Karanlık Şafağın Eşiğidir
Yapılan bir raporda, Trump’ın özellikle tarifeler üzerinden şekillendireceği potansiyel politikalarının küresel ekonomi ve finansal piyasaları en çok etkileyecek unsurlardan biri olacağı vurgulandı. Raporun analizine göre, “Küresel hisse senedi piyasalarında, özellikle ABD’de yatay ve yukarı yönlü bir eğilim izlenirken, DXY ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin (yüzde 5’in üzerinde) 2024 yılı ilk çeyreğinde zirve yapmasının ardından riskli varlıklarda önemli bir düzeltmenin alım fırsatı yaratabileceği öngörülmektedir. Emtia piyasası için daha iyi bir yıl beklerken, gelişen piyasalara yönelik duruşumuz hafif olumlu bir şekilde devam etmektedir. Altın, en beğenilen varlık sınıflarından biri olmayı sürdürüyor ve yapısal yükseliş tezinin hala ikna edici olduğunu düşünüyoruz.” denildi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından enflasyon beklentilerini düşürmeye yönelik atılan adımların, Türk Lirası (TL) faiz oranlarını artırarak BIST (Borsa İstanbul) için 2024 yılında çıtayı oldukça yukarı taşıdığı ifade edildi. Raporda, “2025 yılı için ana ‘yatırım hikayesi’ hala dezenflasyon ve TCMB’nin faiz indirimleri. Bu indirimlerin zamanlaması, hızı ve büyüklüğü, endeksin görünümünün ana belirleyicisi olacaktır.” ifadesine yer verildi.
Enflasyonu Düşürme Çabaları BIST’in Getirisini Destekleyecek
Raporda, “İnceleme kapsamımızın büyük bir kısmı, özellikle bankalar için 2025 yılında, 2024 yılına ait düşük baz etkisi nedeniyle daha iyi finansal sonuçlar bekliyoruz ve bunun 2025 yılında düşen enflasyonla daha görünür hale gelmesini öngörüyoruz. Enflasyonu düşürme çabalarının sonuç vermesini ve nihayetinde BIST’in tüm yıl getirisini desteklemesini bekliyoruz. Ancak, yükselişin inişli çıkışlı olma ihtimali kuvvetli. 12A endeks hedefimiz yaklaşık 14,5K olup, TL cinsinden yaklaşık yüzde 50’lik bir artış potansiyeli barındırıyor.” değerlendirmesi yapıldı.
GSYH büyümesinin 2025 yılında yüzde 3,2 ile 2024’teki yüzde 2,9 seviyesinden toparlanmasını bekleyen kurum, dezenflasyon için kritik öneme sahip iç talepteki soğuma eğilimine dair net bir işaretin henüz görülmediğine dikkat çekti. Yüksek gıda fiyatları ve yapışkan hizmet enflasyonunun etkisiyle, TÜFE’nin 2025 yıl sonunda yüzde 27,8 seviyesine düşeceği öngörüldü. 2024 yılı para politikasının mali politikalardan yeterli destek almadığı vurgulanarak, “Bunun 2025 yılında kısmen değişmesi muhtemel. Bütçe açığının 2024 yılındaki yüzde 4,9’a kıyasla 2025’te yüzde 3,1 olmasını bekliyoruz. Zayıf ekonomik aktivite, daha düşük enerji fiyatları ve altın ithalatındaki azalma, cari açığın 2024 yılında rekor şekilde daralmasına sebep oldu. Bu etmenlerin 2025’te de GSYİH’nın yüzde 2,2’sinde kalmasında etkili olmasını bekliyoruz.” ifadesi kullanıldı.
Türkiye’nin MSCI endeksindeki ağırlığının 2022’deki yüzde 0,2 seviyelerinden 2025 başında yüzde 0,8’e yükselebileceği hatırlatıldı. “Mevcut tarihsel zirvelerin oldukça altında değerlemeler, kısa vadede yüksek faizler nedeniyle cazip görünmese de, uzun vadede alım fırsatları sunmaktadır. Yüksek enflasyonla başa çıkabilen (fiyatlama gücüne sahip) finansallar, yüksek faiz ve değerli TL’den faydalanan, net işletme sermaye ihtiyacı ve borçluluğu düşük şirketler, önceliklerimiz ışığında oluşturduğumuz Model Portföyümüzü TTKOM’un yerine TCELL’i eklememizle birlikte şu hisselerden oluşmaktadır: BIMAS, THYAO, AGHOL, AKSEN, MAVI, VAKBN, GARAN, TABGD, TSKB, TCELL.” denildi.

















