Avrupa İş Dünyası Konfederasyonu (BusinessEurope), Avrupa Birliği’nin (AB) enerji ve iklim dostu dönüşümü konusundaki rekabetçiliğini ele alan bir çalışma yayımladı. Çalışmada, AB’nin enerji maliyetleri ve rekabet gücü konusundaki endişeler dile getirildi.
Enerji Fiyat Farkı ve Rekabet Dezavantajı
BusinessEurope’un çalışmasında, AB’nin enerji fiyatlarının ABD, Çin ve Hindistan’a kıyasla yüksek olduğu vurgulandı. Bu durumun Avrupalı şirketleri küresel rakiplerine karşı ciddi bir dezavantaja soktuğu belirtildi. Çalışmada, “Daha destekleyici AB enerji politikalarıyla kontrollü bir geçiş durumunda bile Avrupa’daki enerji maliyetlerinin 2050 yılına kadar ABD, Çin ve Hindistan’dakinden en az yüzde 50 daha yüksek olması bekleniyor” ifadesine yer verildi.
Acil Eylem Gerekliliği
Avrupa’nın sanayisini kaybetmeden 2050 yılına kadar iklim dostu bir hale dönüşebilmesi için enerji fiyat farkının kapatılması gerektiği vurgulanan çalışmada, karbon maliyet farkı ve enerjide rekabet açığının kararlı bir şekilde ele alınması gerektiği belirtildi. Yeni dönemde AB organlarının hızlı bir şekilde harekete geçmesi gerektiği kaydedildi.
Hidrojen Değer Zincirinin Güvence Altına Alınması
Çalışmada, yenilenebilir enerji kaynaklarının en az maliyetli yerlerde konuşlandırılması ve bu alandaki engellerin kaldırılması durumunda Avrupa’da toptan enerji fiyatlarının neredeyse yüzde 40 azaltılabileceği öngörülüyor. Yenilenebilir ve düşük karbonlu enerji kaynakları ile altyapı yatırımlarının artırılması, hidrojen değer zincirinin güvence altına alınması, izin prosedürlerinin hızlandırılması ve karbon fiyat farkının giderilmesi gerektiği ifade edildi.
Endüstriyel Üretimin Korunması
BusinessEurope Genel Direktörü Markus Beyrer, yüksek enerji fiyatlarının Avrupalı şirketlerin küresel rekabet gücünü ve endüstriyel üretimini ciddi şekilde engellemeye devam ettiğini belirtti. Beyrer, “Yüksek enerji fiyatları, Avrupalı şirketlerin küresel rekabet gücünü ve endüstriyel üretimini ciddi şekilde engellemeye devam ediyor” açıklamasında bulundu. Enerjiyi rekabetçi fiyatlarla güvence altına almanın, Avrupa’nın sanayi tabanını korumanın merkezinde yer alacağını vurguladı.

















