Türkiye’de turizmin yıl geneline yayılmasına yönelik arayışlarda termal ve sağlık turizmi öne çıkarken, Narlı Grubu üçüncü kuşak temsilcisi Yusuf Narlı, Mersin’in bu alanda büyüme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Narlı, bölgede yürüttükleri yatırımlarda geleneksel termal tesis anlayışını wellness ve sağlıklı yaşam uygulamalarıyla birleştirdiklerini belirtti.
Grubun Mersin’deki turizm yatırımlarının yanı sıra yapay zeka ve dijital dönüşüm uygulamalarına da odaklandığını aktaran Narlı, teknolojiyi otel operasyonlarından rezervasyon süreçlerine kadar farklı alanlarda kullanmaya başladıklarını ifade etti.
Termal Turizmde Mersin İçin Yeni Büyüme Alanı
Türkiye’nin turizm potansiyelinin yalnızca deniz turizmiyle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yusuf Narlı, termal ve sağlık turizminin önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağı görüşünü paylaştı.
Sağlık turizminde diş tedavisi ve saç ekiminin öne çıktığını ancak konaklamalı fizik tedavi ve termal turizmin de sektörün önemli alanları arasında bulunduğunu söyleyen Narlı, önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin sağlık turizminden 10 milyar dolarlık gelir elde etmesinin beklendiğini, bu gelirden termal tesislerin de pay alabileceğini ifade etti.
Mersin’deki Termal Kaynağa Yatırım
Türkiye’nin termal su kaynakları açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Narlı, mevcut kaynakların daha verimli kullanılması ve uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde tanıtılması gerektiğini belirtti.
Narlı, Mersin’deki termal suyun 6 bin 200 mineral değeriyle Türkiye’nin kıymetli su kaynaklarından biri olduğunun tespit edildiğini ifade ederek, bölgedeki yatırım kararlarında bu potansiyelin etkili olduğunu söyledi.
Mersin’de termal turizmin geliştirilmesinin, kentin turizm faaliyetlerini yılın 12 ayına yayma hedefinde önemli bir rol üstlenebileceğini belirten Narlı, yatırımlarını da bu doğrultuda şekillendirdiklerini aktardı.
Termal Tesis Anlayışını Wellness ile Birleştiriyorlar
Narlı Grubu’nun turizm yatırımlarındaki hedeflerinden biri de termal tesislere ilişkin geleneksel algıyı değiştirmek. Yusuf Narlı, yalnızca belirli yaş gruplarına veya hastalıkların tedavisine odaklanan bir yapı yerine sağlıklı yaşam merkezleri oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Bu kapsamda spor, yoga ve padel gibi aktiviteleri termal turizmle bir araya getirdiklerini belirten Narlı, insanların yalnızca sağlık sorunları ortaya çıktıktan sonra değil, sağlıklı yaşamlarını korumak amacıyla da bu tesislerden yararlanabilecekleri bir model üzerinde çalıştıklarını ifade etti.
Termal kaynakların spor ve wellness uygulamalarıyla birlikte değerlendirilmesiyle misafirlerin fiziksel ve ruhsal açıdan kendilerine zaman ayırabilecekleri bir deneyim oluşturulması hedefleniyor.
Yapay Zeka Otel Operasyonlarında Kullanılıyor
Narlı, dijital dönüşüm ve yapay zekanın grubun turizm faaliyetlerinde giderek daha fazla kullanıldığını belirtti.
Otelin teknik operasyonlarında kullanılan yapay zeka uygulamasının oluşan aksaklıkları anlık olarak ilgili ekiplere bildirdiğini aktaran Narlı, sistem sayesinde sorunlara daha hızlı müdahale edilebildiğini ve aksaklıkların misafire yansımadan çözülmesinin amaçlandığını söyledi.
Yapay zekanın rezervasyon süreçlerine de dahil edildiğini belirten Narlı, misafirlerin sorularının ilk aşamada hızlı şekilde yanıtlanması ve gerektiğinde sürecin insan desteğine aktarılması üzerine sistemler geliştirdiklerini kaydetti.
Narlı Grubu Turizmde Yeni Yatırım Fırsatlarını Değerlendiriyor
Turizm alanında büyümeyi hedeflediklerini açıklayan Yusuf Narlı, yatırım ortamındaki gelişmelere paralel olarak yeni fırsatları değerlendirdiklerini söyledi.
Grubun ana faaliyet alanının tekstil olduğunu belirten Narlı, tarım sektöründeki faaliyetlerinin de devam ettiğini ve mısır ile pamuk üretimi yaptıklarını ifade etti. Grup, Kahramanmaraş’taki sanayi yatırımlarını sürdürürken turizm yatırımlarında termal su kaynaklarının bulunduğu destinasyonlara odaklanıyor.
Mersin’in Gastronomi Potansiyeline de Yatırım
Narlı, Mersin’in turizm potansiyelinin yalnızca termal kaynaklarla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek kentin denizi, gastronomisi, yaylaları ve narenciye üretiminin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Grup, gastronomi alanında da Mersin’in narenciyesi ile Kahramanmaraş’ın süt ve dondurma birikimini bir araya getiren yeni bir dondurma markası oluşturdu.
Narlı, Mersin’in güçlü bir turizm destinasyonuna dönüşebilmesi için kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesinin önemli olduğunu ifade etti.
Çukurova Havalimanı ve Charter Uçuşlar Öne Çıkıyor
Çukurova Havalimanı’nın bölge turizmi açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu belirten Narlı, yabancı misafir sayısında artış yaşandığını söyledi.
Mersin’in yıl boyunca yabancı turist ağırlayabilmesi açısından doğrudan charter uçuşların başlamasının önem taşıdığını ifade eden Narlı, uluslararası uçuşların artmasının kentin yabancı turistler açısından daha güçlü bir destinasyon haline gelmesine ve bölge ekonomisine katkı sağlamasına yardımcı olabileceğini belirtti.
Mersin İçin Uluslararası Organizasyon Vurgusu
Mersin’in uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapma potansiyeline de değinen Narlı, kentin mevcut durumda çok büyük ölçekli organizasyonlar için yeterli yatak kapasitesine sahip olmadığını ancak butik ve orta ölçekli uluslararası etkinlikleri ağırlayabildiğini söyledi.
Geçmiş dönemde farklı ülkelerden sporcuların katıldığı organizasyonlara kendi tesislerinde ev sahipliği yaptıklarını belirten Narlı, bu tür etkinliklerin Mersin’in uluslararası tanıtımı açısından fırsat oluşturduğunu ifade etti.
Yusuf Narlı, Mersin’in turizmdeki potansiyelini daha güçlü şekilde değerlendirebilmesi için termal turizmden gastronomiye, ulaşım altyapısından uluslararası organizasyonlara kadar farklı alanların birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

















