BM İnsan Hakları Konseyi ve Silahsızlanma Diyalogları
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin 58. Oturumu Üst Düzey Haftası’na katılan Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Verşinin, önemli açıklamalarda bulundu. Verşinin, Sputnik’e yaptığı açıklamada, silahsızlanma ve silah kontrol anlaşmalarına dair diyaloğun yeniden tesis edilmesi için derinlemesine ve kapsamlı bir çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
BM nezdinde silahsızlanma konferansı açıldığını bildiren Verşinin, Rusya heyetinin bu konferansa aktif katılım sağladığını ve Rusya’nın temel yaklaşımını açık bir şekilde ifade ettiğini belirtti. Verşinin, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
- “Biz doğal olarak bu tür stratejik düzenlemelerin yeniden başlatılmasından yanayız. Ancak bunun için çok kapsamlı ve titiz bir çalışmaya ihtiyaç var.”
- “En önemlisi de stratejik istikrarın sağlanması için ortakların birbirlerinin çıkarlarına saygı duymaları gerektiği anlayışı temelinde, yapıcı bir tutum sergilemeleri gerekmektedir.”
Rusya ve ABD arasında imzalanan Yeni START anlaşmasının süresi 5 Şubat 2026 tarihinde sona erecek. Ancak, son zamanlarda Moskova ve Washington arasında stratejik silahlar konusunda daha ileri bir diyalog kurma olasılığı hakkında hiçbir görüşme gerçekleştirilmedi. Önceki günlerde, Rusya’nın Cenevre’deki BM Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov, Sputnik’e yaptığı açıklamada, ABD’nin nükleer silahsızlanma konusunda Rusya ile ciddi müzakerelere yeniden başlamaya hazır olmadığını ifade etmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, Rusya lideri Vladimir Putin ve Çin Başkanı Şi Cinping ile üçlü bir zirve düzenleme niyetini dile getirmiş, bu zirve sırasında her üç ülkeye askeri bütçelerini yarı yarıya azaltma teklifinde bulunmayı planladığını belirtmişti. Bu öneri, uluslararası güvenlik ortamının iyileştirilmesi açısından büyük bir önem taşıyor.
Son olarak, Rusya Devlet Başkanı Putin, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Rusya ve ABD’nin savunma harcamalarını yüzde 50 oranında azaltma konusunda bir anlaşmaya varabileceğini ve Çin’in de bu anlaşmaya katılabileceğini ifade etti. Bu tür bir adım, global ölçekte barışın sağlanmasına yönelik atılmış önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

















