CHP içinde kurultay davasının iptal edilme ihtimaliyle başlayan tartışmalar, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden parti yönetimine dönme sinyalleriyle birlikte krize dönüştü. Özgür Özel’in “görevi kabul etmek tarihi bir hata olur” diyerek tepki gösterdiği sürece, 10 CHP milletvekilinden Kılıçdaroğlu’na peş peşe destek geldi. Açıklamalar, partide derinleşen bölünmenin açık bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
“Sessizlik, fitnenin ortağı olmaktır”
İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırıların partiyi çürüttüğünü vurgulayarak, “Suskunluk, teslimiyettir” dedi. İlgezdi, CHP’nin trollerin değil halkın iradesiyle büyüyen bir parti olduğunu belirtti.
“Partimizin harim-i ismetinde boğulacaklar”
İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kılıçdaroğlu’nun yürüttüğü mücadelenin, linçlere ve suikastlara karşı bir direnç olduğunu vurgulayarak, parti kültürünü bilmeden eleştirenlerin “partimizin harim-i ismetinde boğulacağını” söyledi.
Vefasızlık ve kişisel hesaplar hedefte
Orhan Sarıbal’dan Deniz Demir’e kadar birçok vekil, Kılıçdaroğlu’na yapılan eleştirilerin seviyesizliğine dikkat çekti. Sarıbal, sosyal medya trollerinin diliyle siyaset yapılamayacağını savunurken, Demir “Kılıçdaroğlu’na yönelen her iftira, bu partinin değerlerine saldırıdır” dedi.
Özgür Özel için mesaj: “Geçmişini inkâr eden geleceğini kuramaz”
Açıklamalar arasında Özgür Özel’e doğrudan cevap niteliğinde mesajlar da vardı. “Geçmişini inkâr eden, geleceğini kuramaz” ifadesiyle dikkat çeken yorumlar, partide liderlik tartışmasının sadece bir makam mücadelesi değil, aynı zamanda değerler savaşı olduğunu ortaya koydu.
Mahkeme kararına kilitlenmiş durumda
30 Haziran’da görülecek kurultay davası, CHP’de taşları yerinden oynatabilir. “Mutlak butlan” kararı çıkarsa Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve döneceğini söylemesi, bazı vekillerde kayyum tehlikesi gerekçesiyle destek bulurken, Özgür Özel cephesi bu ihtimali “tarihi hata” olarak nitelendiriyor.
Bölünme riski mi, güç savaşı mı?
Parti içindeki bu açık bölünme, yerel seçimlerde elde edilen başarının ardından CHP’nin iç bütünlüğünü sorgulatıyor. Kılıçdaroğlu’na verilen destek, sadece bir liderlik tercihinden ibaret değil; parti kültürü, vefa ve geçmişle hesaplaşma üzerinden şekilleniyor. Bu süreç, CHP’nin kurumsal yapısını ve 2028 vizyonunu doğrudan etkileyecek bir kırılma noktasına dönüşebilir.











