Antimikrobiyal Direnç (AMR), dünya genelinde halk sağlığına yönelik en büyük on tehditten biri olarak kabul ediliyor. Bu “sessiz pandemi” olarak tanımlanan sorun, insanların veya hayvanların vücudunun antibiyotiğe dirençli hale gelmesiyle değil, bakterilerin antibiyotik tedavisine karşı geliştirdikleri hayatta kalma yetenekleriyle ilgilidir. Günümüzde, antibiyotiğe dirençli bakteriler, hastalıkların tedavisinde antibiyotiklerin etkinliğini azaltıyor ve insan ile hayvan sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Tek Sağlık Çalışma Grubu Kurucu Başkanı ve Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Serap Süzük Yıldız, bu konuda önemli açıklamalarda bulundu. Yıldız, antibiyotiklerin kullanıma girmesiyle direnç gelişiminin arttığını belirtti ve bu direncin sadece insan kullanımından kaynaklanmadığını vurguladı. Hayvancılık, tarım ve endüstrideki antibiyotik kullanımı ve kalıntıları da direncin yaygınlaşmasına neden olan faktörler arasında yer alıyor.
Yıldız, “Antibiyotik direnci, bakterilerin bir hayatta kalma stratejisi olarak görülebilir. Yeni herhangi bir antibiyotik, bu soruna çözüm olmaktan ziyade yönetilebilir bir sorun oluşturur” dedi. Antimikrobiyal Dirençle mücadelede “Tek Sağlık” yaklaşımının önemini vurgulayan Yıldız, bu yaklaşımın insan, hayvan, gıda ve çevre politikalarının entegre edilmesini gerektirdiğini belirtti. Farklı laboratuvarların birlikte çalışması ve verilerin paylaşılmasının bu süreçte hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.
Yıldız, antimikrobiyal dirençle mücadelede profesyonellerin ve halkın eğitimi ile farkındalık yaratmanın yanı sıra davranış değişikliğine de ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Sağlık profesyonellerinin antimikrobiyallerin kullanımına ilişkin yönergeleri takip etmeleri gerektiğini vurgularken, hastaların da şu tavsiyelere uymalarını önerdi:
- Soğuk algınlığı enfeksiyonlarında reçetesiz antibiyotik kullanmayın.
- Öksürük veya hapşırma gibi semptomlarınız varsa cerrahi maske kullanarak başkalarının enfekte olmasını engelleyin.
- Enfeksiyonlardan korunmak için sık sık el hijyeni uygulayın.
- Semptomlarınız uzun sürerse doktora danışın ve antibiyotik kullanmanız gerekiyorsa doktor önerilerine göre tedavi alın.
- Hijyen kurallarına sıkı sıkıya uyun.
Avrupa Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) 2008 yılı itibariyle 18 Kasım’ı “Antibiyotik Farkındalık Günü” olarak belirlemiştir. Bu tarih, viral soğuk algınlığı enfeksiyonlarının arttığı ve genellikle antibiyotik reçete edildiği bir döneme denk gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ise 2015 yılında 18-24 Kasım tarihlerini “Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası” olarak ilan etmiştir. Bu etkinlikler, hem bir hafta boyunca hem de küresel çapta kutlanarak, antimikrobiyal direnç konusunda farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır.
Antibiyotiklerin doğru tanıda ve hekim önerisiyle kullanılması, antimikrobiyal dirençle mücadelede kritik bir öneme sahiptir.












