Moody’s Analytics Başekonomisti Mark Zandi’ye göre, ABD ekonomisinde artan kırılganlıklar Federal Reserve’i (Fed) 2026 yılının başlarında beklenenden çok daha agresif bir faiz indirimi sürecine zorlayabilir. Zandi, özellikle işgücü piyasasındaki zayıflama, enflasyon görünümündeki belirsizlik ve siyasi baskının bu süreci hızlandıracağını savunuyor.
Zandi: Üç faiz indirimi masada
Piyasalar 2026 için daha sınırlı bir gevşeme fiyatlarken, Zandi’nin tahmini bu beklentilerin oldukça üzerinde. Deneyimli ekonomiste göre Fed, yıl ortasına kadar her biri 25 baz puan olmak üzere üç faiz indirimi yapabilir.
Zandi, para politikasındaki bu olası gevşemenin temel nedenini zayıflayan işgücü piyasası olarak görüyor. İşletmelerin artan belirsizlikler nedeniyle yeni istihdam konusunda çekingen davrandığını belirten Zandi’ye göre, istihdam artışı işsizliği dengelemeye yetmeyecek. Bu süreçte Fed’in, işsizlik oranı yükseldikçe faiz indirimlerini sürdürmesi kaçınılmaz hale gelecek.
Piyasalar daha temkinli
CNBC’de yer alan piyasa fiyatlamalarına göre ise yatırımcılar 2026 yılında yalnızca iki faiz indirimi bekliyor. Bu senaryoda:
İlk indirimin nisan ayından önce gerçekleşmesi beklenmiyor,
İkinci indirimin ise yılın ikinci yarısında, büyük olasılıkla eylül civarında yapılacağı öngörülüyor.
Bu tablo, Zandi’nin öngörülerinin hem piyasa beklentilerinin hem de Fed’in kendi projeksiyonlarının üzerinde kaldığını gösteriyor.
Fed cephesinde “tek indirim” beklentisi
Fed yetkililerinin daha önce paylaştığı güncel projeksiyonlar ise çok daha ihtiyatlı. Aralık ayı başında yayımlanan ve politika yapıcıların bireysel beklentilerini yansıtan tabloya göre, 2026 boyunca sadece bir faiz indirimi öngörülüyor. Buna karşın Zandi, mevcut ekonomik ortamın Fed’i bu temkinli duruştan uzaklaştırabileceği görüşünde.
Siyasi baskı ihtimali masada
Zandi’nin değerlendirmesinde dikkat çeken bir diğer unsur ise Donald Trump faktörü. Trump’ın Fed yönetiminde yapabileceği yeni atamaların, merkez bankasının bağımsızlığı üzerindeki baskıyı artırabileceğini savunan Zandi, yaklaşan ara seçimler öncesinde ekonomik büyümeyi desteklemek amacıyla faiz indirimine yönelik siyasi baskının güçleneceğini düşünüyor.
Gözler ocak toplantısında
Fed’in bir sonraki faiz kararı, Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC)’nin 27–28 Ocak tarihlerinde gerçekleştireceği toplantıda şekillenecek. Ancak finansal piyasa beklentilerine göre, bu toplantıda faiz indirimi ihtimali yalnızca %13 seviyesinde bulunuyor. Bu da kısa vadede Fed’in bekle-gör politikasını sürdüreceğine işaret ediyor.
Kısa analiz
Zandi’nin senaryosu, Fed’in 2026’da işgücü piyasasını önceliklendiren daha hızlı bir gevşeme sürecine girebileceğini ortaya koyuyor. Piyasalar ve Fed yetkilileri şimdilik daha yavaş bir patikaya işaret etse de, ekonomik verilerde bozulma hızlanırsa faiz indirimi takvimi yeniden yazılabilir.












