Fed Faiz İndirimleri ve Ekonomik Görünüm
Federal Rezerv (Fed) Başkanı Jerome Powell ve diğer yetkililerin, 17-18 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilecek toplantılarda bir çeyrek puanlık bir faiz indirimi yapmaları bekleniyor. Bu indirimle birlikte, Fed’in politika faizi aralığı %4,25 ile %4,50 arasında bir seviyeye düşecek. Bu durum, Eylül ayından bu yana toplamda bir puanlık bir indirim anlamına geliyor. Faiz indirimlerinin, önümüzdeki yıl içinde, yetkililerin daha önce açıkladığı tahminlerden daha hızlı bir şekilde yavaşlaması öngörülüyor.
Birçok ekonomist, enflasyonu Fed’in %2 hedefine doğru düşürmede beklenenden daha az ilerleme kaydedilmesi nedeniyle 2025 yılı için yalnızca üç adet faiz indirimi olacağını tahmin ediyor. Scope Ratings Ekonomisti Dennis Shen, konu hakkında yaptığı açıklamada, “ABD’de bu aydan itibaren daha fazla faiz indirimi yapılmasına yönelik argümanlar anlamlı şekilde azaldı. Enflasyon sabit kaldı, ekonomi ve finans piyasaları aşırı ısınıyor, bu yılın başlarında işsizlikteki hafif artış tersine döndü ve göreve gelen Trump yönetimi, yakın vadede daha fazla enflasyon riskiyle karşı karşıya” ifadelerini kullandı.
Gelecek haftaki toplantının ardından, Fed’in Ocak ayında faiz oranlarını sabit tutmasını ve Mart ayında tekrar indirim yapmasını bekleyen ekonomistler var. Bloomberg tarafından 6-11 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilen bir ankete göre, 2025 yılı içindeki olası iki indirim Haziran ve Eylül aylarında gerçekleşecek.
ABD ekonomisi ve para politikasına ilişkin tahminler, birkaç ay öncesine göre önemli ölçüde değişiklik göstermiş durumda. Önceden, zayıflayan işgücü piyasası ile ilgili endişeler, birçok ekonomistin 2025’te daha agresif bir faiz indirimi öngörmesine neden olmuştu. Ancak Eylül ayında, çoğu katılımcı, enflasyon ilerlemesinin durmasından ziyade istihdam tablosunun kötüleşmesinden daha fazla endişe duyuyordu. Şu anda ise bu dinamik tersine dönmüş durumda. 2022’deki kırk yıllık zirveden önemli ölçüde düşen enflasyon, aylardır yaklaşık olarak aynı yüksek seviyede kalmaya devam ediyor.
Fed’in Enflasyon Tahminleri Üzerine Beklentiler
Ekonomistler, Fed yetkililerinin 2025’te fiyat artışı tahminlerini hafifçe artırmasını beklerken, 2026’da %2 enflasyon tahminlerinin devam edeceğini öngörüyor. Fiyat baskılarındaki bu süreklilik ve devam eden sağlam ekonomik büyüme, politika yapıcıların, ekonomiyi ne canlandırdığı ne de etkilediği nötr faiz oranı tahminlerini Eylül ayındaki %2,9’dan %3’e çıkaracak.
Trump’ın politika önerilerinin (toplu sınır dışı etmeler, yeni bir tarife turu ve yenilenen vergi kesintileri dahil) ekonomiyi nasıl etkileyeceği konusunda ekonomistler arasında farklı görüşler bulunmakta. Ancak çoğu tahminci, bu politikaların bir sonucu olarak 2025’te daha az faiz indirimi olacağını öngörüyor. Nationwide Başekonomisti Kathy Bostjancic, “Fed’in Trump yönetimi altındaki olası politika değişikliklerini değerlendirirken, gelecek yılın başlarında faiz oranlarını sabit tutmasını bekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Fed’in Toplantı Sonrası Açıklamaları ve Gelecek Beklentileri
Ekonomistler, bu sefer toplantı sonrası açıklamalarda önemli kısımlarda çok fazla değişiklik beklemiyor. Ancak Deutsche Bank’ın kıdemli ABD ekonomisti Brett Ryan’a göre, açıklamanın politika ile ilgili gelecekteki ayarlamalara atıfta bulunan kısmında daha kademeli bir hareket etme niyetinde olabilirler. Ankete katılanların yaklaşık üçte biri, bu toplantıda bir muhalefet olabileceğini, büyük ihtimalle Eylül ayındaki aşırı faiz indirimine karşı oy kullanan ve enflasyon konusunda endişelerini dile getiren Michelle Bowman’ın muhalefetinin olabileceğini belirtti.
Ekonomistler, Fed’in bilanço politikasının geleceği konusunda daha karışık görüşlere sahip. Çoğunluk, Fed’in bilançosundan vadesi dolmasına izin verdiği hazine tahvilleri ve ipotek destekli menkul kıymetlerin sayısına ilişkin mevcut sınırlamaların 2025 yılının ilk yarısında azaltılabileceğini düşünürken, niceliksel sıkılaştırma sürecinin ne zaman tamamen sona ereceği konusunda daha az kesinlik var. Ekonomistlerin yaklaşık %36’sı bunun gelecek yılın ilk yarısında gerçekleşeceğini öngörürken, %38’i bunun 2026’dan önce sona ereceğini düşünmüyor.

















