Erkeklerde yaşın ilerlemesiyle birlikte ürolojik hastalıkların görülme sıklığı artış gösteriyor. Prostat büyümesi, prostat kanseri ile mesane ve böbrek kaynaklı kanserler; erken tanı sağlanmadığında ciddi ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Hormonal ve hücresel değişimler riski artırıyor
Üroloji Uzmanı Meftun Çulpan, yaşlanma sürecinde ortaya çıkan biyolojik değişimlere dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Hormonal dengelerdeki değişiklikler, dokuların kendini yenileme kapasitesinin azalması ve hücresel düzeyde biriken hasar, özellikle 45 yaş sonrasında prostat, mesane ve cinsel işlevle ilişkili hastalıkların daha sık görülmesine neden oluyor.”
Prostat ve mesane hastalıkları sessiz ilerleyebiliyor
Doç. Dr. Çulpan, prostat kanseri ve bazı mesane hastalıklarının uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini vurguladı. Bu durumun tanıda gecikmelere yol açtığını belirten Çulpan, şu uyarıda bulundu:
“Belirti vermeyen hastalıklar, genellikle ileri evrede fark ediliyor. Bu da tedavi seçeneklerini kısıtlıyor. Düzenli ürolojik muayeneler, henüz şikâyet oluşmadan hastalığın saptanmasını mümkün kılıyor.”
Erken tanı yaşam kalitesini koruyor
Birçok ürolojik hastalığın erken evrede yakalandığında başarıyla tedavi edilebildiğini ifade eden Çulpan, erken tanının sağladığı avantajları şöyle sıraladı:
Tedavi başarısının artması
Daha az invaziv tedavi yöntemlerinin uygulanabilmesi
Tedaviye bağlı yan etkilerin azalması
Günlük yaşam kalitesinin korunması
Ürolojik hastalıklardan korunmak mümkün mü?
Doç. Dr. Meftun Çulpan, riskleri azaltmak için yaşam tarzının büyük önem taşıdığını belirterek şu önerilerde bulundu:
“Sağlıklı ve dengeli beslenmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sigaradan uzak durmak ve ideal vücut ağırlığını korumak, ürolojik hastalıkların görülme riskini azaltabilir.”
Ancak Çulpan, bu önlemlerin tek başına yeterli olmadığını özellikle vurguladı.
“45 yaş üzerindeki erkekler düzenli kontrol yaptırmalı”
Koruyucu yaşam alışkanlıklarının, düzenli tıbbi kontrollerin yerini tutamayacağını belirten Çulpan, şu çağrıda bulundu:
“45 yaş üzerindeki erkeklerin, herhangi bir şikâyeti olmasa bile belirli aralıklarla ürolojik değerlendirmeden geçmesi son derece önemlidir. Erken tanı, hayat kurtarır.”














