor.
Catherine Spencer, Moni’nin buluntu nesnelerle kurduğu üretim biçimlerini Allan Kaprow ve Carolee Schneemann’ın işleriyle karşılaştırıyor.
Sevi Bayraktar, sanatçının performanslarını Türkiye’deki sanat-siyaset ekseninde değerlendiriyor.
Suzana Marjanić ise 1980’ler ve 1990’larda Hırvatistan’daki performans hareketleriyle Moni’nin üretimi arasındaki paralellikleri inceliyor.
Sanatçının kendi anlatımıyla: “Moni’nin Hikâyesi”
Kitapta ayrıca 1989’da yazılmaya başlanan ve 2025’e kadar güncellenen bir otobiyografi ile Sezin Romi’nin Moni’yle gerçekleştirdiği kapsamlı bir söyleşi yer alıyor.
Moni, bu süreçte kendisini “atık objeler, kıyıdaki düşünceler ve kitapta kalan kavramlar”dan beslenen bir sanatçı olarak tanımlıyor. Beytepe Kampüsü’nde başladığı üretim sürecinde, kamusal alanı sahneye dönüştüren performanslarıyla dikkat çekmiş; ardından Ankara’nın kamusal mekânlarında izleyiciyi katılımcıya dönüştüren işler üretmişti.
Ankara’dan New York’a uzanan sanat serüveni
1992’de cebinde sadece 500 dolar ve “üç kuruşluk İngilizcesiyle” New York’a taşınan Moni, The City College of New York’ta sanat tarihi ve müzecilik eğitimi aldı.
Burada Studio 225 ve Wisteria Art Space gibi mekanlarda sergilere katıldı, Earthdance topluluğunda performanslara dahil oldu. Aynı dönemde sadece üç sayı çıkan Yenirakı adlı Türkçe fanzini kurdu ve Domus, Milliyet Sanat ile Hürriyet Gösteri dergilerine yazılar yazdı.
Yeni dönem: Resme geri dönüş
Salt’ın “Sahnede 90’lar” sergisiyle (Salt Beyoğlu, 2022–2023; Kunstverein in Hamburg, 2024) yeniden gündeme gelen sanatçı, bugün Kaş ve Los Angeles’ta yaşıyor. Yeniden üretime başlayan Moni, son dönemde resim ve enstalasyonlara yoğunlaştığını belirtiyor:
“Heyecan dolu ve cesaret ürünü olarak nitelendirilen işlerimin gün yüzüne çıkması birçok insanı şaşırtıyor. Bu ilgi beni motive ediyor ve gelecekte daha fazlasını yapmaya teşvik ediyor.”
Salt Galata’da Moni söyleşisi
Yayın kapsamında 22 Ekim Çarşamba günü saat 19.00’da Salt Galata’da bir söyleşi düzenlenecek. Küratör Vasıf Kortun’un moderatörlüğünde gerçekleşecek etkinlikte, Moni’nin Ankara’daki öğrencilik yıllarından günümüze uzanan üretim pratiği konuşulacak.
Detaylı bilgiye saltonline.org adresinden ulaşılabiliyor.

















