Aniden yükselen korku, hızlanan kalp atışları ve kontrolü kaybetme hissi… Panik atak yaşayan bir kişi için zorlayıcı olan yalnızca o an olmayabilir. Yaşananların ardından gelen “Ya tekrar olursa?” düşüncesi, günlük hayatın nasıl planlandığını da etkilemeye başlayabilir. İşe giderken, toplu taşımaya binerken veya evde yalnız kalırken kişinin dikkati yeniden bedenine yönelebilir.
Bu süreçte bazı kişiler kalp atışlarını sık sık kontrol ederken bazıları kendilerini güvende hissetmedikleri ortamlardan uzaklaşır. Dışarı çıkarken yanında birinin bulunmasını istemek, çıkış kapısına yakın oturmak ya da daha önce atak yaşanan yere tekrar gitmemek zamanla günlük yaşamın bir parçası hâline gelebilir.
Korkunun Tekrarlanmasını Beklemek
Panik atak sonrasında kişi, bedenindeki değişikliklere karşı daha dikkatli hâle gelebilir. Merdiven çıkarken kalbin hızlanması veya sıcak bir ortamda terlemek, önceki atağı hatırlatabilir. Bu duyumların “Yine başlıyor” şeklinde yorumlanması korkuyu artırabilir; artan korkuyla birlikte bedensel duyumlar da daha belirgin hissedilebilir.
Burada yalnızca bedende ne olduğu değil, kişinin yaşadıklarına hangi anlamı verdiği de önem taşır. “Kontrolümü kaybedeceğim” ya da “Kimse bana yardım edemeyecek” gibi düşünceler, bulunulan ortamın daha tehdit edici algılanmasına yol açabilir.
Bununla birlikte her çarpıntı veya nefes darlığı panik atak olarak değerlendirilmemelidir. İlk kez ortaya çıkan, alışılmıştan farklı ya da şiddetli belirtilerde tıbbi değerlendirme önemlidir.
Hayatın Atak İhtimaline Göre Şekillenmesi
Kişi bir süre sonra kararlarını kendi isteklerinden çok, atak yaşama ihtimaline göre vermeye başlayabilir. Uzun bir yolculuğu ertelemek, kalabalık bir etkinliğe katılmamak veya yalnız dışarı çıkmamak kısa vadede rahatlatıcı gelebilir. Ancak kaçınılan durumlar çoğaldığında günlük yaşam giderek sınırlanabilir.
Psikolojik destek sürecinde ele alınabilecek konulardan biri de bu değişimdir. Kişinin hangi durumlardan uzaklaştığı, kendisini güvende hissetmek için neler yaptığı ve korkunun hayatında ne kadar yer kapladığı birlikte değerlendirilir. Amaçlar, kişinin ihtiyaçlarına ve yaşadığı güçlüklerin özelliklerine göre belirlenir.
Panik Atak İçin Psikolog Ararken
İzmir’de psikolog arayan kişiler için uzmanın panik atak ve kaygı alanındaki çalışma deneyimini incelemek, seçim sürecinde yararlı bir başlangıç olabilir. Uzmanın eğitim geçmişi, kullandığı terapi yaklaşımları ve görüşme sürecini nasıl yapılandırdığı hakkında bilgi edinmek, beklentilerin netleşmesine yardımcı olur.
Panik atakla ilgili destek almak isteyenlerin yalnızca atak anını anlatması gerekmez. Ataklar arasında yaşanan tedirginlik, sürekli bedeni kontrol etme ihtiyacı, kaçınılan ortamlar ve yakınlarından güvence alma davranışları da görüşmede paylaşılabilir.
2016 yılından beri İzmir’de psikolog arayanların en çok tercih ettiği psikolojik danışmanlık merkezlerinden biri olan Nora Psikoloji, internet sitesinde psikologlarının eğitimlerine ve çalışma alanlarına yer veriyor. Panik atak ve kaygı konularında destek arayan kişiler, uzman profillerini inceleyerek görüşme öncesinde bilgi edinebiliyor.
Online Görüşme Seçeneğini Değerlendirmek
Ulaşım, çalışma saatleri veya farklı bir şehirde yaşamak, yüz yüze görüşmeleri planlamayı zorlaştırabilir. Bu koşullarda online psikolog görüşmesi bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Görüşme biçiminin uygunluğu, kişinin ihtiyaçları ve bulunduğu ortamın koşulları dikkate alınarak uzmanla birlikte ele alınır.
Online görüşmeler için konuşmaların başkaları tarafından duyulmadığı bir alan ve kesintisiz iletişim kurmaya elverişli teknik koşullar önemlidir. Dışarı çıkma konusunda yoğun korku yaşayan kişilerde ise görüşme biçiminin seçimiyle birlikte, bu korkunun günlük yaşam üzerindeki etkisinin de ele alınması gerekir.
Nora Psikoloji’nin online görüşme seçenekleri ve uzmanları hakkında ayrıntılı bilgiye online psikologların listelendiği norapsikoloji.com/online-terapi/ adresinden ulaşılabilir.
Panik atakla ilgili destek arayışında ilk adım, yaşananları eksiksiz anlatabilmek değildir. “Yeniden olacak diye hayatımı kısıtlamaya başladım” demek de görüşmeye başlamak için yeterli olabilir.

















