Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), yeni emisyon azaltım politikalarını onayladı. Ancak uzmanlar, deniz taşımacılığı sektörünün 2030 yılına kadar belirli ölçüde ilerleme kaydedebileceğini, 2050 yılı içinse net sıfır hedeflerine ulaşmanın pek mümkün olmadığını düşünüyor.
Earth’s Future dergisinde yayımlanan yeni akademik makaleye göre, sektör temsilcileri 2021 yılında yapılan kapsamlı bir araştırmada görüşlerini paylaşarak, 2008’e kıyasla karbon yoğunluğunda %30 ila %40 arası azalma beklendiğini dile getirdi. Bu oran, 2030 hedeflerine yaklaşılabileceğini gösteriyor. Ancak 2050 için çizilen tablo aynı iyimserliği taşımıyor. Uzmanların tahminlerine göre, emisyonlar %40 ila %75 arası azaltılabilecek olsa da, net sıfır hedefine ulaşmak oldukça zor görünüyor.
Kısa vadeli çözümler yeterli değil
University of British Columbia (UBC) öğretim üyelerinden Dr. Amanda Giang, kısa vadede operasyonel ve teknik önlemlerle önemli adımlar atılabileceğini belirtti. Ancak uzun vadede sektörde köklü bir dönüşüm sağlanabilmesi için yeşil enerji yatırımlarına ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı.
UBC’deki çalışmanın ilk yazarı Imranul Laskar ise özellikle alternatif yakıtlar konusunda geçiş sürecinin zorluğuna dikkat çekti. Amonyak, rüzgar destekli sistemler ve yeni nesil gemi tasarımları henüz gelişme aşamasında.
Deneyim farkı umut ve temkin arasında bölünüyor
Araştırmada dikkat çeken bir diğer sonuç ise katılımcıların deneyim düzeyine göre geleceğe bakışlarının değişmesi oldu. Sektörde 10 yıldan az tecrübeye sahip uzmanlar daha iyimserken, 30 yılı aşkın tecrübeye sahip olanlar hedeflere ulaşma konusunda daha temkinli yaklaşıyor.
IMO’nun Deniz Çevresini Koruma Komitesi (MEPC) tarafından onaylanan yeni politikaların hayata geçirilmesi, küresel taşımacılık emisyonlarının azaltılmasına katkı sunacak. Ancak sektör temsilcileri, bu sürecin sadece mevzuatla değil, yüksek hacimli yatırım ve yapısal dönüşümle desteklenmesi gerektiği konusunda hemfikir.

















