Meral Çelen’in Vefatı

Gazeteci Ahmet Nesin’in annesi, ünlü yazar Aziz Nesin’in ayrıldığı eşi; şair, yazar ve çevirmen Meral Çelen, hayata veda etti. Ahmet Nesin, vefat haberini şu sözlerle duyurdu: “Annem Meral Çelen’i bu sabah 09.35’de kaybettik. Ali Nesin bana haber verdiğinde ve ben bunu şimdi yazarken bile Fransa’da hâlâ 09.35 olmadı, yani annemin ölmesine daha var. Bu günde bile yaşam mizahını yaptı bana.”
MERAL ÇELEN KİMDİR?
Diyarbakır’da dünyaya gelen Meral Çelen, ilkokul eğitimini Adana İsmet Paşa İlkokulu’nda tamamladı. Kastamonu Kız Ortaokulu’nu bitirdiği yıllarda, ailesinin ekonomik durumu nedeniyle çalışmak zorunda kaldı ve eğitimine ara vermek zorunda kaldı. Çorum Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne kabul edildi. Eğitim hayatının ardından, Varlık ve Karikatür gibi saygın dergilerde ve Düşün Yayınevi’nde çalışarak edebiyat dünyasına adım attı. 1955 yılında Aziz Nesin’le evlendi; uzun bir süre bu evlilik sürdü, fakat 1968 yılında boşanma kararı aldılar. Daha sonra Balıkesir Ören’de yaşamaya başladı.
Meral Çelen, edebi kariyerine 16 yaşında ilk şiirini yayımlayarak başladı. Ancak zamanla şiir yazmaktan vazgeçip öykü yazımına yöneldi. 1959 yılından itibaren Varlık ve Türk Dili dergilerinde öyküleri ile okuyucularıyla buluşmaya başladı. Varlık dergisindeki ilk öyküsü, 15 Şubat 1959’da “Tek veya Çift” adıyla yayımlandı; Türk Dili dergisindeki ilk öyküsü ise Kasım 1959’da “Bir Günbay Vardı” başlığıyla okurların beğenisine sunuldu. Bu dergilerde, çeviri eserleri ve röportajları ile de yer aldı.
Kadın sorunlarına odaklanan ilk ve tek öykü kitabı “Güllü Güzel”, 1961 yılında yayımlandı. Meral Çelen, bu kitaba adını veren “Güllü Güzel” öyküsünü yazarken, ilham kaynağını ve bu süreçteki deneyimlerini anılarında şöyle dile getirir:
“Bir süre sonra ilk ve son öykü kitabım olan Güllü Güzel yayınlanmıştı. Güllü Güzel, kocasını öldürdüğü için Eminönü Meydanında asılan ve benim ipin ucunda sallanırken gördüğüm, her gece rüyalarıma giren Sivaslı Durdu Sarıkaya’nın öyküsüydü.”

















