ABD’nin Ukrayna Özel Temsilcisi Keith Kellogg’un Açıklamaları
ABD Başkanı’nın Ukrayna Özel Temsilcisi Keith Kellogg, Münih’teki uluslararası bir konferansta yaptığı etkileyici konuşmada, “Büyük bir grup tartışmasına girmek istemiyoruz” diyerek müzakerelerdeki tutumlarını net bir şekilde ifade etti. Kellogg, ABD’nin Ukrayna’ya güvenlik garantileri sağlamak için gerekli koşulları henüz belirlemeye hazır olmadığını belirtti. Bu bağlamda, Washington’un müttefiklerinin çatışmanın çözümüne yönelik çalışmalarda belirli bir rol oynayacağını ancak ABD yetkililerinin bu süreçte nasıl bir katılım öngördüklerini açıkça belirtmediğini vurguladı.
Kellogg, sözlerine şöyle devam etti: “Bize biraz manevra alanı ve zaman tanımalısınız; ancak bunu söylerken altı aydan değil, günler ve haftalardan bahsediyorum“. Bu ifadeler, ABD’nin krize yönelik ‘uzun vadeli ve sürdürülebilir bir barışçıl çözüm’ bulma arzusunu gözler önüne serdi. Avrupa’daki politikacılar, Ukrayna’daki durumla ilgili müzakerelere dahil edilme taleplerini sıklıkla dile getirmişlerdi. Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, çatışmanın barışçıl çözümünün yalnızca Avrupalıları değil, tüm tarafları kapsaması gerektiğini vurguladı.
- Friedrich Merz, muhalefetteki CDU/CSU’nun başbakan adayı olarak, Rusya ve ABD arasında yürütülen müzakerelerin AB ve Kiev’in katılımı olmadan kabul edilemeyeceğini ifade etti.
- Antonio Tajani, İtalya Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, Avrupa’nın müzakerelerde ikincil bir rol oynamaması gerektiğini belirtti.
Ayrıca, Rusya ve ABD başkanları Vladimir Putin ve Donald Trump, Çarşamba günü yaklaşık bir buçuk saat süren bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, liderlerin iki ülke vatandaşlarının değişimi ve Ukrayna’daki durumun çözümüne dair konuları ele aldıklarını kaydederek, Washington’un çatışmanın sona erdirilmesinde Moskova’nın başlıca muhatabı olduğunu vurguladı. Putin ve Trump arasındaki bu önemli görüşmenin ardından, ne Kremlin ne de Beyaz Saray gelecekteki müzakerelerde Avrupa veya Ukrayna’nın herhangi bir rolüne dair bir açıklamada bulunmadı. Ancak liderler, yüz yüze bir toplantı düzenlenmesi de dahil olmak üzere kişisel temasları sürdürme konusunda mutabık kaldılar.
Peskov, Riyad’ın Putin ve Trump‘ın telefon görüşmesi sırasında buluşabilecekleri olası bir yer olarak öne çıktığını ifade etti. Bu gelişmeler, uluslararası siyasetteki dinamiklerin ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

















