Bir hastanın kanser tetkikleri, yapay zeka sistemleri tarafından yanlış yorumlandığında hasta için yaşanan kaygı ve belirsizlik büyüyor. Doktora danışılana kadar süren endişe, tedavi süreçlerini ve kararları olumsuz etkileyebiliyor. Kahve falı ya da rüya tabiri gibi gündem dışı yorumlar, hayati öneme sahip tetkiklerin yanında yer alabiliyor ve hastadaki korkuyu derinleştirebiliyor.
Bir meme kanseri vakasında PET görüntüsünde akciğerinde milimetrik nodüller saptandı; bazı vakalarda bu nodüller metastaz olarak değerlendirilse bile, genelde hastalığın ilişkili olmadığı düşünülür. Ancak yapay zeka bu bulguları farklı yorumlayabildi ve hasta günlerce belirsizlik içinde kaldı. Hasta ulaştığında ise süreç, sabahlara kadar devam eden endişe ve gözyaşlarıyla doluydu. Bu durum, tedavide yapay zekanın rolünü ve yanlış anlaşılma risklerini somut olarak gösterdi.
Antalya’daki Onkoloji Kongresi’nde de yapay zekanın kanser tedavisindeki rolü tartışıldı. Başka alanlarda olduğu gibi, tedavilere katkı sağlayabilir ancak tek başına güvenilir bir tedavi yöntemi değildir mesajı yine öne çıktı.
Hastalara karşı neden böyle yaklaşılmıyor diye sorulamaz çünkü veri miktarı ve yorumlama hızı, yapay zekayı insanların önüne geçirebiliyor. Ancak yapay zeka insan zekasından öte değil, elinizdeki veriler ne kadar çoksa o kadar güçlü bir araç olarak çalışıyor.

















