Agah Ferhatoğlu Oyuncak ve Kumbara Müzesi

Gıda, inşaat, akaryakıt gibi çeşitli sektörlerde 51 yıldır faaliyet gösteren Ferhatoğlu, ailesinin anısını yaşatmak amacıyla ilçe merkezine 35 kilometre mesafedeki Altınoluk Mahallesi’nin kordonunda yer alan iki katlı tarihi binayı restore etti. Ziyarete açılan Kültür ve Turizm Bakanlığı onaylı “Agah Ferhatoğlu Oyuncak ve Kumbara Müzesi”nde 2 binden fazla oyuncak ve kumbara sergileniyor. Müzede, kara tahta ve eski okul sıralarından oluşan bir sınıf ortamı da canlandırıldı. Yaz sezonu boyunca her akşam kukla oyunları gösterimleri düzenleniyor.
Agah Ferhatoğlu, Anadolu Ajansı (AA) muhabirine yaptığı açıklamada, oyun amaçlı her türlü objenin “oyuncak” olarak adlandırıldığını, bir çocuğun gözünden bakıldığında belki basit bir sopanın at, bir taş parçasının ise araba anlamına gelebileceğini belirtti.
Ferhatoğlu, çocukluğunun 1970’li ve 1980’li yıllarda geçtiğini, o dönemde gençlerin oyuncaklara ulaşmasının oldukça zor olduğunu hatırlatarak, “Bu durum beni derinden etkiledi ve oyuncaklar içimde bir ukde olarak kaldı. Oyuncak, aynı zamanda büyük objelerin minyatürleri ve kopyalarıdır. Büyükler de çocuklar gibi bu objelere farklı anlamlar yükleyebiliyor. Biz de müzeyi hayata geçirerek onlara farklı bir anlam katmayı amaçladık. Bu projeden dolayı gurur ve mutluluk duyuyoruz.” şeklinde konuştu.
Ferhatoğlu, ailesinin anısını yaşatmak için müzeye dönüştürdüğü konağın, 1920-1925 yılları arasında büyük dedesi tarafından inşa edildiğini ifade etti. Kendisinin de bu binada dünyaya geldiğini anlatan Ferhatoğlu, şu şekilde devam etti:
“Burası eski bir yığma bina. Orijinalliğini koruyarak ve özen göstererek 5 yıl içinde bu hale getirdik. Ülkemizde oyuncak müzesi sayısı 10’un üzerinde. Burada oyuncağı kumbara ile birleştirdik. Günümüzde kumbara kullanımı maalesef azalmış durumda. Bu objeleri de burada sergiliyoruz. Butik bir müze oluşturduk. Sergilediğimiz eserlerin ana kısmını oluşturan oyuncaklar arasında arabalar, bebekler, bilyeler, okul malzemeleri, eski bakkal ürünleri ve kumbaralar yer alıyor. Türkiye’de bulunmayan nadir kumbaralar da burada sergileniyor. Bunlardan biri Osmanlı dönemine ait, 1900’lü yılların başında yapılmış ender kumbaralardan biridir. Ayrıca bankaların verdiği kalem, anahtarlık, tabak ve bardak gibi promosyon ürünlerini de ziyaretçilerimize sunuyoruz. Yaşayan bir müze olmasını istiyoruz. Sosyal faaliyetler kapsamında burada Hacivat-Karagöz, kukla, sihirbaz ve illüzyon gösterileri düzenliyoruz. Bu etkinliklerin tamamını ücretsiz olarak halkımızla buluşturmakta kararlıyız.”
Ferhatoğlu, müzenin pazartesi günleri hariç, her gün 14.00-00.00 saatleri arasında ziyarete açık olduğunu sözlerine ekledi.
Mahalle Bakkalını Gezerken Çocukluk Yıllarına Gidiyorlar
Müzenin müdürü Murat Topçu, “Çocukluğum Ege’de” temasıyla açılan müzede öncelikle çocuklara eski dönemlerin oyuncak ve kumbara kültürünü tanıtmayı hedeflediklerini belirtti.
Yetişkin ve çocuk ziyaretçilerden olumlu geri dönüşler aldıklarını vurgulayan Topçu, “Çocuklar günümüz şartları nedeniyle hızlıca geçiyorlar, ancak yetişkinlerin daha fazla ilgi gösterdiğini gözlemliyoruz. Büyükler, nostaljik anılarını muhteşem bir şekilde canlandırıyorlar. En dikkat çekici noktamız, bakkal bölümümüz. Ziyaretçilerimiz, o dönemin ürünlerini görünce mahalle bakkalından yaptıkları alışverişleri hatırlıyor.” şeklinde konuştu.
Ziyaretçilerden Aylin Yüksek, müzeyi gezerken çocukluk yıllarındaki oyuncakları görmenin kendisini nostaljik bir yolculuğa çıkardığını ifade etti. Farklı duygular yaşadığını aktaran Yüksek, şunları kaydetti:
“Çocukluğumuzun oyuncaklarının burada toplanmış olması çok güzel. Çünkü artık o eski oyuncaklar yok. Günümüzde teknoloji her şeyi ele geçirmiş durumda. O eski top oyuncaklar, bebek oyuncakları, emzikler, çaydanlıklar, tencereler, daktilolar… Annemin gençliğine bile inmiş oldum. Annem bana küçükken anlatırdı, ‘Bu oyuncaklar vardı, şunlar vardı.’ diye. Biz kuşak kuşak geçerek bunları kendimiz yaşadığımız için çok özel bir deneyim. Çok duygulandım, çok hoşuma gitti.”

















