Birlikte ele alınan tartışmalarda, Avrupa Birliği’nin 2035 hedefiyle içten yanmalı motorların yasaklanması fikri piyasa aktörleri arasında başlangıçtan itibaren derin bir çekişmeye yol açtı. Birçok marka, 2030 itibarıyla tamamen elektrikli modellere geçiş öngörse de altyapı eksiklikleri ve talep belirsizlikleri bu planın uygulanabilirliğini sorgulatıyor. Bu durum sadece şirketleri değil, ulusal liderleri de konuyu tekrar gündeme getiriyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, bugün gerçekleştirilen zirvede, otomotiv sektörünün çıkarlarını korumanın “stratejik” bir nokta olduğuna vurgu yaparak AB-wide olarak 2035’te yeni benzinli ve dizel araç satışının yasaklanmasına karşı çıktığını açıkça ifade etti. Merz, “İçten yanmalı motorlar için 2035’te kesin bir sınır olmamalı.” dedi ve hükümetin yerel otomotiv tedarik zincirini iklim dostu sürüş teknolojilerine yönlendirmek için destek sunacağını kaydetti.
Hükümetin bu yönlü politikalarının amacı, küresel rekabet gücünü ve istihdamı korumak olarak belirtildi. Merz, elektrikli ve sürdürülebilir teknolojilere ilişkin çalışmaları iki hafta içinde Brüksel’deki Avrupa Konseyi’nde gündeme getireceklerini sözlerine ekledi.
Alman Maliye Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil ise otomotiv sektöründeki durumun acil bir esnekliğe ihtiyaç duyduğunu ve kararların daha hızlı alınması gerektiğini kaydetti.
ÇEVRE ORGANİZASYONLARINDAN PROTESTO
Görüşme sırasında çevre grupları Başbakanlık önünde protesto gösterileri düzenledi. „Daha fazla elektrikli araba” ve „Merz, içten yanmalı motor yasağına dokunma!” yazılı pankartlar taşıyan göstericilerin arasından polis bazı kişileri güvenlik tedbirleriyle uzaklaştırdı.
Zirveye otomobil üreticileri, tedarikçiler ve sendika temsilcileri ile otomotiv üreticilerinin bölgelerindeki başbakanlar katıldı. ACEA ve CLEPA, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e yönelik açıklamalarında 2035 karbon hedeflerinin artık uygulanabilir olmadığını savundu.
AB’nin 2035 Kararı ve Ülkelerin Tutumu
AB’nin iklim hedefleri kapsamında 2035’ten itibaren yeni otomobillerde sıfır emisyon şartını içeren yasa, 2023 yılında Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilmişti. Bu çerçevede üye ülkelerde yeni satışlarda içten yanmalı motorlu araçların satışı dönemsel olarak kısıtlanması öngörülmüştü. Ancak Almanya bu karara itiraz etmekte ve e-yakıt olarak bilinen sentetik yakıtlarla çalışan araçlara istisna getirilmesini talep etmişti.
Berlin, AB’nin emisyon azaltım hedeflerini gevşetmesini ve 2035 hedefinin yeniden ele alınmasını istiyor. Ülkeler arasındaki bu fark, Avrupa içindeki otomotiv politikalarının geleceğini şekillendirecek kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.

















