1. Haberler
  2. Kültür Sanat
  3. Ulvi Alacakaptan’ın Sahnede 56. Yılını Kutlaması: Türk Müzik Tarihinde Eşsiz Bir Dönüm Noktası

Ulvi Alacakaptan’ın Sahnede 56. Yılını Kutlaması: Türk Müzik Tarihinde Eşsiz Bir Dönüm Noktası

Ulvi Alacakaptan'ın 56. sahne yılı, Türk müzik tarihinin önemli ve eşsiz dönüm noktasıdır. Sanatın ve ustalığın zirvesine tanıklık eden anlar.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ulvi Alacakaptan’ın Sahne Serüveni ve Çocukluk Anıları

Sanat yaşamına yaklaşık bir saatlik farklı zaman dilimlerinde sahneye taşıdığı çeşitli oyunlardan seçme bölümlerle başlayan Ulvi Alacakaptan, izleyicilerle buluşmanın ardından özel gününü kutladı. Pastanın kesildiği ve “Hayat’ta Oynamam” adlı kitabını sevenleriyle tanıştırdığı bu özel gecede, sanatçı sahne öncesi yaptığı açıklamada, oyunculuğa olan merakının çocuk yaşlarda başladığını şu sözlerle dile getirdi:

Ulvi Alacakaptan'ın Sahne Serüveni ve Çocukluk Anıları

“6-7 yaşlarındaydım. Şişli’de bir Rum evinde kiracıydık. Asma bahçeleri vardı. İkinci katta iki at kestanesi ağacı bulunurdu. Orada ip gerer, üzerine battaniye atardım. Onda, oyuncu, müzisyen, gazoz satıcısı gibi çeşitli karakterleri canlandırırdım çocuklara. Para vermek yerine hayal dünyamda eğlenirdik. İşte, orada başladı her şey.”

Tiyatroya İlk Adımlar ve İlham Kaynakları

Genç yaşta tiyatro sevgisiyle büyüyen Alacakaptan, 1960’ların Türk tiyatrosunun gözde figürleriyle tanışma ve onları örnek alma sürecini şu ifadelerle anlattı:

“1960’larda, 6 yaşından küçük çocuklar gündüzleri, 12 yaşından küçükler ise gece sinemaya alınmazdı. Ama tiyatroya giriş serbestti. En büyük dayım Muammer Karaca sayesinde her tür sahneye adım attım. Bu sayede Münir Özkullar, Dormenler, İstanbul Tiyatrosu ve diğerleriyle tanıştım. Onların sahnesini izlerken büyük bir hayranlık ve kıskançlık duygusu yaşardım. Bu dönemlerde Türk tiyatrosunun altın çağını yaşadığını söyleyebilirim.”

Çocuk Oyunlarıyla Tanışma ve Yeni Bir Yol

Önceleri amatör olarak sahne alan Alacakaptan, daha sonra Dostlar Tiyatrosu’nda 8 yıl boyunca profesyonel olarak çalıştı. Bu süreçte aldığı eğitim ve edindiği deneyimler onu farklı sahne projelerine yöneltti. Özellikle çocuk tiyatrosuna olan ilgisi, onun kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu. Bu alanda kurduğu çocuk oyunları kolu sayesinde, hem sahne tecrübesi kazandı hem de bu alanda özgün ve sevilen eserler ortaya koydu:

  • “Çocuk oyunları kolu kurulduktan sonra, çocuklar için özel sahne düzenlemeleri yapmaya başladık.”
  • “Genellikle ödenekli tiyatrolarda çocuk oyunları, hafta sonları sabah saatlerinde oynanırdı. Bu benim için yeni bir dünyanın kapılarını araladı.”
  • “Çocuk tiyatrosu, benim en büyük tutkum haline geldi ve bu alanda birçok başarılı projeye imza attım.”

1994 Yılında Hayatımı ve Tiyatromu Yeniden Yönlendirişim

Sanatçı, kariyerinde dönüm noktası sayılan 1994 yılında, kendi tiyatrosunu kurarak, sadece oyuncu değil, aynı zamanda sanat yöneticisi olmayı tercih etti. Bu karar, onun sanat anlayışını ve üretim biçimini köklü biçimde değiştirdi:

“Hayatımı ve tiyatromu değiştirdiğim bu yıl, bağımsız ve özgün işler yapma yolunda büyük bir adım attım. Para kazanmak amacıyla değil, kendi vizyonumu yansıtan sahneler oluşturmak istedim. ‘İnsanlar ve Soytarılar’ adlı oyunum, üniversite öğrencilerinin sene sonu etkinliği gibi başladı ama zamanla büyük bir başarı yakaladı. Bu süreçte Birlik Sahnesi’ni kurdum ve yaklaşık 56 yıldır sahne hayatım devam ediyor.”

Ünlü İsimlerle Birlikte Sahne Almak ve Anılar

Ulvi Alacakaptan, kariyeri boyunca birçok ünlü oyuncu ve sanatçıyla birlikte sahne aldı. Bu deneyimlerin kendisi için ne kadar kıymetli olduğunu şu sözlerle dile getirdi:

“Adile Naşit, Ayşen Gruda, Altan Erbulak, Şener Şen, İlyas Salman ve daha birçok önemli isimle sahne paylaşmak büyük onurdu. Metin Akpınar bana hayatında yalnızca bir kez yönetmenlik yaptı ve bu onun en sevdiğim projelerinden biri oldu. Ferhan Şensoy ile ‘Şahları da Vururlar’ oyununu sahneledik; bu oyun büyük bir başarı yakaladı ve yaklaşık 4 yılda 579 kez sahneye çıktı. 1994’te ise kendi tiyatromu kurdum ve böylece kendi vizyonumu sahneye taşıdım.”

Ayşen Gruda ve Sezen Aksu ile Anılar

Lisede sahne aldığı ilk oyun ve sahneye koyduğu eser hakkında da bilgiler veren sanatçı, özellikle Ayşen Gruda’nın kendine has oyunculuğu ve Sezen Aksu’nun performansını unutamadığını vurguladı:

“Lisede, Cevat Fehmi Başkut’un ‘Göç’ piyesini sahneye koydum. O dönemde, Sezen Aksu ile birlikte skeçlerde rol alma şansı buldum. Ayşen Gruda, tamamen kendine has, özgün ve olağanüstü bir oyuncuydu. ‘Oyunun metni’ deriz biz, herkes senaryo der; ama gerçek hikaye, filmin hikayesine denir. Gruda, kendi hazırladığı defterden, esprili ve kendine özgü laflarını alır, sahneye öyle çıkar ve izleyiciyi büyülerdi. Ayrıca Sezen Aksu’nun performansı da ayrı bir güzellikti. O dönemlerde ‘Bizimkiler’ dizisiyle tanınan ve Kemal Sunal’ın da rol aldığı oyunu sahneye koymuştum. Bu süreçte, Ayşen Gruda’nın ve diğerlerinin sahnede ortaya koyduğu performanslar, benim için unutulmaz anılar arasındadır.”

0
be_enmi_
Beğenmiş
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Ulvi Alacakaptan’ın Sahnede 56. Yılını Kutlaması: Türk Müzik Tarihinde Eşsiz Bir Dönüm Noktası
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Patronlar Kulübü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!