Küresel piyasalarda son günlerde dikkat çeken iyimserlik dalgası, enflasyon ve faiz beklentilerinde önemli bir yumuşamayı beraberinde getirdi. ABD ile İran arasında yeniden müzakere ihtimalinin güçlenmesi, jeopolitik riskleri azaltırken piyasalarda risk iştahını artırdı.
Bu gelişmelerin etkisiyle dolar zayıflarken, yatırımcıların tahvil piyasalarına yöneldiği görülüyor.
Tahvil piyasasında güçlü alım
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yıl sonuna kadar temkinli bir politika izleyeceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi, tahvil piyasalarında alıcılı bir seyri beraberinde getirdi.
Artan talep, borçlanma maliyetlerini aşağı çekerken ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 5 baz puan gerileyerek yüzde 4,25 seviyesine indi. 5 yıllık tahvil getirisi ise yüzde 3,87 ile son bir ayın en düşük seviyesine geriledi.
Dolar zayıfladı risk iştahı arttı
Fed’in agresif faiz artırımı ihtimalinin zayıflaması, dolar üzerinde baskı oluşturdu. Bu durum, gelişmekte olan piyasalara yönelimi artırarak küresel risk iştahının güçlenmesine katkı sağladı.
Uzmanlara göre bu tablo, yatırımcıların güvenli liman arayışından çıkıp daha yüksek getirili varlıklara yöneldiğini gösteriyor.
Türkiye’nin risk primi geriledi
Küresel piyasalardaki bu iyimserlik Türkiye’ye de yansıdı. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), 230 baz puan seviyesine gerileyerek son haftaların en düşük noktasına indi.
Mart ayında 327 baz puana kadar yükselen CDS’te yaklaşık 100 baz puanlık düşüş yaşanması, Türkiye varlıklarına yönelik risk algısında iyileşmeye işaret ediyor.
Gelişmekte olan piyasalarla fark daraldı
Türkiye ile diğer gelişmekte olan ülkeler arasındaki CDS farkının da son yılların en düşük seviyelerine gerilemesi dikkat çekti. Bu durum, Türkiye’nin risk priminin küresel ortalamalara yaklaşmaya başladığını gösteriyor.
Bu gelişme, özellikle yabancı yatırımcı ilgisi açısından önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
TCMB’den likidite hamlesi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasalardaki oynaklığı sınırlamak amacıyla önemli bir adım attı. Döviz karşılığı Türk lirası swap işlemleriyle bankacılık sistemine likidite sağlanmaya başlandı.
Bu uygulama ile hem Türk lirası üzerindeki baskının azaltılması hem de kredi piyasasında denge sağlanması hedefleniyor.
Kredi ve faiz dengesi korunmaya çalışılıyor
TCMB’nin attığı adım, bankaların likiditeye erişimini kolaylaştırarak kredi koşullarının daha dengeli hale gelmesine katkı sağlayabilir. Aynı zamanda döviz rezervlerinin güçlendirilmesi açısından da önemli bir araç olarak öne çıkıyor.
Uzmanlara göre bu tür müdahaleler, piyasalarda ani dalgalanmaların önüne geçmek için kritik rol oynuyor.
Piyasalar yeni denge arayışında
Küresel jeopolitik risklerin azalması ve merkez bankalarının daha temkinli bir duruş sergilemesi, piyasalarda yeni bir denge arayışını beraberinde getiriyor. Ancak bu iyimserliğin kalıcı olup olmayacağı, özellikle jeopolitik gelişmelere bağlı olacak.
Önümüzdeki süreçte hem Fed’in adımları hem de Orta Doğu’daki gelişmeler, piyasa yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.

















