Mustafa Kutlu’nun Hayatı ve Eserleri Üzerine Bir Monografi
Mustafa Kutlu’nun hayatını, eserlerini ve dostlarının gözünden onu anlatan “Yaşayan Klasiğimiz Mustafa Kutlu” adlı çalışma, edebiyatseverlerle buluştu. Bu kapsamlı eser, yüksek lisans tez çalışması olarak Prof. Dr. Fatih Andı’nın danışmanlığında Safiye Önal tarafından hazırlandı. Önal, Türk dili ve edebiyatı alanında 20 yılı aşkın bir süre öğretmenlik yaptığını ve her zaman Kutlu’nun eserlerine derin bir hayranlık duyduğunu ifade etti.
Yüksek lisans sürecinde, yaşayan bir yazarı incelemek istediğini belirten Önal, “Mustafa Kutlu her zaman aklımda yer ediyordu. Ancak onun, genelde etkinliklere katılmadığını ve görüşmelere pek sıcak bakmadığını biliyordum. Bir gün hocamla, onun eserlerini okuyan öğrencileri bir araya getirdik. O gün, böyle bir çalışma yapmak istediğimi ifade ettim ve hocam o an kabul etti. Bu, bizim yollarımızın kesiştiği an oldu.” dedi.
ÇALIŞMA ÜÇ TEMEL BÖLÜMDEN OLUŞUYOR
Mustafa Kutlu’nun monografisini, her bir detayı onunla istişare ederek hazırladığını belirten Önal, kitabın üç bölümden oluştuğunu aktardı. “İlk bölümde Kutlu’nun hayatı, ikinci bölümde sanatı ve üçüncü bölümde eserleri yer alıyor. Kitabın sonunda ise, Kutlu’yla gerçekleştirdiğimiz 120 sayfalık bir söyleşi bulunuyor. Ayrıca, ‘Bazı Arkadaşlarının ve Akademisyenlerin Gözünden Mustafa Kutlu’ bölümünde, onun dostlarının görüşlerine de yer verdik. Tamamen bu bölümde hocanın önerdiği isimlerle görüşme gerçekleştirdik.” diye ekledi.
2023 yılının mart ayında belirli aralıklarla yüz yüze görüşmeler yaparak, Mustafa Kutlu’nun hayat hikayesini dinleme fırsatı bulduğunu ifade eden Önal, bu süreçte Kutlu’nun 60’a yakın eserini yeniden okuduğunu vurguladı. Kutlu’nun Türk edebiyatına büyük katkılarda bulunan, bereketli bir yazar olduğunu belirten Önal, “Kitapları okurken aklıma takılan her şeyi hocaya sorabilme imkânım oldu. Mustafa Kutlu, bu süreçte bana çok yardımcı oldu. ‘Aklına takılan bir şey olursa beni arayabilirsin’ diyerek bana büyük bir kolaylık sağladı. Bu süreçte her şeyi ilk ağızdan öğrenme fırsatı buldum. Geçen haziran ayında tez savunmamı gerçekleştirdim.” şeklinde konuştu.
KUTLU’NUN HAYATI, HİKAYELERİNDEN DAHA DA GÜZEL BİR HİKAYE
Önal, Kutlu’nun yarım asırdır eserlerinde kendi insanını anlattığını belirterek, “Kutlu, derdi olan bir yazar. Ancak bu dert, kendisiyle değil, yaşadığı toplumla ve Anadolu’yla ilgilidir. Kendisi Türk dili ve edebiyatı öğretmenidir. Öğretmenlik yapmış fakat bir davası olduğu için bu mesleği bırakıp tamamen yayıncılığa yönelmiştir. Bu, gerçekten çok büyük bir karardır. Onu okuduğumda, yazdıklarından çok etkilendim. Hocayı tanıdıktan sonra, ‘Yazdıkları ne ki, Mustafa Kutlu’nun kendi hayatı bir hikaye zaten.’ diye düşündüm. Mehmet Akif Ersoy için söylenir ya, ‘Şiirleri çok güzeldir ama hayatı şiirlerinden daha güzeldir.’ İşte aynı şey, Mustafa Kutlu için de geçerli. Kutlu’nun hikayeleri elbette çok güzeldir, ancak onun hayatı, onu tanıdıktan sonra gördüm ki hikayelerinden daha da güzel bir hikaye.” diye ekledi.
Mustafa Kutlu’nun mütevazı ve her zaman göründüğü gibi bir insan olduğunu ifade eden Önal, “Bana, ‘Kimseye anlatmayacağım şeyleri sana anlatacağım, hayatımla ilgili bütün detaylar bu kitapta olacak.’ dedi. Gerçekten de öyle oldu. Hocanın yanına her gidişimde, kendisi planlı bir şekilde geliyordu. O gün ne anlatacağını yazmış, notlar almıştı; mesela ‘bugün ailemden başlayacağım’ diye belirlemişti. İkinci görüşmede doğumunu ve çocukluğunu, üçüncü görüşmede Erzurum yıllarını, dördüncü görüşmede ise İstanbul ve Dergah Yayınları yıllarını anlatacaktı. Her şey belirliydi; hoca ne anlatacağını yazılı olarak hazırlamıştı.” şeklinde konuştu.
HERKES, KUTLU İLE MERAK ETTİĞİ SORULARIN CEVABINI BULACAKTIR
Safiye Önal, bu çalışma aracılığıyla okurların Kutlu’yu daha yakından tanıyabileceğini vurguladı. Okurların kitapta, Erzincan’da doğup büyüyen, doğa ile iç içe yaşayan ve tabiat dostu olan Mustafa Kutlu’yu bulacaklarını dile getiren Önal, “Hikayelerindeki betimlemelerin nereden geldiğini, ‘Uzun Hikaye’deki vagon evin, Kutlu’nun Cebesoy İstasyonu’nda orada vagonda kalan işçilerden etkilenmesi olduğunu görecekler. Uzun Hikaye’deki Bulgaryalı Ali’nin babasının arzuhalcilik yapmasının, aslında Kutlu’nun babasının hayatından bir yansıma olduğunu anlayacaklar. Kitapta herkes, Kutlu ile merak ettiği soruların cevabını bulacaktır.” diye düşündüğünü belirtti.
Timaş Yayınları’ndan çıkan bu çalışmanın, tamamen hocanın titizliğiyle ve gözetiminde tamamlandığını belirten Önal, “Çalışma bittiğinde hoca, ‘Ne kadar detaylı bir çalışma oldu.’ dedi. Uzun soluklu ve zorlu bir süreçti. O süreçte bana, ‘Çocuklarını, evini ihmal etme, aileni her zaman önde tut.’ diye nasihatlerde bulundu. Kendisi aileye çok önem veriyor. Peygamber Efendimizin Hz. Ömer’e bir sözü var; ‘Bu dünyada ya bir garip ya da bir yolcu gibi ol.’ Bu söyleme göre yaşayan insan çok azdır. Ancak ben Mustafa Kutlu’yu böyle bir insan olarak tanıdım ve bunu okurların görmesini istedim. Hiç bu tezi yazmasaydım, Kutlu gibi güzel bir insanı tanımak benim için her şeyin üzerinde bir nasip oldu.” ifadelerini kullandı.

















