Rusya, turizmi ve iş dünyası temaslarını teşvik etmek amacıyla elektronik vize sisteminde önemli bir düzenlemeye gitti. Başbakan Mihail Mişustin, artık e-vizeyle ülkeye giriş yapan yabancıların 30 gün boyunca kalabileceğini ve vizenin toplam geçerlilik süresinin bir aydan dört aya çıkarıldığını açıkladı.
E-vizeyle daha uzun konaklama dönemi başladı
Önceden yalnızca 16 gün kalış hakkı tanıyan Rusya e-vizesi, artık tek girişli olmak koşuluyla 30 gün boyunca geçerli olacak. Bu yeni düzenleme, turizm, iş gezileri, kültürel etkinlikler, bilimsel organizasyonlar ve spor karşılaşmaları gibi farklı ziyaret nedenlerini kapsıyor. E-vize 64 ülke vatandaşına açık olup, Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın çevrim içi portalı üzerinden yalnızca dört günde alınabiliyor.
Turizmde yüzde 10 artış, lider Çin
2024’te 1,5 milyon yabancı turistin Rusya’yı ziyaret ettiği bildirilirken, bunların yaklaşık 850 bini Çin vatandaşı oldu. Çin’i, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye, Türkmenistan, Suudi Arabistan ve İran gibi ülkelerden gelen turistler izledi.
Uzmanlara göre, e-vize süresinin uzatılması özellikle yaz tatillerini uzun geçirmeyi tercih eden Orta Doğu ve Asya kökenli turistlerin ilgisini artıracak. Ancak sektör temsilcileri, büyümenin sürdürülebilmesi için sistemin çok girişli vize formatına geçmesi gerektiğini savunuyor.
“Çalışma hakkı yok, risk kontrol altında”
Vize süresinin artırılmasının yasa dışı göçü teşvik edeceği iddialarına karşı çıkan hukuk danışmanı Yuri İvanov, elektronik vizelerin hâlâ tek girişli olduğunu ve çalışma hakkı tanımadığını vurguluyor. “Asıl risk, süresi dolduğu halde ülkeden çıkılmaması. Ama bu, klasik turistik vizelerde de geçerli,” diyen İvanov, sistemin mevcut haliyle yönetilebilir olduğunu ifade etti.
Rusya, turizm pastasından daha fazla pay almak istiyor
Rusya’nın e-vize sisteminde yaptığı bu genişletme, ülkenin küresel turizm pastasından daha fazla pay alma arzusunu açıkça ortaya koyuyor. Özellikle Çin ve Orta Doğu pazarlarında bu esneklik, yaz aylarında turizm gelirlerini artırabilir. Ancak çok girişli vize gibi ek adımların atılması, daha kalıcı ve sürdürülebilir bir turizm modeli için kritik önem taşıyor.












