Günümüzde her 11 yetişkinden biri diyabet hastası. Yaman, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzının diyabetin temel nedenleri arasında yer aldığını vurgularken, diyabetin önlenmesi için toplumsal düzeyde bilinçlendirme çalışmaları yapılması gerektiğini ifade etti.
Diyabetin Yaygınlaşmasının Nedenleri
Diyabetin yaygınlaşmasının başlıca nedenlerini açıklayan Doç. Dr. İsmail Yaman, şunları söyledi:
- Toplumun yaşlanması,
- Yüksek karbonhidrat tüketimi,
- Düşük fiziksel aktivite düzeyi,
- Sağlıksız beslenme alışkanlıkları.
Diyabetin kontrol altına alınması için bireylerin düzenli egzersiz yapması, sağlıklı beslenmesi ve gerekli durumlarda tıbbi müdahaleye başvurması gerektiğini belirten Yaman, tip 2 diyabet hastalarının büyük bir bölümünün cerrahi yöntemlerle tedavi edilebildiğini söyledi.
Diyabet Cerrahisi Kimler İçin Uygun?
Diyabet tedavisinde cerrahi seçeneğin, her hasta için uygun olmadığını belirten Yaman, diyabet cerrahisinin insülin üretimini artırmadığını, ancak vücudun insüline olan ihtiyacını azalttığını ifade etti.
Diyabet cerrahisi için uygun olan hasta grupları şunlardır:
- Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 30 ve üzeri olan, ancak kontrolsüz şeker değerlerine sahip bireyler
- VKİ 35 ve üzerinde olup diyabet hastası olan bireyler
Cerrahi tedavi süreci öncesinde, hastalar detaylı testlerden geçirilir. Kan testleri, pankreas rezervini belirleme testleri, karın ultrasonu ve endoskopi gibi tetkikler yapılır. Eğer hasta cerrahi için uygunsa, en ideal ameliyat yöntemi belirlenerek tedavi süreci planlanır.
Diyabet Cerrahisinde Uygulanan Yöntemler
Hangi cerrahi yöntemlerin tercih edileceği, hastanın VKİ, diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar ve pankreas rezervine bağlı olarak değişir.
- VKİ 40 ve üzeri hastalarda genellikle tüp mide ameliyatı önerilir.
- Daha düşük VKİ’ye sahip ancak kontrolsüz diyabeti olan hastalar için
- Transit Bipartisyon,
- SASI Bypass,
- Roux-en-Y Gastrik Bypass gibi yöntemler uygulanabilir.
Bu cerrahi teknikler, bağırsakların belirli bir kısmını devre dışı bırakarak alınan gıdaların daha az emilmesini sağlar. Böylece şeker metabolizması düzenlenir ve insülin direnci azaltılır.
Diyabet Cerrahisinin Başarı Oranı Yüksek
Doç. Dr. İsmail Yaman, diyabet cerrahisinin doğru hasta seçimi ve uygun yöntemle uygulandığında oldukça başarılı sonuçlar verdiğini belirtti.
- Mide hacmi küçüldüğü için açlık hissi azalır ve tokluk daha hızlı hissedilir.
- Karbonhidrat emilimi kısıtlanır, böylece kan şekerinde belirgin bir iyileşme sağlanır.
- Bağırsaklarda salınan GLP ve Peptid Y hormonlarının artmasıyla, insülin daha etkili çalışır.
- Ameliyat sonrası 10 yıl içinde başarı oranı yüzde 90’a kadar çıkabilir.
Ancak, başarılı sonuçlar elde edebilmek için ameliyat sonrasında hastaların beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlaması büyük önem taşır.
Ameliyat Öncesi ve Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Her ameliyat gibi diyabet cerrahisi de bazı riskler barındırıyor. Bu riskleri en aza indirmek için:
- Ameliyat öncesinde hastanın detaylı bir sağlık değerlendirmesi yapılmalı,
- Eğer hastanın ek sağlık sorunları varsa, bunlar ameliyat öncesinde tedavi edilmeli,
- Ameliyat, alanında uzman ve deneyimli cerrahlar tarafından gerçekleştirilmelidir.
Yaman, tecrübeli bir cerrahi ekip ve modern ekipmanların kullanımının, ameliyat risklerini önemli ölçüde azalttığını belirtti.
Diyabetle Mücadelede Bilinçlenmek Şart
Diyabet, modern yaşam tarzının bir sonucu olarak giderek yaygınlaşan bir sağlık sorunu haline geldi. Uzmanlar, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizle diyabetin önlenebileceğini ancak gerekli durumlarda cerrahi tedavinin de oldukça etkili bir yöntem olduğunu belirtiyor.
Diyabet cerrahisinin, özellikle kontrolsüz şeker seviyelerine sahip bireyler için hayat kurtarıcı olabileceği belirtilirken, doğru hasta seçimi ve ameliyat sonrası yaşam tarzı değişikliklerinin başarı oranını artırdığı vurgulanıyor.













