Türkiye, Asya ile Avrupa arasında kesintisiz bir demiryolu bağlantısı kuracak tarihi bir projeye imza attı. Temeli geçtiğimiz günlerde atılan Kars–Iğdır–Aralık–Dilucu Yüksek Standartlı Demiryolu Projesi, ticaretin hızlanması, lojistik maliyetlerinin düşmesi ve bölgesel kalkınma için yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Peki, bu 224 kilometrelik hat, Türkiye ve bölge için ne anlama geliyor?
Transit Süresi Yarı Yarıya Düşecek
Projenin en büyük vaatlerinden biri, Asya’dan Avrupa’ya yapılan taşımacılıkta transit süresini önemli ölçüde kısaltması. Mevcut deniz yolu taşımacılığına kıyasla yaklaşık yarı sürede, yani 18 günden 12 güne düşürerek, lojistik sektöründe büyük bir devrim yaratacak. Sinyalli, elektrikli ve çift hatlı olarak inşa edilecek bu hat, yılda 5,5 milyon yolcu ve 15 milyon ton yük taşıma kapasitesine sahip olacak. Bu kapasite artışı, Türkiye’nin uluslararası ticaretteki konumunu güçlendirecek ve global tedarik zincirlerinde daha stratejik bir rol oynamasını sağlayacak.
Ekonomik ve Çevresel Katkılar
Yaklaşık 10 bin kişiye istihdam sağlayacak olan proje, sadece ekonomik değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik açısından da büyük önem taşıyor. Tamamen elektrifikasyona dayalı olacak demiryolu hattı, karayolu taşımacılığına kıyasla yılda yaklaşık 500 bin ton karbon emisyonunu azaltacak. Bu çevreci yaklaşım, Türkiye’nin iklim taahhütlerine ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına uyumlu bir şekilde ilerlediğini gösteriyor.
Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu, projenin aynı zamanda bölgesel barış ve refaha katkı sağlayacağını vurguladı. Kalyoncu, “Bu proje Türkiye-Azerbaycan-Ermenistan arasında ulaşım hatlarını geliştirerek ekonomik iş birliğini güçlendirecek, bölgesel barışı pekiştirecek” diyerek projenin diplomatik önemine dikkat çekti. Sizce bu proje, bölgedeki jeopolitik dengeleri de olumlu yönde etkiler mi?

















