Unutkanlık Ne Zaman Tehlikeli? Yakın Geçmişi Hatırlayamamak Ciddi Bir Belirti Olabilir

Unutkanlık ne zaman tehlikeli? Dr. Celal Şalçini, Alzheimer ve demansın erken belirtilerini, beyin sisi ile hafıza kaybı arasındaki farkları anlattı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Günlük yaşamda anahtarın yerini unutmak, tanıdık bir ismi hatırlamakta zorlanmak veya ocağın kapalı olup olmadığını tekrar kontrol etmek çoğu zaman dikkat dağınıklığı ve yorgunlukla ilişkili olabiliyor. Ancak kısa süre önce yapılan konuşmaları tamamen unutmak, aynı soruyu defalarca sormak veya bilinen bir güzergâhta kaybolmak, daha ciddi hafıza sorunlarının habercisi olabiliyor. Dr. Celal Şalçini, özellikle yakın geçmişe ilişkin bilgilerin hatırlanamaması durumunda nörolojik değerlendirmenin önem taşıdığını belirtiyor.

Unutkanlığın her yaşta görülebileceğini ancak her unutkanlığın aynı anlama gelmediğini vurgulayan Dr. Şalçini, günlük yaşamı etkilemeye başlayan hafıza sorunlarının yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Hangi Unutkanlıklar Normal, Hangileri Tehlikeli?

Yoğun iş temposu, stres, yetersiz uyku ve dikkat eksikliği, günlük yaşamda geçici unutkanlıklara neden olabiliyor.

Anahtarın nereye bırakıldığını hatırlayamamak, bir kişinin ismini anlık olarak unutmak veya yapılan bir işi tekrar kontrol etme ihtiyacı duymak tek başına ciddi bir hafıza hastalığına işaret etmiyor.

Ancak unutkanlığın niteliği değiştiğinde durumun daha dikkatli değerlendirilmesi gerekiyor.

Dr. Celal Şalçini, özellikle kısa süre önce yaşanan olayların hiç gerçekleşmemiş gibi unutulmasının önemli bir uyarı işareti olabileceğini belirtiyor.

“Ancak tehlike çanları; az önce yapılan bir konuşmayı hiç yaşanmamış gibi tamamen unutmak, aynı soruyu kısa süre içinde defalarca sormak veya yıllardır ezbere bilinen evin yolunu bulamamak gibi durumlarda çalar.”

Uzman, temel ayrımın yalnızca bir eşyanın yerini hatırlayamamak değil, yeni yaşanan olayların hafızaya kaydedilememesi olduğunu ifade ediyor.

Yakın Geçmişi Unutmak Alzheimer Belirtisi Olabilir mi?

Yakın zamanda gerçekleşen konuşmaların, olayların veya verilen bilgilerin tekrar tekrar unutulması, Alzheimer hastalığı ve diğer bilişsel bozukluklarda görülebilen belirtiler arasında yer alıyor.

Özellikle kişinin aynı soruyu kısa aralıklarla tekrar sorması, yeni öğrendiği bilgileri hatırlayamaması veya daha önce rahatlıkla gerçekleştirdiği işlerde zorlanması dikkat edilmesi gereken değişiklikler arasında bulunuyor.

Bununla birlikte yakın geçmişe ilişkin unutkanlıkların her zaman Alzheimer hastalığından kaynaklanmadığı da unutulmamalı.

Uyku bozuklukları, depresyon, bazı ilaçların etkileri ve farklı sağlık sorunları da hafıza performansını etkileyebiliyor.

Bu nedenle belirtilerin nedenini belirlemek için kişinin genel sağlık durumunun ve bilişsel işlevlerinin uzman tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

Yaşlılıkta Unutkanlık Ne Zaman Hastalık Belirtisi Sayılır?

Yaşın ilerlemesiyle birlikte bazı bilişsel işlevlerde değişiklikler görülebiliyor. Yeni bilgileri öğrenmek için daha fazla zamana ihtiyaç duymak veya isimleri eskisine göre biraz daha geç hatırlamak, normal yaşlanma sürecinde karşılaşılabilen durumlardan biri.

Ancak unutkanlık kişinin günlük yaşamını bağımsız biçimde sürdürmesini zorlaştırıyorsa durum farklı değerlendiriliyor.

