1. Haberler
  2. Sektörel
  3. Enerji
  4. SHURA raporu Türkiye’nin yenilenebilir hidrojen potansiyeline dikkat çekti

SHURA raporu Türkiye’nin yenilenebilir hidrojen potansiyeline dikkat çekti

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi’nin raporuna göre Türkiye yenilenebilir hidrojende önemli potansiyele sahip. Somut eylem planı ve altyapı yatırımlarıyla yüksek katma değerli sektörlerde öncelik ve ihracat mümkün.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de enerji dönüşümünün bir sonraki aşamasında yenilenebilir (yeşil) hidrojen kritik bir rol üstlenebilir. SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi tarafından yayımlanan “Türkiye’de Yenilenebilir Hidrojenin Etkinleştirilmesi” raporu, ülkenin üretim, depolama, taşıma ve son kullanım alanlarında güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koyarken, bu potansiyelin hayata geçirilebilmesi için kurumsal ve bütüncül bir eylem çerçevesine ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.

Rapora göre Türkiye, gerekli altyapı ve mevzuat çalışmalarını tamamlaması halinde yenilenebilir hidrojeni yüksek katma değerli ve karbonsuzlaşması zor sektörlerde önceliklendirebilir; oluşabilecek ihtiyaç fazlasını ise ihraç ederek yeni bir stratejik gelir kalemi yaratabilir.

Zor karbonsuzlaşan sektörler için stratejik çözüm

Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda enerji dönüşümünün üç ana bileşeni olan yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve elektrifikasyon politika belgelerinde öncelikli konumda yer alıyor. Ancak yüksek proses ısısı gerektiren sanayi kolları ile uzun mesafe taşımacılık gibi alanlarda doğrudan elektrifikasyon kısa vadede yeterli görünmüyor.

Raporda, yenilenebilir hidrojenin özellikle:

  • Demir-çelik ve kimya gibi yüksek sıcaklık gerektiren sanayilerde,

  • Uzun mesafe taşımacılıkta,

  • Fosil yakıtlara alternatif yakıt ve hammadde olarak

stratejik bir rol üstlenebileceği belirtiliyor.

Bu alanlarda önceliklendirme yapılması, hem emisyon azaltımı hem de ekonomik katma değer açısından belirleyici olacak.

Somut ve takvimlendirilmiş eylem planı çağrısı

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ, Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyeli ve stratejik coğrafi konumu sayesinde önemli avantajlara sahip olduğunu belirterek şu uyarıda bulundu:

  • Hidrojenden sorumlu kurumsal bir yapı oluşturulmalı.

  • Hedefler somut, takvimlendirilmiş ve sorumlulukları net tanımlanmış eylem planlarıyla desteklenmeli.

  • Uygun teşvik ve destek mekanizmaları devreye alınmalı.

  • Talep yaratacak öncelikli sektörler belirlenmeli.

Bağ ayrıca kritik bir noktaya dikkat çekti: Yenilenebilir hidrojen üretimi, elektrik sektörünün dönüşüm hedefleriyle çelişmemeli. Mevcut yenilenebilir kapasiteyi yönlendirmek yerine, hidrojen için ilave yenilenebilir yatırımlar devreye alınmalı. Aksi halde elektrik sektörünün karbonsuzlaşma süreci risk altına girebilir.

İhtiyaç fazlası ihracat potansiyeli

Raporda, yenilenebilir hidrojen ve türevlerinin öncelikli olarak iç pazarda yüksek katma değerli sektörlerde kullanılması gerektiği belirtilirken, üretim fazlasının ise çevre ülkelere ihraç edilebileceği ifade ediliyor.

Bu kapsamda:

  • Liman altyapılarının geliştirilmesi,

  • Boru hattı planlamalarının yapılması,

  • Lojistik ve depolama altyapısının bütüncül ele alınması

gerektiği vurgulanıyor.

Bu adımların atılması halinde Türkiye’nin Avrupa’da gelişen yenilenebilir hidrojen pazarında rekabetçi ve stratejik bir konum elde edebileceği değerlendiriliyor.

Küresel riskler ve gecikmeler

Raporda küresel ölçekte de önemli risklere dikkat çekiliyor. 2030’a kadar planlanan düşük emisyonlu hidrojen üretimi beklentisinin, iptal ve gecikmeler nedeniyle 49 milyon tondan 37 milyon tona gerilediği belirtiliyor. Projelerin yüzde 80’inden fazlasını elektrolizör tabanlı yenilenebilir hidrojen yatırımları oluşturuyor.

Gecikmelerin başlıca nedenleri:

  • Yetersiz altyapı

  • Düzenleyici çerçeve eksikliği

  • Yüksek üretim maliyetleri

  • Talep tarafı desteklerinin sınırlı kalması

olarak sıralanıyor.

17 maddelik yol haritası

Raporda Türkiye için 17 politika önerisi sunuluyor. Bunlar arasında öne çıkan başlıklar şunlar:

  • Yenilenebilir hidrojenin yasal tanımının yapılması

  • Sektörler arası koordinasyonu sağlayacak kamu biriminin kurulması

  • Yerli üretim için mali teşviklerin sağlanması

  • Hidrojen merkezleri ve özel üretim bölgeleri oluşturulması

  • Teknik ve güvenlik standartlarının belirlenmesi

  • Yerli Ar-Ge ve insan kaynağı kapasitesinin güçlendirilmesi

  • Üretim fazlası için ihracat stratejisinin oluşturulması

Stratejik fırsat penceresi

Yenilenebilir hidrojen, Türkiye açısından yalnızca bir enerji dönüşüm aracı değil; aynı zamanda sanayide dönüşüm, dış ticaret dengesi ve enerji ithalat bağımlılığının azaltılması açısından da stratejik bir fırsat alanı olarak görülüyor.

Ancak raporun da altını çizdiği gibi, bu fırsatın gerçeğe dönüşmesi için hedeflerin politika metinlerinde kalmaması; somut, finansmanı net ve kurumsal yapısı tanımlanmış bir uygulama sürecine geçilmesi gerekiyor.

0
be_enmi_
Beğenmiş
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
SHURA raporu Türkiye’nin yenilenebilir hidrojen potansiyeline dikkat çekti
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Patronlar Kulübü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!