Türkiye’nin önde gelen derin teknoloji fonlarından 212 NexT, İsviçre merkezli Haelixa’ya yaptığı stratejik yatırımla tedarik zincirlerinde şeffaflık ve doğrulama alanında dikkat çekici bir adım attı. ETH Zürih kökenli girişim, ürünlerin kökenini DNA teknolojisiyle doğrulayan çözümü için Seri A öncesi yatırım turunda toplam 2 milyon Euro fon sağladı.
Bu yatırım turuna 212 NexT’in yanı sıra mevcut yatırımcılar Verve Ventures ve Zürich Kantonalbank, yeni yatırımcı olarak ise Temasek Trust katıldı. Sağlanan finansmanın, Haelixa’nın küresel büyümesini hızlandırmak, satış ve iş geliştirme ekiplerini genişletmek ve uluslararası iş birliklerini derinleştirmek için kullanılması planlanıyor.
DNA ile ürün doğrulama tedarik zincirlerinde yeni bir standart oluşturuyor
Haelixa’nın geliştirdiği teknoloji, ürünlere üretimin herhangi bir aşamasında görünmez ve müdahaleye dayanıklı DNA işaretleyicileri eklenmesine imkân tanıyor. Bu sayede bir ürünün ham maddeden nihai tüketiciye kadar olan yolculuğu bilimsel testlerle doğrulanabiliyor. Sistem, markaların sürdürülebilirlik, etik üretim ve köken iddialarını yalnızca belge ve beyanlara değil, doğrudan ürünün kendisine dayalı olarak kanıtlamasını sağlıyor.
Özellikle tekstil, değerli metaller ve değerli taşlar gibi yüksek riskli ve karmaşık tedarik zincirlerine sahip sektörlerde bu yaklaşım; sahtecilik, yasa dışı kaynak kullanımı ve itibar kaybı risklerini önemli ölçüde azaltıyor.
212 NexT yüksek riskli tedarik zincirlerinde teknoloji odaklı çözüm görüyor
212 NexT Yönetici Ortağı Gizem Yağız, şeffaflıktan uzak tedarik zincirlerinin şirketler için ciddi finansal ve itibar riskleri barındırdığını vurgulayarak, Haelixa’nın sunduğu çözümün bu riskleri doğrudan hedef aldığını ifade etti. Yağız, DNA tabanlı doğrulamanın, ürünün gerçekliğini bilimsel yöntemlerle kanıtlayarak markalara güçlü bir güven katmanı sunduğunu belirtti.
Akademik temelden küresel ölçeğe
Haelixa Kurucu Ortağı ve CTO’su Gediminas Mikutis ise teknolojinin doktora çalışmaları sırasında geliştirildiğini hatırlatarak, bugün farklı sektörlerde şeffaflığın kritik olduğu tedarik zincirlerinde aktif olarak kullanıldığını söyledi. Mikutis, yeni yatırımla birlikte teknolojinin ölçeklenmesini ve Haelixa’nın küresel tedarik zincirlerinin kalıcı bir parçası hâline gelmesini hedeflediklerini dile getirdi.
DNA tabanlı izlenebilirlik çözümleri, artan regülasyon baskısı ve sürdürülebilirlik talepleriyle birlikte önümüzdeki dönemde küresel ticaretin en kritik doğrulama araçlarından biri olmaya aday görünüyor.











