Dünyanın en güçlü elektrikli otomobillerinden birini üreten Mate Rimac, kişisel tercihinde gösterişten uzak, mütevazı bir yola sapıyor. Rimac’ın tercihi, Volkswagen Golf R32.
Yeşil Canavar’dan hiper otomobile uzanan yolculuk
Bugatti Rimac’ın genç CEO’su Mate Rimac, otomotiv dünyasındaki yolculuğuna bir BMW E30’un motorunu patlatarak başladı. Bu aracını elektrikliye dönüştürerek “Yeşil Canavar” ismini verdi ve 600 beygir gücündeki bu araç, 2011 yılında dünyanın en hızlı hızlanan EV’si unvanını kazandı.
BMW tutkusunu hiçbir zaman gizlemedi
Yıllar içinde Rimac’ın garajı M5 E39, M3 E30 Sport Evolution, M3 CSL E46 ve V10 motorlu M6 E64 gibi özel BMW’lerle doldu. F90 M5 Competition ve Z4 M Coupe gibi modelleri de tercih eden Rimac, BMW’ye olan tutkusunu sık sık sergiledi.
Milyon dolarlık arabalar üretse de kalbi Golf R32’de
Hiper otomobillerin yaratıcısı olan Mate Rimac, kendi kişisel kullanımında ise Volkswagen Golf R32’yi tercih ediyor. Bu aracı restomod tekniğiyle teknolojik olarak güncelleme ve iç mekân kalitesini artırma planı yapıyor.

Chiron yerine hibrit hiper otomobil Tourbillon’u tasarladı
Elektrikli araçlarla devrim yaratan Rimac, Bugatti Chiron’un yerini bir SUV’un almaması için de direksiyona geçti. Sonuç: 8.3 litrelik V16 motora sahip hibrit hiper otomobil Bugatti Tourbillon.
Otomobil CEO’larının sürüş tutkusu bitmiyor
Mate Rimac yalnız değil. Koenigsegg’in kurucusu Christian von Koenigsegg, gençlik yıllarında kullandığı Mazda Miata’yı unutamıyor. Nissan CEO’su Ivan Espinosa ise her gün işe Z serisi bir spor otomobille gidiyor. Bu isimler, otomobillerde sürüş keyfinin SUV trendinin ve elektrifikasyonun gölgesinde kaybolmaması gerektiğini savunuyor.

















