Dünya genelinde hızla artan atık lastik miktarı, çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik bir tehdit oluşturuyor. Yakılarak bertaraf edilen lastikler zehirli gaz salımına neden olurken, doğada kontrolsüz bırakıldığında uzun yıllar çözünmeden toprak ve su kaynaklarını tehdit ediyor. Bu tablo karşısında geri dönüşüm yatırımları her geçen gün daha stratejik hale geliyor.
AKO Grup, sıfır atık yaklaşımı doğrultusunda hayata geçirdiği Ömrünü Tamamlamış Lastik (ÖTL) Geri Dönüşüm Tesisi ile bu soruna sürdürülebilir bir çözüm sunuyor.
Yıllık 75 Bin Tonluk Dev Kapasite
AKO ÖTL Geri Dönüşüm Tesisi’nde atık lastiklerden elde edilen kauçuk ve çelik gibi nitelikli ham maddeler yeniden ekonomiye kazandırılıyor. Bu süreç:
Enerji tasarrufu sağlıyor
İthal hammadde ihtiyacını azaltıyor
Döngüsel ekonomiye katkı sunuyor
Toplam 80 bin metrekare açık, 21 bin metrekare kapalı alana sahip tesis; yıllık 75 bin ton atık lastiği geri dönüştürme kapasitesine sahip. Bu miktar, Türkiye’de bir yılda oluşan lastik atığının yaklaşık dörtte birine karşılık geliyor.
834 Bin Tonluk Karbon Azaltımı
Yaklaşık 30 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen tesis, yalnızca atık bertarafı değil, karbon salımının azaltılması açısından da önemli bir rol üstleniyor.
Tesisin tam kapasite çalışmasıyla yılda 834 bin ton karbon salımının önlenmesi hedefleniyor. Bu miktar, yaklaşık 250 bin ağacın bir yılda sağladığı karbon azaltımına eşdeğer bir etki yaratıyor.
Bu veri, yatırımın yalnızca ekonomik değil, çevresel anlamda da stratejik bir pozisyona yerleştiğini gösteriyor.
“Sürdürülebilirlik Stratejik Bir Sorumluluk”
AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi Safa Özcan, çevresel sorumluluğu iş yapış şeklinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini belirtti.
Özcan, ÖTL Geri Dönüşüm Tesisi’nin sıfır atık ve sürdürülebilirlik hedeflerinin somut bir göstergesi olduğunu vurgulayarak, atıkların ekonomik değere dönüştürülmesiyle hem çevresel risklerin azaltıldığını hem de ülke ekonomisine katkı sağlandığını ifade etti.
Türkiye’nin Atık Lastik Yüküne Model Olabilir
Artan lastik atığı problemi, yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik bir yük oluşturuyor. AKO Grup’un yatırımı, özel sektörün sürdürülebilirlik odaklı dönüşümünde önemli bir örnek olarak öne çıkıyor.
Önümüzdeki dönemde geri dönüşüm yatırımlarının artması, hem karbon emisyonlarının azaltılması hem de dışa bağımlılığın düşürülmesi açısından kritik rol oynayacak.

















