Boğaz’ın kıyısındaki zarafetiyle tanınan Swissôtel The Bosphorus, yaz aylarında misafirlerini sanatla iç içe bir yolculuğa davet ediyor. Otelin bahçelerinden lobisine kadar uzanan çağdaş sanat sergisi, ünlü heykeltıraş Rıfat Baltaoğlu’nun etkileyici eserlerine ev sahipliği yapıyor.
Rıfat Baltaoğlu’nun eserleri Boğaz kıyısında hayat buluyor
İstanbul’un merkezinde, doğa ile sanatın buluşma noktası haline gelen Swissôtel, bu yaz misafirlerine sadece konfor değil, aynı zamanda ruhsal bir deneyim de vadediyor. Rıfat Baltaoğlu’nun “Dignity”, “Kaktüs” ve “Siena” gibi eserleri otelin farklı köşelerinde izleyicileri bekliyor.
Baltaoğlu’nun “Dignity” adlı heykeli otelin girişinde konukları zarafet ve güç simgesi bir at figürüyle karşılıyor. Lobide sergilenen “Bari” adlı kaktüs heykeli ise, insanın içsel dönüşümünü simgeleyen anlam katmanlarıyla dikkat çekiyor.
Mimariyle bütünleşen sanat yolculuğu
Swissôtel’in mimarisiyle iç içe geçen bu eserler, sadece sergilenmekle kalmıyor; aynı zamanda birer anlatı öğesi olarak otelin atmosferine derinlik kazandırıyor. Sanatçı Baltaoğlu projeyi, “Her eserim bir yolculuk. Swissôtel’in içinde ve çevresinde bu yolculuğu yaşayan izleyici, kendi hikâyesini yazıyor,” sözleriyle tanımlıyor.
QR kodlarla dijital hikâyeler, havuz başında sessiz diyaloglar
Her eserde yer alan QR kodlar sayesinde ziyaretçiler, eserlerin arkasındaki derin anlatılara kolayca ulaşabiliyor. Bahçede yürürken karşınıza çıkan bir figür, lobideki soyut bir yüz ya da gün batımında havuz kenarındaki bir gölge… Tüm bu unsurlar, sanatçının izleyiciyle kurmak istediği sessiz ama derin diyaloglara aracılık ediyor.

















