Partner Elektronik Güç Sistemleri AŞ (Partner EGS) Üst Yöneticisi Alper Terciyanlı, Enerji Depolama Sistemleri Zirvesi’nde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin şebeke ölçekli ilk solar invertör fabrikasının Ekim ayında üretime başlayacağını duyurdu.
Yıllık 200 Milyon Euro’luk İthalat Kalemi
Türkiye’de güneş enerjisi santrali yatırımlarının artmasıyla birlikte solar invertör ihtiyacının da arttığını belirten Terciyanlı, bu ihtiyacın yerli mühendislik ve imalatla karşılanması amacıyla Partner EGS ve Huawei’in Kasım 2023’te bir mutabakata vardığını söyledi. Türkiye’de ticarileşmiş solar invertör üretiminin ihtiyacı karşılamadığını vurgulayan Terciyanlı, bu alanda yıllık yaklaşık 200 milyon Euro’luk bir ithalat kalemi oluştuğunu belirtti.
İlk Faz: 17 Milyon Dolarlık Yatırım
Mutabakat kapsamında Ekim ayında devreye alınması planlanan yatırımın birinci fazında, yaklaşık 17 milyon dolarlık bir yatırımla yıllık 2 gigavat kapasitede, 800 volt gerilime sahip şebeke ölçeğinde solar invertör üretimi planlanmaktadır. Ankara 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirilecek bu projede yaklaşık 100 kalifiye personele istihdam sağlanması hedefleniyor. Ayrıca, Ar-Ge faaliyetlerinin diğer ürün grupları için başlatılması ve üretilen ürünlerde en az yüzde 51 olan yerlilik oranına ulaşılması planlanmaktadır.
İkinci Aşama: Enerji Depolama Sistemleri Üretmek
Projenin ikinci aşamasında, fabrika yatırımının bir ‘Güç Elektroniği Kampüsü’ne çevrilmesi planlanmaktadır. Bu kampüste, yenilenebilir enerji sektörü ile enerji dönüşümü alanlarında Türkiye’nin ihtiyacı olan temel tüm güç elektroniği ekipmanlarını yerli ve milli kaynaklarla üretmek hedeflenmektedir. Terciyanlı, enerji depolama sistemlerinin üretimi ve entegrasyonunun bu kampüsün en önemli hedeflerinden biri olduğunu belirtti. Ayrıca, Türkiye’de hızla yaygınlaşan elektrikli araçlar için sıvı soğutmalı süper hızlı şarj istasyonlarının da üretilmesinin planlandığına dikkat çekti.
Yerli ve Milli Üretim Vurgusu
Partner EGS’nin bu girişimi, Türkiye’nin enerji sektöründe dışa bağımlılığı azaltma ve yerli üretim kapasitesini artırma hedefleri doğrultusunda önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Yerli ve milli üretim, hem ekonomik hem de stratejik açıdan Türkiye’nin enerji güvenliğini artıracaktır.











