ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından küresel enerji piyasalarında sert dalgalanmalar yaşanıyor. Artan jeopolitik riskler, özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarında hızlı yükselişlere neden oldu.
Brent petrol üç haftada sert yükseldi
Uluslararası referans olarak kabul edilen Brent petrolün vadeli varil fiyatı, saldırılar öncesinde 27 Şubat’ta 72,48 dolardan kapanmıştı. Üç haftalık süreçte ise fiyatlarda dikkat çekici bir artış yaşandı.
Brent petrol 20 Mart’ta, 27 Şubat’a göre yüzde 46,8 yükselerek 106,4 dolardan günü tamamladı. Bu süreçte fiyatların hızlı yükselişler ve sert dalgalanmalarla hareket ettiği görüldü.
Hürmüz Boğazı piyasaların odağında
27 Şubat ile 20 Mart arasında Hürmüz Boğazı çevresinde artan askeri gerilim, deniz taşımacılığında güvenlik krizine yol açtı. İran’ın tanker geçişlerini kısıtlamaya başlamasıyla boğazdan geçen gemi sayısı düşerken, çok sayıda tanker beklemeye geçti.
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin gerçekleştiği bu kritik geçiş noktasındaki aksama, küresel piyasaları doğrudan etkiledi. Bazı tankerlerin alternatif rotalara yöneldiği ve “gölge filo” olarak adlandırılan farklı bayraklı gemilerle sevkiyat yapılmaya çalışıldığı belirtildi.
Saldırıların ardından 2 Mart’ta Brent petrol 82,37 dolara kadar yükselirken günü 77,74 dolardan kapattı. Bu artış yüzde 7,26 ile son yılların en güçlü günlük yükselişlerinden biri olarak kaydedildi.
Sonraki günlerde Hürmüz Boğazı’na yönelik tehditlerin sürmesi, sigorta şirketlerinin savaş teminatlarını askıya alması ve tanker geçişlerinin durdurulması arz endişelerini artırdı. Bu süreçte petrol fiyatları 78-86 dolar bandında dalgalandı.
6 Mart’ta Brent petrol 94,64 dolara yükselirken, 9 Mart’ta yüzde 28,9 artışla 119,5 dolara çıkarak Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Doğal gaz piyasasında sert sıçrama
Enerji sevkiyatındaki aksama LNG piyasalarını da etkiledi. Katar’daki Ras Laffan tesislerinde üretimin durdurulması ve “mücbir sebep” ilan edilmesi, küresel LNG arzının önemli bölümünü etkileyebilecek bir risk oluşturdu.
Avrupa doğal gaz piyasasında da dalgalanma arttı. Hollanda merkezli TTF’de işlem gören Nisan vadeli kontrat, 27 Şubat’ta megavatsaat başına 31,9 avrodan kapanırken, 2 Mart’ta yüzde 39 artışla 44,5 avroya yükseldi.
Fiyatlar yükselişini sürdürerek 9 Mart’ta 56,4 avroya ulaştı. İkinci haftanın sonunda Avrupa’da gaz fiyatları savaş öncesine göre yüzde 57 artışla 50,1 avroya çıktı. 20 Mart itibarıyla ise yeni saldırılar ve LNG arzına yönelik risklerle fiyatlar yaklaşık yüzde 85 artışla 59,2 avroya kadar yükseldi.
Kömür fiyatları da yükseldi
Enerji piyasalarındaki dalgalanma kömür fiyatlarına da yansıdı. Asya piyasaları için referans kabul edilen Newcastle kömür kontratı 27 Şubat’ta ton başına 118,5 dolar seviyesindeydi.
2 Mart’ta yüzde 8,6 artışla 128,7 dolara yükselen kontrat, 9 Mart’ta 143,8 dolara kadar çıktı. Üç haftalık süreç sonunda kömür fiyatları savaş öncesine göre yüzde 13,9 artışla yaklaşık 135 dolar seviyesinde haftayı tamamladı.
Enerji piyasalarında yaşanan bu sert hareketlerin, Orta Doğu’daki gerilimin seyrine bağlı olarak önümüzdeki dönemde de devam edebileceği değerlendiriliyor.

