Dr. Şalçini, özellikle fatura ödeme, yemek hazırlama, ocak kullanma ve kişisel bakım gibi temel işlevlerde ortaya çıkan sorunların önemsenmesi gerektiğini vurguluyor.

“Eğer unutkanlık; kişinin tek başına faturalarını ödemesine, yemeğini yapmasına, ocak kullanmasına veya kişisel bakımını sağlamasına engel oluyorsa, bu kesinlikle yaşlılığın doğal bir parçası değildir.”

Uzman, eşyaların alışılmadık ve mantıksız yerlere konulmasının da dikkat gerektiren bir davranış değişikliği olabileceğini ifade ediyor.

Örneğin ütünün buzdolabına yerleştirilmesi gibi davranışlar, özellikle başka bilişsel belirtilerle birlikte ortaya çıkıyorsa nörolojik değerlendirme gerektirebiliyor.

Ancak tek bir davranıştan hareketle kesin hastalık tanısı konulamayacağı, belirtilerin sıklığı ve kişinin genel işlevselliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalı.

Stres ve Uykusuzluk Hafızayı Nasıl Etkiliyor?

Hafıza sorunlarının önemli nedenlerinden biri de uzun süreli stres ve yetersiz uyku.

Dr. Celal Şalçini, kronik stresin vücutta kortizol hormonunun salgılanmasını etkileyerek hafıza süreçleri üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.

Beynin öğrenme ve hafıza işlevlerinde önemli rol oynayan hipokampus bölgesi, uzun süreli stresin etkilerine duyarlı yapılar arasında bulunuyor.

Yetersiz uyku da dikkat, öğrenme ve yeni bilgilerin hafızada pekiştirilmesi süreçlerini olumsuz etkileyebiliyor.

Uyku sırasında beyin, gün içerisinde edinilen bilgilerin işlenmesi ve düzenlenmesiyle ilişkili çeşitli faaliyetler gerçekleştiriyor.

Bu süreçlerin yeterince sağlıklı ilerlememesi, ertesi gün konsantrasyon güçlüğüne, zihinsel yavaşlamaya ve kelime bulmakta zorlanmaya neden olabiliyor.

Uzman, özellikle yoğun stres altında çalışan ve düzenli uyuyamayan kişilerde görülen unutkanlıkların değerlendirilirken bu faktörlerin de dikkate alınması gerektiğini ifade ediyor.

Beyin Sisi ile Demans Arasındaki Fark Nedir?

Son yıllarda sıkça kullanılan “beyin sisi” kavramı, zihinsel bulanıklık, odaklanma güçlüğü, düşüncelerde yavaşlama ve unutkanlık hissi gibi yakınmaları tanımlamak için kullanılıyor.

Demans ise hafıza, düşünme, dil ve günlük yaşam becerileri gibi bilişsel işlevlerde belirgin bozulmayla seyreden klinik bir tabloyu ifade ediyor.

Dr. Şalçini, beyin sisi ile daha ciddi hafıza kayıpları arasındaki farkı açıklarken bilginin sonradan hatırlanabilmesine dikkat çekiyor.

Beyin sisi yaşayan bir kişi, bir bilgiyi o anda hatırlamakta zorlanabilir ancak daha sonra veya bir ipucuyla aradığı bilgiye ulaşabilir.

Alzheimer hastalığında ise özellikle yeni bilgilerin öğrenilmesi ve hatırlanması süreçlerinde daha kalıcı güçlükler görülebilir.

Ancak bu ayrım her hastada aynı şekilde ortaya çıkmaz. Bir bilginin ipucuyla hatırlanıp hatırlanmaması tek başına Alzheimer veya demans tanısı koymak için yeterli değildir.

Gözlüğün Yerini Unutmak ile Hafıza Kaybı Arasındaki Fark

Dr. Celal Şalçini, beyin sisi ile Alzheimer hastalığında görülebilen hafıza sorunlarını günlük yaşamdan bir örnekle açıklıyor.

Beyin sisi yaşayan bir kişi, gözlüğünü nereye koyduğunu bulmakta zorlanabilir. Ancak gözlüğü bulduğunda onu oraya bıraktığını hatırlayabilir.

