1. Haberler
  2. Finans
  3. Dolar 50 Yılın En Kötü İlk Yarı Performansını Sergiledi! Türkiye Bu Fırtınadan Güçlenerek Çıkabilir

Dolar 50 Yılın En Kötü İlk Yarı Performansını Sergiledi! Türkiye Bu Fırtınadan Güçlenerek Çıkabilir

Dolar 50 yılın en kötü ilk yarısını geçirirken Türkiye gibi gelişen ekonomiler için büyük bir fırsat doğuyor. De-dolarizasyon süreci, yeni küresel para düzenine kapı aralıyor.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Doların küresel hâkimiyeti sarsılıyor. 2024’ün ilk yarısında dolar, başlıca para birimleri karşısında yüzde 11’in üzerinde değer kaybederek 1973’ten bu yana en kötü dönemini yaşadı. Uzmanlar bu çöküşün sadece bir ekonomik trend olmadığını, aynı zamanda yeni bir küresel finansal düzenin habercisi olduğunu savunuyor. En dikkat çekici noktalardan biri ise: Türkiye bu değişimden en çok kazanç sağlayabilecek ülkeler arasında gösteriliyor.

ABD dolarına küresel güven eriyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın agresif ticaret ve gümrük politikaları, dolara duyulan güveni azaltıyor. “De-dolarizasyon” yani dolarsızlaşma, yalnızca siyasi bir refleks değil; aynı zamanda merkez bankaları, fon yöneticileri ve yatırımcılar nezdinde hızla yayılan yapısal bir dönüşüm haline geliyor.

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde’ın da vurguladığı gibi, doların uluslararası sistemdeki “tek hakim rolü” artık sorgulanıyor. Alternatif para birimlerinin, özellikle Euro’nun güç kazanma ihtimali her zamankinden yüksek.

BRICS cephesi ve Çin’den çok kutuplu sistem çıkışı

BRICS ülkeleri — Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika — doların küresel ticaretteki payını azaltmak için hızla yeni çözümler geliştiriyor. Çin Merkez Bankası Başkanı Pan Gongsheng’in çok kutuplu döviz sistemi çağrısı, artık tek kutuplu para rejiminin sürdürülemezliğine işaret ediyor.

ABD ise bu çıkışlara karşılık olarak, yabancı ülkelere yeni vergiler ve yaptırımlar öngören yasa tasarıları hazırlıyor. Ancak 37 trilyon dolarlık ABD borcu ve faiz ödemelerinin vergi gelirlerinin %20’sine ulaşmış olması, ülkenin hareket alanını daraltıyor.

Türkiye ve gelişmekte olan ülkeler neden avantajlı?

Oxford Economics’e göre doların zayıflaması, bilançosu kırılgan olan gelişen ekonomilere ciddi avantajlar sunuyor. Türkiye, Şili, Mısır, Kolombiya ve Malezya gibi ülkeler, bu değişimden pozitif etkilenecek ilk ülkeler arasında.

Özellikle Türkiye’de yerel para cinsinden tahvillerin ve döviz piyasalarının hâlâ yeterince fiyatlanmadığı düşünülüyor. Bu da yatırımcılar için büyük bir fırsat anlamına geliyor. Aynı zamanda Türk Lirası’nın dolardaki bu zayıflama sürecinde daha güçlü bir zemin bulabileceği değerlendiriliyor.

Doların düşüşüyle altın ve gelişen ülke varlıkları parlıyor

Dolar endeksindeki düşüş, sadece para birimlerini değil, altın ve yerel tahvil piyasalarını da etkiliyor. Gelişen ülke varlıkları, yatırımcılar için “yeni güvenli limanlar” haline gelebilir. Bu durum Türkiye için hem dış borçlanma maliyetlerinin düşmesi hem de portföy yatırımlarının artması anlamına geliyor.

Dolar sonrası yeni dünya: Henüz bir alternatif yok ama zemin kayıyor

Brookings Enstitüsü’nden Robin Brooks’un da belirttiği gibi, doların yerini alabilecek net bir alternatif henüz bulunmuyor. Yuan devlet kontrolünde, Euro ise iç borç sorunlarıyla sınırlı. Ancak doların hâkimiyetini sürdürmesi için de her geçen gün daha fazla mücadele vermesi gerekiyor.

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için bu süreç, yalnızca bir tehdit değil; aynı zamanda tarihi bir fırsat.

0
be_enmi_
Beğenmiş
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Dolar 50 Yılın En Kötü İlk Yarı Performansını Sergiledi! Türkiye Bu Fırtınadan Güçlenerek Çıkabilir
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Patronlar Kulübü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!