Türkiye’de döngüsel ekonomi anlayışının iş dünyasında yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla bu yıl dördüncüsü düzenlenen Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası, kamu ve özel sektör temsilcilerinin yanı sıra İskandinav ülkelerinden gelen uzmanların katılımıyla gerçekleştirildi.
Etkinlikte konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilirlik Platformu Başkanı Sultan Tepe, fosil yakıtlar ve enerji dönüşümünün büyük sorunlar arasında yer aldığını ancak tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Tepe, üretim verimsizliği, yanlış kullanım ve “al-kullan-at” kültürünün çevreye verdiği zarara dikkat çekerek, döngüsel ekonomiye geçişin hayati önem taşıdığını belirtti.
Tepe, iklim krizi, aşırı hava olayları ve doğa tahribatının ekonomik maliyetlerinin yanı sıra, ekosistemlere geri dönülemez zararlar verdiğini ifade ederek, “Sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi konusunda enerji dönüşümü tek başına yeterli olmayacak. Bu dönüşüm, hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.
Döngüsel Ekonomi, Stratejik Bir Zorunluluk
SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel ise Türkiye’nin ilk İklim Kanunu Teklifi ve AB’nin karbon düzenlemeleriyle birlikte döngüsel ekonominin artık tercihten öte bir stratejik gereklilik haline geldiğini ifade etti. Günsel, kaynak verimliliğinin artırılmasının yalnızca çevresel değil, ekonomik faydalar da sağlayacağına dikkat çekti.
SKD Türkiye üyeleri arasında yapılan ankete göre, şirketlerin yüzde 41’i atık azaltım hedefi belirlerken, yüzde 42’si atıklarının bir kısmını geri dönüştürüyor. Ancak teknolojik uygulamaları aktif olarak kullanan şirket oranı yalnızca yüzde 19 seviyesinde kaldı.
2025, Döngüsel Ekonomi Politikaları İçin Kritik Bir Yıl Olacak
DCube Kurucu Ortağı Gülcan Ergün, 2025’in döngüsel ekonomi politikaları açısından önemli bir yıl olacağını belirterek, Türkiye’nin beklenen ulusal döngüsel ekonomi eylem planının açıklandığını hatırlattı. Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan Temiz Sanayi Mutabakatı’nın sürdürülebilirlik çerçevesine yeni bir boyut kazandırdığına da değindi.
Ergün, doğrusal ekonomi modelinden döngüsel modele geçişin kolay olmadığını ancak bu sürecin kararlılıkla ve adım adım yürütülmesi gerektiğini belirtti. İklim Kanunu Teklifi’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmesinin bu dönüşüm açısından kritik bir eşik olduğunu da vurguladı.

















