Koton, COP28’de Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Gündeminde
Türkiye’nin önde gelen hazır giyim markalarından biri olan Koton, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP28’e katılarak sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği konularındaki taahhütlerini paylaştı. Konferans, 30 Kasım – 12 Aralık tarihleri arasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kentinde gerçekleşti.
“Yaşama Saygı” Manifestosu ve Sürdürülebilirlik
Koton Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Yılmaz, Koton’un “Yaşama Saygı” manifestosu çerçevesinde sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarını ve taahhütlerini anlattı. Manifestonun temel başlıklarını “Dünyaya Saygı,” “Topluma Saygı,” “İnsana Saygı,” ve “İşimize Saygı” olarak belirledi. Özellikle “Dünyaya Saygı” çerçevesinde, Koton’un Türkiye’de “İyi Pamuk” üretimini benimseyen ve imzalayan ilk firma olduğu vurgulandı. Bu taahhütle 2022 yılında üretimlerinin yüzde 15’inin “İyi Pamuk” kaynaklı olduğu belirtilirken, 2023 ve 2025 hedeflerine de değinildi. 2025 yılına kadar yaklaşık 8 milyon metreküp su tasarrufu sağlanması, kimyasal ilaç kullanımının azaltılması ve 4 milyon tişört üretilmesi hedefleniyor.
Kadın İnisiyatifini Destekleyen Projeler
Yılmaz Yılmaz ayrıca, Koton’un topluma ve özellikle kadınların iş hayatına katılımını destekleyen projelerine de dikkat çekti. “El Emeği” projesiyle Güneydoğu Anadolu’daki kadınlara iş imkanı sağlayan Koton, bu proje ile 6 bin kadını üretim zincirine dahil etti. Ayrıca, “Ev Kadınları Projesi” ile ev hanımlarının iş hayatına esnek olarak katılımlarını teşvik eden bir başka önemli adımı atmıştır.
İş Dünyasında Sürdürülebilirlik ve Büyüme
Koton’un iş dünyasındaki sürdürülebilirlik ve büyüme hedefleri de vurgulandı. Şirket, 2022 yılında plastik atık oranını yüzde 22 azaltmış ve enerjisinin yüzde 33’ünü yenilenebilir kaynaklardan karşılamıştır. Koton’un kurucu ortağı Gülden Yılmaz’ın Sürdürülebilirlik Komitesi’ne başkanlık yapması da şirketin sürdürülebilirlik konusundaki liderliğine dikkat çekti.
COP28 ve Şirketlerin Katılımı
Yılmaz, COP28 konferansı ile ilgili izlenimlerini paylaşırken, özel sektörün bu tür organizasyonlara katılımının önemini vurguladı. Şirketlerin büyük etki alanları olduğunu belirten Yılmaz, sürdürülebilirlik faaliyetlerinin şirketler tarafından tabana yayılmasının önemine dikkat çekti. Ayrıca, Birleşmiş Milletler önderliğinde 2030 yılına kadar oluşturulacak fonun da önemine değindi.
Koton, COP28’de sürdürülebilirlik taahhüdünü ve iklim değişikliği ile mücadeledeki kararlılığını göstererek, sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.

















