1. Haberler
  2. Kültür Sanat
  3. Antalya’da Su Altı Arkeolojisinin Yeni Ufukları: Seramik Batığı ve Bilimsel Çığır Açan Keşifler

Antalya’da Su Altı Arkeolojisinin Yeni Ufukları: Seramik Batığı ve Bilimsel Çığır Açan Keşifler

Antalya'da su altı arkeolojisinin yeni ufuklarını keşfedin; seramik batıkları ve bilimsel keşiflerle tarih ve denizlerin bilinmeyen sırlarını ortaya çıkarıyoruz.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Antalya’nın Kumluca ilçesinde, Adrasan açıklarındaki derinliklerde tespit edilen ve Geç Hellenistik-Erken Roma Dönemi’ne tarihlendirilen Seramik Batığı, su altı arkeolojisinin sınırlarını yeniden çiziyor. Yüzlerce özgün seramik parça ile donatılmış olan bu keşif, hem korunma teknikleri hem de tarihsel açıdan çığır açıcı nitelik taşıyor. Bakan Ersoy’un özel dalışla gerçekleştirdiği bu olağanüstü keşif, bilimsel çevrelerde ve turizm sektöründe önemli yankılar uyandırdı.

Bu eserin ortaya çıkarılması, kıyıların derinliklerindeki tarihî zenginliğin yeni bir sayfasını açarken, aynı zamanda su altı arkeolojisinin uluslararası standartlarda gelişimine de önemli katkılar sağlıyor. Günümüze ulaşan seramiklerin olağanüstü korunmuş yapısı ve desenleri, yaklaşık iki bin yıl öncesine uzanan bu gemi enkazının tarihî ve kültürel miras açısından taşıdığı değeri ortaya koyuyor.

Antalya’nın Kumluca ilçesinde, Adrasan açıklarındaki derinliklerde tespit edilen ve Geç Hellenistik-Erken Roma Dönemi’ne tarihlendirilen Seramik Batığı, su altı arkeolojisinin sınırlarını yeniden çiziyor. Yüzlerce özgün seramik parça ile donatılmış olan bu keşif, hem korunma teknikleri hem de tarihsel açıdan çığır açıcı nitelik taşıyor. Bakan Ersoy’un özel dalışla gerçekleştirdiği bu olağanüstü keşif, bilimsel çevrelerde ve turizm sektöründe önemli yankılar uyandırdı.

“Dünyada Eşi Benzeri Olmayan Bir Keşifle Karşı Karşıyayız”

Türk su altı arkeolojisinin öncüleri arasında yer alan Bakan Ersoy, yaptığı ilk değerlendirmede şu ifadeleri dile getirdi: “Yaklaşık iki bin yıl öncesine ait bu kargo gemisinde, taşıma sırasında korunmaları amacıyla ham kille sıvanmış, iç içe yerleştirilmiş yüzlerce tabak, tepsi ve çanak keşfettik. Bu sayede seramiklerin desenleri dahi günümüze bozulmadan ulaşmış durumda. Bu, sadece ülkemiz değil, dünya kültür mirası açısından da büyük bir kıymete sahip olan bir keşif.”

“Dünyada Eşi Benzeri Olmayan Bir Keşifle Karşı Karşıyayız”

“Türkiye Artık Sadece İzleyen Değil, Su Altı Arkeolojisinde Yön Verici Bir Güç”

Bakan Ersoy, su altı arkeolojisinin gelişiminde Türkiye’nin geldiği noktayı ve vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Artık, bilimsel yöntemler ve ileri teknolojilerle yön belirleyen, kendi kazı ve araştırma projelerini yürüten bir ülkeyiz. 2025 yılı itibariyle, dört Cumhurbaşkanı kararıyla yürütülen kazılar ve üç müze başkanlığında sürdürülen çalışmalarla, su altı arkeolojisinde lider konumdayız.”

“Geleceğe Miras Projesi: Yeni Bir Arkeolojik Dönem”

Bu gelişmelerin, Bakanlık tarafından hayata geçirilen “Geleceğe Miras” projesi kapsamında gerçekleştiğine vurgu yapan Ersoy, şu ifadeleri kullandı: “Dört yıl içerisinde, son altmış yılda yapılan tüm arkeolojik çalışmalara eşdeğer hacimde bir araştırma ve kazı faaliyetini tamamlamayı hedefliyoruz. Eskiden belirli dönemlerde ve sınırlı noktalarda sürdürülebilen kazılar, artık yılın on iki ayına yayılmış, çok sayıda noktada eş zamanlı olarak yürütülebiliyor. Bu, arkeolojide devrim niteliğinde bir sıçramadır.”

Türkiye kıyılarında su altı keşiflerinin ulaştığı seviyeye de değinen Ersoy, “Patara’dan Mersin’e uzanan hat boyunca şu an dört yüzü aşkın batık tespit edilmiştir. Bu bölgedeki çalışmalarımız yoğun ve disiplinli bir şekilde devam ediyor. Bu keşifler, hem bilimsel hem de turistik açıdan büyük fırsatlar barındırıyor,” dedi.

“Kazı ve Koruma: Eserlerin Muhteşem Durumu”

Ersoy, kazı alanında ortaya çıkarılan buluntuların korunmasına da dikkat çekerek, “Tabaklar, çanaklar ve diğer seramik eserler, orijinal renklerini ve yüzey özelliklerini kaybetmeden günümüze ulaşmış durumda. Bu eserler, üretim ve paketleme teknikleri konusunda da önemli bilgiler sunuyor. Restorasyon ve konservasyon çalışmalarımız büyük bir titizlikle yürütülüyor,” diyerek, Türkiye’nin su altı mirasını koruma kararlılığını vurguladı.

“Geleceğin Sergileme Mekânları: Yeni Müzeler ve Dijital Enstrümanlar”

Ersoy, bu eserlerin sergilenmesine yönelik planlarını şöyle açıkladı: “Kemer Idyros bölgesinde, Akdeniz Sualtı Arkeoloji Müzesi’nin inşasına başlanıyor. Bu müze, Seramik Batığı ve benzeri keşifleri sergileyecek. Ayrıca, Antalya Arkeoloji Müzesi’nde su altı arkeolojisine özel bir bölüm oluşturmayı planlıyoruz.”

Kazının bilimsel sorumlusu Doç. Dr. Hakan Öniz ise, bölgede sadece batıkların değil, kayalaşmış binlerce tabak kümesinin de bulunduğunu ve kazı tamamlandıktan sonra bölgenin dalış turizmine açılmayı planladıklarını belirtti. Bakan Ersoy ise, dalış turizminin sürdürülebilirliği ve stratejik önemi üzerinde durarak, “Nitelikli dalış turizmi, düşük sezonlarda da ülkemize ekonomik katkı sağlıyor ve doğal güzelliklerle birleşerek, Türkiye’yi dünya çapında cazibe merkezi haline getiriyor,” şeklinde görüşlerini paylaştı.

“Derin Dalış Sertifikası ve Uluslararası Tanınırlık”

Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy, 2021 yılında başladığı dalış eğitimlerini başarıyla tamamlayarak, Adrasan’da gerçekleştirilen özel dalışta Derin Dalış Uzmanlık Sertifikası almaya hak kazandı. Bu sertifika, onun su altı keşiflerindeki uzmanlığını ve uluslararası alandaki tanınırlığını da pekiştirdi.

0
be_enmi_
Beğenmiş
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Antalya’da Su Altı Arkeolojisinin Yeni Ufukları: Seramik Batığı ve Bilimsel Çığır Açan Keşifler
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Patronlar Kulübü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!