UNESCO’nun 2025’i “Dünya Kuantum Bilimi ve Kuantum Teknolojileri Yılı” ilan etmesi kapsamında, Koç Üniversitesi tarafından düzenlenen Kuantum Teknolojileri ve İnovasyonun Geleceği Zirvesi, bilim dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. 6 Kasım 2025 tarihinde Koç Üniversitesi Rumelifeneri Kampüsü’nde gerçekleşen zirve, kuantum bilimi ve teknolojilerinin toplumsal, ekonomik ve etik boyutlarıyla ele alındığı uluslararası bir buluşma noktası oldu.
Prof. Dr. Metin Sitti: “Kuantum bilimi, mümkün olanın sınırlarını yeniden tanımlıyor”
Açılış konuşmasını yapan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti, kuantum biliminin yalnızca fiziksel bir araştırma alanı değil, insanlığın düşünme biçimini dönüştüren bir paradigma değişimi olduğunu vurguladı: “Koç Üniversitesi olarak kuantum bilimini, fiziğin diliyle mümkün olanın sınırları arasında bir köprü olarak görüyoruz. Bu zirve, bilginin sınırlarını zorlayan, disiplinlerarası ve küresel ölçekte etkili araştırmalar yapma kararlılığımızın bir göstergesidir. Amacımız, Türkiye’yi kuantum biliminde bölgesel bir lider, Koç Üniversitesi’ni ise bu alanda ulusal bir merkez haline getirmektir.”
Prof. Sitti ayrıca, “Kuantum teknolojileri düşünme biçimimizi dönüştürüyor. Bu alan mühendisliği, fiziği ve yapay zekâyı ortak bir keşif alanında buluşturuyor.” diyerek kuantum ekosisteminin disiplinlerarası doğasına dikkat çekti.
Küresel bilim insanları Türkiye’de buluştu
Zirve, Max Planck Işık Bilimi Enstitüsü, Ottawa Üniversitesi, Cambridge Üniversitesi, Queen’s University Belfast ve Universidad Complutense de Madrid gibi dünyanın önde gelen kurumlarından bilim insanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Katılımcılar; kuantum hesaplama, iletişim, sensör teknolojileri, veri güvenliği, enerji verimliliği ve yapay zekâ alanlarındaki son gelişmeleri tartıştı.
Bilim insanlarından geleceğe yön veren değerlendirmeler
Prof. Dr. Özgür Müstecaplıoğlu, Koç Üniversitesi’nin kuantum vizyonunu anlattığı konuşmasında, “Kuantum biliminde sadece teknoloji üretmiyoruz, aynı zamanda bu teknolojilerin etik ve toplumsal boyutlarını da tartışıyoruz.” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Gerd Leuchs, kuantum optiğinde ışığın doğasını yeniden tanımlayan yeni ölçüm tekniklerini paylaşırken, bu gelişmelerin haberleşme ve tıp alanlarında devrim yaratacağını söyledi. Prof. Dr. Luis L. Sánchez-Soto, kuantum metrolojisinin doğadaki en küçük değişimleri ölçebilme kapasitesine dikkat çekti. Prof. Dr. Mauro Paternostro ise kuantum bilgi işleme ve termodinamik alanlarındaki gelişmelerin klasik bilgisayarların ötesinde bir çağ başlattığını vurguladı. Prof. Dr. Mete Atatüre ise 2D malzemelerin ve spin-foton etkileşimlerinin kuantum cihaz tasarımlarına sunduğu devrimsel katkılardan bahsetti.
“Bilimsel Yayıncılıkta Etik ve Özgünlük” özel oturumu
Zirvenin dikkat çeken bölümlerinden biri, Koç Üniversitesi’nin öncülüğünde düzenlenen “Bilimsel Yayıncılıkta Özgünlük ve Etik” başlıklı özel oturum oldu. Akademik üretimde özgünlüğün ve güvenilirliğin önemine odaklanan oturumda, yapay zekânın akademik yazım süreçlerindeki rolü ve bilimsel yayıncılığın geleceği tartışıldı.
Türkiye, Kuantum Yılı’nın küresel ayağında
UNESCO’nun küresel girişiminin bir parçası olarak düzenlenen zirve, Türkiye’nin kuantum teknolojileri ekosistemi içindeki rolünü güçlendirdi. Etkinlik, yalnızca bilimsel bilgi paylaşımını değil; aynı zamanda akademi, kamu ve özel sektör arasındaki iş birliğini teşvik ederek yeni araştırma alanlarının doğmasına katkı sağladı.
İki gün süren etkinlik, bilimsel mükemmeliyet, yenilikçi vizyon ve disiplinlerarası iş birliği konularında güçlü mesajlarla tamamlandı. Koç Üniversitesi, gelecekte de ulusal ve uluslararası düzeyde kuantum araştırmalarını desteklemeye devam edeceğini açıkladı.

















