Amsterdam’da binlerce kişi, ırkçılık ve faşizme karşı ses yükseltmek için cumartesi günü sokaklara döküldü. Barışçıl geçen gösteride herhangi bir gözaltı yaşanmadı.
Uluslararası Irkçılık ve Ayrımcılıkla Mücadele Günü kapsamında düzenlenen yürüyüş, bu yıl ilk kez faşizm karşıtlığı temasını da içerecek şekilde genişletildi. Gösterinin organizatörleri arasında Uluslararası Af Örgütü, Kick Out Zwarte Piet, Hollanda Filistin Komitesi ve Another Jewish Voice gibi insan hakları grupları yer aldı.
Filistin’den LGBT+ Haklarına: Mesaj Çok Netti
Göstericiler “Bir Daha Asla” ve “Gerçek mi, Faber mi?” gibi pankartlar taşırken, Filistin, Türkiye, Ukrayna ve Black Lives Matter bayrakları da meydanları süsledi. Katılımcılar, ırkçılığın farklı yüzlerine karşı güçlü bir mesaj vermeyi amaçladı.
Yerel medya kaynaklarına göre, yapılan konuşmalarda İsrail-Filistin çatışmasına dair eleştiriler öne çıktı. Bunun yanı sıra iklim krizi, göçmen işçilerin sömürülmesi, İslamofobi ve LGBT+ bireylerin maruz kaldığı ayrımcılık da yürüyüşte sıkça gündeme geldi.
Yükselen Faşizm Endişesi: Hollanda Nereye Gidiyor?
Gösterinin koordinatörlerinden Abdou Menebhi, ülkede faşizmin yeniden yükselişe geçtiğini savunarak, “Bu hükümetten bıkan bir halk var,” dedi. Menebhi, özellikle Müslümanlar ve sığınmacılar üzerinde uygulanan “anti-demokratik politikaları” sert bir dille eleştirdi.
Hollanda’da geçen yıl dört sağ partinin koalisyon kurarak iktidara gelmesiyle birlikte, ülke siyasetinde sağa kayış belirginleşmişti. Göstericiler, bu siyasi değişimin, temel hak ve özgürlükler üzerinde tehdit oluşturduğunu düşünüyor.
Peki, Avrupa’nın merkezinde yer alan bir ülkede, bu kadar çok insanı tekrar sokağa döken temel korku ne? Hollanda’da demokrasi ve eşitlik kavramları gerçekten zedeleniyor mu?

















