Op. Dr. Osman Çelik

Beklenti

Beklenti
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Beklenti beklemek fiilinden türemiş hayatımızın içine eden kelime”
Yukardaki tarif yakında TDK sözlüğüne girer umarım

Beklenti tüm kötülerin her iki ebeveynliğinide yapan yüce gönüllü bir durum

Beklenti tüm güzel duyguların katili

O ballandıra ballandıra bitiremediğimiz postmodern “spontane is the best” yaklaşımının anti tezi

Bir tatil beldesinde bir otelde bir tatil düşünün iki paralel evrende bu olguyu gözlemleyelim.

1.evren “plansız”

Bir yere giderken yolda yoruldunuz ve artık gaza debriyaja basacak takatiniz kalmadı ve gece bir yere kendinizi atmak dışında bir hedefiniz yok . İşıklı bir pansiyon tabelasına gözünüz takıldı tav oldunuz ve esneyerek içeri girdiniz. Hiç bir detaya takılmadan direk resepsiyon yazan ve zil bulunan masaya doğru yorgun adımlarla ilerlediniz. Yörük şivesi ile bir delikanlı gözlerinde çapak yarı uykulu sizi olabildiğince amatör biçimde karşıladı ve bir oda anahtarı verdi sizi odanıza gönderdi . Odanın içerisinde bir yatak olması sizin bacaklarınızın birazdan uzanacak olması dışında tüm detaylar kara delik vaziyette soyunup yattınız ve 32 sn sonra derin uyku evresine geçtiniz. Sabah dinlenik vaziyette kalkıp gayet mutlu kahvaltıya indiniz. Pansiyon sahibi emekli öğretmen abla bimden aldığı bim zeytini , bim peyniri , bim reçeli ile size doğal kahvaltı serpti afiyetle yediniz ve yola koyuldunuz. Bu olaylar olurken siz hala dün geceki yorgunlupu ve tükenmişliğin tesiriyle bütün vasatı zerre umursamadan gayet güzel bir anı biriktirerek ve hatta pansiyon sahibi hanımefendiye övgüler yağdırıp onore ederek oradan uzaklaştınız. Giderken otel uygulamasında eğer o pansiyonu bulursanız 5 / 5 puan verdiniz ve hatta yorumlarda çok sıcak samimi karşılama için teşekkür ettiniz , fiyat performans olarak çok beğendiğinizi belirttiniz ve yola tekrar koyuldunuz….

2. evren ” planlı”

Bütün yıl deli gibi çalışan bir beyaz yakalı olarak arkadaşlarınızdan geri kalmamak adına ve algoritmanın sizi instagram ve google yönlendirmesiyle bir haftalık tatil için ocak ayında kesenin ağzını açtınız ve 138 taksitle erken rezervasyonla “yılın yorgunluğunu atmak ” hedefiyle 5 yıldız 10 numara bir otelden rezervasyon yaptırdınız. 7 ay boyunca zaman zaman bunun eş dostla hisse almışcasına bu yıl ….. dayız şekerim baktım yorumlara harika bak şu görsellere mühtiş gibi ifadelerle iyice yükselip insanlara hava attınız. 7 ay boyunca sabırla beklediğiniz gün geldi ve çattı . Lobiden içeri girip resepsiyonda hanımefendi ile ilk iletişime geçtiğinizde saatin uçaktan ötürü 10.00 olduğunu belirtelim. Resepsiyondaki slav ırkından yağlı yabancı müşterilerle daha iyi iletişim kursun ve daha güzel olduğu için seçilmiş hanımefendi size odanızın en erken 14.00 da hazır olacağını sizin asla okumadığınız 5 puntoluk bilgilendirmede olduğunu soğukkanlı biçimde sizin yüzüne adeta çarpınca inceden bir gerildiniz. Hatta size beklerken havuz ve otelin diğer imkanlarından yararlanabileceğinizi kibarca söyledi ama her şey valizde tabi ki. Siz ve eşiniz bu aksiliği gerilmenize rağmen tatlı tatlı atlatmış gibi yaptınız. Çünkü şikayet edenin linç edileceği bir arena o esnada o lobi. Üstelik çok para verdiniz ve siz seçtiniz yani adı konulmamış anayasa göre şikayet etme hakkınız yok. Sonra oda yerleştiniz bu saatten sonra odada karşılaştınız her toz zerresi her leke ve yolunda gitmeyen her şey sizi germeye devam eder. İçki kalitesi , yemekte makarna ve tavuktan yapılmış 100 çeşit varyasyon menüsü , şezlong için yapışan diğer misafirler, sizi gözden kaçıran her garson , size animasyon için davet etmeyen animatör, plaj voleybolunda takımda bir türlü yer bulamayışınız, denizde kestane olması , havanın rüzgarlı olması daha milyon ” tatsızlık”. 1 yıl beklediğiniz ve muhteşem olacağı “beklentisi” içinde olduğunuz tatilden 1 yıl sonra daha iyi olur mutsuzluğu ile ve yorgunlukla gökdelendeki lüks hapisanenize döndünüz.

Bu iki evrende memnuniyeti etkileyen en önemli faktör ” BEKLENTİ”. Beklenti gelecek ile ilgili plan yapma her ne kadar türümüzün ilerlemesi için elzem olsa da bireysel olarak bizleri oldukça mutsuz eden bir özelliğimiz. Anda kalmak spirtüalistlerin sloganı olsa bile tanıdığım hiç bir spirtualist bunu günde 5 dk meditasyon seansı dışında başaramıyor. Anda kalmak veya gelişine yaşamak bizim karar verebileceğimiz bir durum değil genelde. Yaşam tarzımızı bunu yaşama olasılığımız çoğalcak şekilde kurgulamazsak çokta keyifli bir yaşam bizi beklemiyor. Hayatımızı düzenleyen organize eden ne kadar odak varsa o kadar anda kalmaktan uzaklaşıp kaygılı birer birey oluveriyoruz.

Lafın özü veya bu yazının final önermesi ; kaybetme korkusu olan her birey gelecek ile ilgili beklenti ve kaygı duyar. En başta canımızı kaybetme korkusu bile tek başına beklenti ve kaygı gerekçesi. Yaşamak gibi ontolojik olarak hepimizin sahip olduğu durumları dışlarsak ne kadar çok şeye bağlanırsak ( makam , statü , para , mülk , eş , çocuk , araba …..) o kadar kaygı edinmiş oluruz ve nada kalamayız nitekim hepsini kaybetmemek adına korumaya çalışmak beklenti ve kaygı beraberinde getirir.

Beklenti
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Patronlar Kulübü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!