EBRD’nin Türkiye Stratejisi ve Yatırım Öncelikleri
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Türkiye’deki yeşil dönüşümü hızlandırmayı, insan sermayesinin gelişimini artırmayı, ülkenin küresel rekabet gücünü güçlendirmeyi ve altyapısını ile bölgesel entegrasyonunu geliştirmeyi hedefleyen dört temel yatırım önceliği alanını belirlemiştir. Banka, son beş yıl içinde önceki ülke stratejisi çerçevesinde yaklaşık 10 milyar euro tutarında bir yatırım sağlamış ve Türkiye’nin özel sektöründe yeşil yatırımlar, dijital dönüşüm ve kapsayıcı politikalar gibi konularda önemli ilerlemeler kaydedilmesine katkıda bulunmuştur.
Öncelikli Yatırım Alanları
EBRD’nin temel yatırım alanı, yenilenebilir enerji entegrasyonunu, kaynak verimliliğini, karbonsuzlaştırmayı, belediye hizmetlerinin sürdürülebilirliğini ve iklim dayanıklılığını artırmayı destekleme taahhüdü ile yeşil geçiş ve iklim hafifletmesi olmaya devam etmektedir. Bu bağlamda, banka aşağıdaki dört öncelikli alana odaklanmaktadır:
- Yeşil Geçiş ve İklim Hafifletmesi: Yenilenebilir enerji projelerine yatırımların artırılması.
- İnsan Sermayesi Gelişimi: Cinsiyet eşitliği ve ekonomik katılımı teşvik eden projelerin desteklenmesi.
- Rekabet Gücünün Artırılması: Üretkenliği ve inovasyonu artıracak yatırımlarla Türkiye’nin rekabet gücünün güçlendirilmesi.
- Altyapı ve Bölgesel Entegrasyon: Ulaşım ağları ve ticaret altyapısını geliştirerek, dijital hizmetlerin kalitesini artırmak.
EBRD, depremden etkilenen bölgelerin yeniden inşası ve etkilenen işletmelere danışmanlık hizmetlerinin sağlanması konularında, bağışçılar ve ortaklarla işbirliği yaparak daha geniş Türk ekonomisine yeniden entegre olmayı hedeflemektedir. EBRD Türkiye Genel Müdürü Elisabetta Falcetti, yeni strateji hakkında yaptığı açıklamada, “Özel sektörle sağlam ortaklıklar geliştirerek ve kapsamlı politika diyaloğuna girerek, Türkiye’nin küresel bir ekonomik oyuncu olarak evrimini desteklemeye devam edeceğiz,” ifadelerini kullanmıştır.
EBRD, yakın zamanda Türkiye için büyüme tahminlerini de açıklamış ve 2024 yılı için %2,7, 2025 yılı için ise %3,0 büyüme beklediğini belirtmiştir. Ancak raporda, yüksek enflasyon, jeopolitik gerginlikler ve dış finansman ihtiyaçları gibi ekonomideki bazı zayıflıklara da dikkat çekilmiştir.

