Alzheimer hastalığında ise bazı kişiler, gözlüğün oraya nasıl geldiğini hatırlamayabilir veya eşyanın kendilerine ait olduğunu anlamakta güçlük çekebilir.

Bu örnekler, hafıza sorunlarının farklı biçimlerde ortaya çıkabileceğini gösterse de kesin değerlendirme için nörolojik muayene ve gerektiğinde bilişsel testler yapılması gerekiyor.

Hafıza Kaybında Dikkat Edilmesi Gereken 6 Belirti

Dr. Şalçini’nin açıklamalarında öne çıkan ve tıbbi değerlendirme gerektirebilecek belirtiler şöyle:

  • Yakın zamanda yaşanan olayları unutmak: Birkaç dakika önce yapılan konuşmayı veya verilen bilgiyi hiç hatırlayamamak.
  • Aynı soruları sürekli tekrarlamak: Yanıt alınmasına rağmen kısa süre içerisinde aynı soruyu yeniden sormak.
  • Bilinen yerlerde yönünü kaybetmek: Uzun yıllardır kullanılan güzergâhlarda kaybolmak veya eve dönüş yolunu bulamamak.
  • Günlük işleri yapmakta zorlanmak: Fatura ödemek, yemek hazırlamak veya kişisel bakım gibi alışılmış faaliyetlerde belirgin güçlük yaşamak.
  • Eşyaları alışılmadık yerlere koymak: Nesneleri mantıksız yerlere yerleştirmek ve sonrasında ne olduğunu açıklayamamak.
  • Yeni bilgileri öğrenmekte belirgin güçlük çekmek: Yeni edinilen bilgileri tekrar tekrar unutmak ve günlük yaşamda bu nedenle sorun yaşamak.

Bu belirtilerden birinin görülmesi mutlaka demans anlamına gelmiyor. Ancak özellikle yeni başlamış, tekrarlayan veya giderek artan hafıza sorunlarında uzman görüşü alınması önem taşıyor.

Unutkanlık İçin Ne Zaman Nöroloji Uzmanına Başvurulmalı?

Unutkanlık günlük yaşamı etkilemeye başladığında, kişinin yakınları tarafından fark edilen belirgin davranış değişiklikleri ortaya çıktığında veya yakın geçmişe ilişkin bilgiler sürekli unutulduğunda nörolojik değerlendirme öneriliyor.

Hekim muayenesinde hafıza ve diğer bilişsel işlevler değerlendirilebilir. Gerekli görülen durumlarda kan testleri, bilişsel değerlendirmeler ve beyin görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.

Özellikle bazı vitamin eksiklikleri, tiroit bozuklukları, ilaç etkileri ve uyku sorunları gibi nedenlerin araştırılması, tedavi edilebilir durumların belirlenmesi açısından önem taşıyor.

Öte yandan hafıza kaybının aniden başlaması veya konuşma bozukluğu, yüzde kayma, kol ya da bacakta güçsüzlük gibi belirtilerle birlikte görülmesi halinde inme gibi acil durumlar açısından derhal tıbbi yardım alınması gerekiyor.

Erken Değerlendirme Hafıza Sorunlarının Yönetiminde Önem Taşıyor

Hafıza sorunlarının nedenleri kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Bu nedenle unutkanlığın yalnızca yaşlanmaya, strese veya uykusuzluğa bağlanması doğru olmayabiliyor.

Dr. Celal Şalçini’nin uyarıları, özellikle yeni yaşanan olayların hatırlanamaması ve günlük yaşam becerilerinde bozulma gibi belirtilerin önemsenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Erken dönemde yapılacak değerlendirmeler, unutkanlığa neden olan durumların belirlenmesine ve uygun takip veya tedavi seçeneklerinin planlanmasına yardımcı olabiliyor.

Sağlık notu: Bu haber genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Unutkanlık, beyin sisi ve demans belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Tanı ve tedavi için nöroloji uzmanına başvurulmalıdır.

Unutkanlık Ne Zaman Tehlikeli? Yakın Geçmişi Hatırlayamamak Ciddi Bir Belirti Olabilir
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Patronlar Kulübü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!